Son Yazılar

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E: 2003/8241 K: 2003/9068 T: 25.12.2003

Kural olarak ölmüş bir kişiye karşı açılmış davaya o kişinin mirasçılarına tebligat yapılmak suretiyle, mirasçılarına karşı devam edilemez; ancak, somut olayda, ölü ş. dışında başka şahıslarda davalı olarak belirtilmiştir. Bu nedenle bu kimseler hakkında açılmış olan davanın hukuki varlıktan yoksun…

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E: 2003/7666 K: 2003/7882 T: 7.11.2003

Mahkemece, taraf köylere ait sınırlar uygulanarak, dava konusu yerin içinde kaldığı köyün hangisi olduğu, niteliği ve kullanım durumu belirlenmelidir. Davacı kendi köy idari sınırları içinde kalan yerde davalı köye kesim izni verildiğini ileri sürerek, kendi köyleri kullanım alanında olan ve…

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E: 2003/6158 K: 2003/7358 T: 21.10.2003

Mera, devletin hüküm ve tasarrufu altındadır bu nedenle özel mülkiyete geçirilmesi söz konusu olamaz, sınırlarının daraltılması, amacı dışında kullanılması, zamanaşımı uygulanması mümkün değildir. Mera, bir veya birden fazla köy ve kasaba halkına, bağımsız veya birlikte tahsis edilmiş ya da kadimden…

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E: 2004/148 K: 2004/402 T: 22.1.2004

Dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ve mera olarak sınırlandırılmasına ayrıca özel siciline kaydedilmesine karar vermek gerekir. Davacılar tarafından, davalı aleyhine 13.2.2002 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve mera olarak sınırlandırma istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair…

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E: 2005/1214 K: 2005/4383 T: 5.5.2005

Davanın açıldığı tarihte davalının buraya yaptığı elatmadan vazgeçmiş olması, önceki kullanımı döneminde merada meydana getirdiği hasar nedeniyle onu tazminat sorumluluğundan kurtarmaz. Dava, mera parseline elatmanın önlenmesi, eski hale getirme ve mahrum kalınan ot bedelinin davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Davacı vekili, önce…

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E: 2005/1211 K: 2005/4381 T: 5.5.2005

Meraya el atma davalarında eylemin sabit olması ve tahrip edilmiş mera bölümlerinin bulunması halinde bu bölümlerin eski hale getirme masraflarını mülkün sahibi olan hazinenin istemesi yasaya uygun ise de, mahrum kalınan ot bedelini meranın mutasarrıfı olan köy yada belde temsilcileri…

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E: 1995/4314 K: 1995/5093 T:25.04.1995

Yabancıların mirasçılığı ise, mütekabiliyet şartına bağlı olmakla; Türk uyruklu olmayan bir yabancının bir Türk Vatandaşına mirasçı olabilmesi için, söz konusu yabancının memleketinde kendi vatandaşlarına bir Türk’ün mirasçı olabileceğinin kabul edilmiş olması zorunludur. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda, mahalli mahkemece…

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E: 1995/12454 K: 1995/13742 T:15.12.1995

Yabancı ülke mevzuatında bir engel olmamakla beraber Türk vatandaşlarının o ülkede taşınmaz mal edinmeleri şu veya bu biçimde fiilen engelleniyorsa, Tapu Kanununun 35. maddesinde açıklanan edinme engelinin bulunmadığını söylemek mümkün değildir. DAVA: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece…

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E: 1996/8026 K: 1996/9124 T:25.09.1996

Muris ile mirasçının, mirasın açıldığı tarihte ayrı ayrı devletlerin uyruğunda bulunması halinde; mirasla ilgili uyuşmazlıkların çözümünde Devletler Hususi Hukuku ile ilgili kuralların uygulanması gerekir. Türkiye Cumhuriyeti’nin benimsediği sisteme göre, bir Türk vatandaşına, bir yabancının mirasçı olabilmesi için; o kimsenin memleketinde;…

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 1997/2-129 K: 1997/360 T:16.04.1997

Mirasçı olabilmek için murisin vefatında mirasçılığa ehil olarak sağ olmak lazımdır. Ehliyet Medeni Kanunun 8. maddesinde kurala bağlanan hak ehliyeti olup, ancak kanunların müsaade ettiği nispette sonuç doğurur. Şu halde bir kimsenin miracı olabilmesi için mirasın açıldığı tarihteki hukuki durumu…

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E: 2000/1715 K: 2000/4950 T: 18.04.2000

Yabancı ülke taşınmazın bulunduğu yer bakımından (örneğin sahilde bulunan taşınmazlarla ilgili) izne bağlılık ve yasaklamalar getirilmişse, bizim mevzuatımız bakımından engel olmasa bile sahildeki taşınmazın yabancı tarafından edinilebileceği kabul edilemez. DAVA: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün…

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E: 2000/5883 K: 2000/7449 T: 05.06.2000

En önemli nokta 28.5.1927 günlü 1062 sayılı kanunda ifade edildiği üzere idari karar veya istisnai kanunlarla Türk uyruklular bakımından mülkiyet haklarının kısmen veya tamamen sınırlanıp, sınırlanmadığının daha açık bir ifade ile fiili durumun belirlenmesidir. Yabancı ülke mevzuatında bir engel olmamakla…

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 1996/1-671 K: 1996/825 T:2 7.11.1996

İhaleye katılması yasaklı olan kişinin ihaleye katılmaması gerektiği halde katılmış olması ihalenin yoklukla malul olması sonucunu doğurur ki, yokluk ifade eden ihale uyarınca yapılan kira sözleşmesi de yok hükmündedir. Taraflar arasındaki "elatmanın önlenmesi" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Maden Asliye…

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E: 1996/7837 K: 1996/8490 T:10.10.1996

Devlet İhale Yasası, Borçlar Kanununa göre özel bir kanun olduğu için davacı ancak 57. madde hükmü uyarınca geçici teminatı irat kaydetmekle zararını karşılamak ve bu miktarla yetinmek durumundadır. DAVA: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı…

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E: 1996/5453 K: 1996/6976 T:17.06.1996

2886 sayılı Yasanın yürürlüğe girmesinden sonra artık bu gibi taşınmazların kira sözleşmesi hakkında 6570 sayılı Gayrimenkul Kiraları Hakkında Kanun hükümleri uygulanmaz. Dava dilekçesinde; 25 parsel 81 D kapılı taşınmazın, 4.6.1986 tarihli Beyoğlu Birinci Sulh Hukuk Hakimliği kararı ile Hazine adına…

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E: 1996/4929 K: 1996/5197 T:27.05.1996

Kira sözleşmesi 2886 sayılı yasa hükümlerince yapılmış olsa dahi, kiralanan musakkaf ve belediye sınırları içinde olduğundan 6570 sayılı yasa uygulanacaktır. Taraflar arasındaki muarazanın meni davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde…

Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E: 1995/6133 K: 1995/7135 T: 15.6.1995 

Tarım arazilerinde değerlendirmenin net gelirine kapitalizasyon faizi uygulanmak suretiyle değer bulunması gerekli olup, net gelirin çevrede ekilmesi mutat olan ürünlerde ortalama verim ve fiyata göre hesaplanması gereklidir. Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir.…

Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E: 1995/7310 K: 1995/8188 T: 11.7.1995

Arsaların emsal satışlara göre satış değerinin belirlenmesindeki yöntem; değerlendirme tarihinden önceki emsal satış fiyatına DİE endekslerinin gayrimenkul fiyatlarına yansıyan bölümünün uygulanması suretiyle değerlendirme tarihi itibariyle emsalin fiyatını bulmak, bundan sonra emsalin dava konusu taşınmazla karşılaştırmasını yapmak, bu karşılaştırma sonucu dava…

Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E: 1995/7337 K: 1995/9563 T: 3.10.1995

Emsal satış tarihinden değerleme tarihine toptan eşya fiyat endeksi uygulanmak suretiyle getirildikten sonra bulunan değerin karşılaştırmaya esas alınması gerekirken aslında taşınmazın değerini düşürecek olan imar uygulaması yapılmamış olması keyfiyetinin değer artırıcı bir unsur olarak görülüp bu yüksek değer üzerinden misli…

Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E: 1995/8111 K: 1995/9682 T: 5.10.1995 

Tarım arazisinin değerini belirlemeye esas alınacak gelirin tespitinde çevrede yetiştirilmesi mutat ürünlerin saptanması bunların münavebeye alınmak sureti ile ortalama verim, fiyat ve giderlerine göre hesap yapılması gerekir. Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir.…

Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E: 1995/9225 K: 1995/10247 T: 16.10.19952942/11

Davacıların kamulaştırılan taşınmazda tapu kaydına göre malik olmadıkları halde tapu kayıt malikleriyle olan ilişkilerini gösteren veraset belgesi getirtilmeden malik olarak kabulleri ile lehlerine artırıma hükmedilmesi yerinde değildir. Diğer tapu kayıt malikleri tarafından açılmış bir dava bulunmadığı halde onların paylarını da…

Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E: 1995/8651 K: 1995/10282 T: 17.10.1995

Ferağdan otuz gün geçmeden ve gerek yok iken mal sahibine usulüne uygun bir tebligat yapılarak "bu tebliğden itibaren otuz gün içinde dava açabilirsiniz ihtarı" ile yanıltıcı yönlendirmede bulunulmuş ise yanıltıcı tebligat tarihi itibariyle otuz günlük yasal süre içinde açılan davanın…

Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E: 1996/10667 K: 1997/227 T: 23.1.1997

Hazineden ihale yolu ile davacı tarafından satın alınan arazinin 5 ay sonra Valilikçe kamulaştırılması olayında, kamulaştırma bedelinin tespitinde davacının ihalede teklif ettiği ve araziyi satın almış olduğu fiyatın emsal teşkil etmiş olmasına karşı itirazı yerinde değildir. Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin…

Yargıtay 7.Hukuk Dairesi E: 2004/78 K: 2004/538 T: 23.2.2004

Dayanılan vergi kaydında mera sınır olarak gösterilmiş ise; mera sınırı itibariyle değişebilir ve genişletilmeye elverişli sınırlı vergi kaydının miktar fazlasından oluşan dava konusu taşınmazın, öncesinin kamu malı niteliğinde mera olup olmadığının saptanması gerekir; kural olarak mahkemece bir yerin mera olarak…