Son Yazılar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E: 1996/5453 K: 1996/6976 T:17.06.1996

2886 sayılı Yasanın yürürlüğe girmesinden sonra artık bu gibi taşınmazların kira sözleşmesi hakkında 6570 sayılı Gayrimenkul Kiraları Hakkında Kanun hükümleri uygulanmaz. Dava dilekçesinde; 25 parsel 81 D kapılı taşınmazın, 4.6.1986 tarihli Beyoğlu Birinci Sulh Hukuk Hakimliği kararı ile Hazine adına…

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E: 1996/4929 K: 1996/5197 T:27.05.1996

Kira sözleşmesi 2886 sayılı yasa hükümlerince yapılmış olsa dahi, kiralanan musakkaf ve belediye sınırları içinde olduğundan 6570 sayılı yasa uygulanacaktır. Taraflar arasındaki muarazanın meni davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde…

Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E: 1995/6133 K: 1995/7135 T: 15.6.1995 

Tarım arazilerinde değerlendirmenin net gelirine kapitalizasyon faizi uygulanmak suretiyle değer bulunması gerekli olup, net gelirin çevrede ekilmesi mutat olan ürünlerde ortalama verim ve fiyata göre hesaplanması gereklidir. Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir.…

Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E: 1995/7310 K: 1995/8188 T: 11.7.1995

Arsaların emsal satışlara göre satış değerinin belirlenmesindeki yöntem; değerlendirme tarihinden önceki emsal satış fiyatına DİE endekslerinin gayrimenkul fiyatlarına yansıyan bölümünün uygulanması suretiyle değerlendirme tarihi itibariyle emsalin fiyatını bulmak, bundan sonra emsalin dava konusu taşınmazla karşılaştırmasını yapmak, bu karşılaştırma sonucu dava…

Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E: 1995/7337 K: 1995/9563 T: 3.10.1995

Emsal satış tarihinden değerleme tarihine toptan eşya fiyat endeksi uygulanmak suretiyle getirildikten sonra bulunan değerin karşılaştırmaya esas alınması gerekirken aslında taşınmazın değerini düşürecek olan imar uygulaması yapılmamış olması keyfiyetinin değer artırıcı bir unsur olarak görülüp bu yüksek değer üzerinden misli…

Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E: 1995/8111 K: 1995/9682 T: 5.10.1995 

Tarım arazisinin değerini belirlemeye esas alınacak gelirin tespitinde çevrede yetiştirilmesi mutat ürünlerin saptanması bunların münavebeye alınmak sureti ile ortalama verim, fiyat ve giderlerine göre hesap yapılması gerekir. Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir.…

Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E: 1995/9225 K: 1995/10247 T: 16.10.19952942/11

Davacıların kamulaştırılan taşınmazda tapu kaydına göre malik olmadıkları halde tapu kayıt malikleriyle olan ilişkilerini gösteren veraset belgesi getirtilmeden malik olarak kabulleri ile lehlerine artırıma hükmedilmesi yerinde değildir. Diğer tapu kayıt malikleri tarafından açılmış bir dava bulunmadığı halde onların paylarını da…

Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E: 1995/8651 K: 1995/10282 T: 17.10.1995

Ferağdan otuz gün geçmeden ve gerek yok iken mal sahibine usulüne uygun bir tebligat yapılarak "bu tebliğden itibaren otuz gün içinde dava açabilirsiniz ihtarı" ile yanıltıcı yönlendirmede bulunulmuş ise yanıltıcı tebligat tarihi itibariyle otuz günlük yasal süre içinde açılan davanın…

Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E: 1996/10667 K: 1997/227 T: 23.1.1997

Hazineden ihale yolu ile davacı tarafından satın alınan arazinin 5 ay sonra Valilikçe kamulaştırılması olayında, kamulaştırma bedelinin tespitinde davacının ihalede teklif ettiği ve araziyi satın almış olduğu fiyatın emsal teşkil etmiş olmasına karşı itirazı yerinde değildir. Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin…

Yargıtay 7.Hukuk Dairesi E: 2004/78 K: 2004/538 T: 23.2.2004

Dayanılan vergi kaydında mera sınır olarak gösterilmiş ise; mera sınırı itibariyle değişebilir ve genişletilmeye elverişli sınırlı vergi kaydının miktar fazlasından oluşan dava konusu taşınmazın, öncesinin kamu malı niteliğinde mera olup olmadığının saptanması gerekir; kural olarak mahkemece bir yerin mera olarak…

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E: 2005/1456 K: 2005/1885 T: 7.6.2005

Dava konusu mera taşınmaz ile komşu taşınmazları birbirinden ayıracak şekilde arz üzerindeki doğal ya da yapay bir sınır yeri bulunmadığı uzman bilirkişinin düzenlediği harita ve rapordan anlaşılmakta olup; bu nitelikteki taşınmazlar üzerinde sürdürülen zilyetlik süresi ne olursa olsun hukukça değer…

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E: 2004/327 K: 2004/826 T: 9.3.2004

Tespitin 3402 sayılı kadastro kanunu’nun 5. Maddesi hükmü uyarınca malik hanesinin açık bırakılarak yapılmadığı, aynı yasanın 30. Maddesinin bu nedenle uygulama olanağının bulunmadığı dikkate alınarak davanın reddedilen bölümlerinin tespit gibi davalı hazine adına tescile karar verilmesi gerekirken işaretli bölümlerin haritasında…

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E: 2004/187 K: 2004/865 T: 11.3.2004

Dosyaya ibraz edilen uzman ziraatçi bilirkişi raporu içeriği, dava konusu taşınmazın sınırında eylemli biçimde meranın bulunması, arada doğal yada yapay nitelikte ayrıcı unsur olarak bir sınır yerinin tarif edilmediği dikkate alındığında dava konusu taşınmazın sınırındaki eylemli meraya el atılarak kazanıldığının…

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E: 2004/475 K: 2004/955 T: 17.3.2004

Öncelikle dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı, kamu malı niteliğinde mera olup olmadığı sağlıklı biçimde belirlenmelidir. Kadastro tespitine dayalı olarak oluşan tapu kaydının iptali istemi ile açılan davada mahkemece verilen kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı Kazım D. tarafından istenilmekle,…

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E: 2004/417 K: 2004/970 T: 17.3.2004

Tespite kayıt ve belgelerin esas alınmaması, mahkemece bir yerel bilirkişi dinlenerek hüküm kurulmuş olması, tanık dinlenmemesinin nedenlerinin hüküm yerinde tartışılmaması hatalıdır. Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi davacı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu…

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E: 2000/8187 K: 2000/11994 T:10.10.2000

Yabancı ülke mevzuatında bir engel olmamakla beraber Türk vatandaşlarının o ülkede taşınmaz mal edinmeleri şu veya bu biçimde fiilen engelleniyorsa, Tapu Kanunun 35. maddesinde açıklanan edinme engelinin bulunmadığını söylemek mümkün değildir. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen…

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 2001/2-374 K: 2001/490 T:06.06.2001

Yunanistan mevzuatındaki gelişme ve bu yazı özellikle bu davaya konu miras hakkı bakımından ilk murisin ve ara murislerin ölüm tarihleri itibariyle taşınmaz malları tevarüs ve serbestçe tasarruf yönünden fiili bir karşılıklılığın olmadığını açıkça göstermektedir. Taraflar arasındaki davadan dolayı, bozma üzerine…

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E: 2001/8499 K: 2001/10360 T:02.07.2001

Türkiye Vatansızlık Hallerini Ortadan Kaldırılması ve Azaltılması Hakkındaki Anlaşmayı onaylamamıştır. Ancak vatansızların taşınmaz mal edinmelerini engelleyen bir hükümde yoktur. Mülkiyet hakkının niteliği dikkate alındığında Türkiye'deki taşınmazları iktisap etmeleri gerekmektedir. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz…

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E: 2001/5732 K: 2001/5819 T:21.09.2001

Davacılar, Suudi Arabistan tebaasından bulunmalarına rağmen Arap değillerdir. Özde bu kişiler Türk asıllıdır. Şu hale göre Türk asıllı olmaları ile mütekabiliyet şartı bunlara uygulanamaz. Davacılar vakili tarafından, davalılar aleyhine 28.5.1997 gününde verilen dilekçe inanç sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil…

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E: 2001/13932 K: 2002/893 T:28.01.2002

Satıcı kişilerin fiili ve yasal mütekabiliyet esaslarına göre Türkiye'de mal edinip edinemeyeceklerinin tespiti bakımından, intikale esas alınan veraset ilamlarının iptali yönünde hasımlı dava açması için davacı Hazineye önel verilmesi, açılacak davanın sonucunun beklenilmesi ve hasıl olacak duruma göre bir karar…

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E: 2002/5596 K: 2002/6516 T:14.05.2002

Yabancı ülke taşınmazın bulunduğu yer bakımından (örneğin sahilde bulunan taşınmazlarla ilgili) izne bağlılık ve yasaklamalar getirilmişse, bizim mevzuatımız bakımından engel olmasa bile sahildeki taşınmazın yabancı tarafından edinilebileceği kabul edilemez. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz…

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E: 2003/6263 K: 2003/7364 T:20.05.2003

Türk asıllı azınlıklarda mirasçı olmak bakımından yabancıdır. Ancak Yunanistan'da 31.07.1990 tarihinden itibaren Rum asıllı üçüncü ülke vatandaşlarına miras yoluyla intikal hakkı ve mirasçılık yoluyla mülk edinme hakkı tanımıştır. Taraflar arasındaki dayanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih…

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E: 2004/1803 K: 2004/3241 T:15.03.2004

Suriye uyruklu şahsın gayrimenkulleri mirasçısı Türk dahi olsa ona geçmez. Sadece emanete alınan bedelleri Türk mirasçısına verilir. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: K:…

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E: 2004/13816 K: 2004/13771 T:23.11.2004

Yukarıda gösterilen Yunanistan mevzuatındaki gelişme ve bu yazılar; Türk vatandaşlarının Yunanistan'da taşınmaz malları tevarüs (miras) yoluyla edinemeyecekleri, kök murisin ve ara murislerin olum tarihleri itibariyle taşınmaz malları tevarüs ve serbestçe tasarruf yönünden fiili bir karşılıklılığın bulunmadığını açıkça göstermektedir. Taraflar arasındaki…