Son Yazılar

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E: 1994/987 K: 1994/1898 T: 24.2.1994

Hakemde, hazine ve belediye arasındaki ihtilafın konusu olan taşınmazın kime ait olduğuna karar verilir; bu karar kesinleştikten sonra tapuda ona uygun ihdasi karar verme işi mahkemeye aittir; bu nedenle hazine, taşınmazın öncesinin mera olduğuna dair tespit kararını mahallin en yüksek…

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E: 2005/5272 K: 2005/8293 T: 27.9.2005

Köy merasından yararlanmakta olan köylünün, bu yerin özel mülkiyet kapsamına alınması nedeniyle kullanım hakkı kısıtlandığından, açacağı tapu iptali davasında meşru, kişisel ve güncel yararının kısaca hukuki yararının bulunduğunun kabulü gerekir. Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 11.3.2004 gününde verilen dilekçe ile…

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E: 2003/4730 K: 2003/5491 T: 15.9.2003

Meralar süresi neye ulaşırsa ulaşsın kazandırıcı zaman aşımı ve zilyetlik yolu ile edinilemez. Ş. ile Hazine ve G. Belediye Başkanlığı aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair G. Asliye Hukuk Hakimliği’nden verilen 4.3.2003 gün ve 11/36 sayılı hükmün Yargıtay'ca…

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E: 2003/3142 K: 2003/7464 T: 9.6.2003

Kadastro mahkemesine ait dava sonunda mera olarak tescil edilen yere ürün eken kişi sadece ürünün yetiştirilmesi için yaptığı zorunlu giderleri yani sürme, tohum ve ekme giderlerini isteyebilir, bu durumda ürün bedelini talep etme imkanı yoktur. Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan…

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E: 2003/7275 K: 2003/7662 T: 18.11.2003

Köy orta malı meraya el atmaktan ötürü davacı hakkında ceza mahkemesi kararı ile taşınmazın hükmen mera olduğu belirlenmiş olmakla; bu davada zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tescil mümkün değildir. Süleyman ile davalı Hazine ve A. Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının kısmen…

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E: 2004/7724 K: 2005/1781 T: 8.3.2005

Dava konusu taşınmazın mera olduğu ileri sürülerek, davalı köy tüzel kişiliği tarafından davacının yararlanmasına karşı koyulduğu iddia edilen davada; uyuşmazlığın meraya ilişkin olduğu göz önüne alınarak, yerel bilirkişi ve tanıkların komşu köyler halkı arasından seçilip dinlenilmesi, bu nedenle taraflara tanık…

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E: 2005/1786 K: 2005/2158 T: 21.3.2005

Taşınmazın, miras bırakanlar ve davacı tarafından sınırlandırma tarihinden geriye doğru 50 yıldan fazla süre ile koşullarına uygun olarak kullanıldığı yerel bilirkişi ve tanıklar tarafından belirtilmesi, kadim veya tahsisli mera olmadığının bildirilmesi, tarım arazisi niteliğini taşıdığının uzman bilirkişi raporunda açıklanmış bulunması,…

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E: 2005/2607 K: 2005/3214 T: 22.4.2005

Boş arazi niteliğiyle tespit dışı bırakılan ancak daha önce sürülüp işlenmeye başlandığı ve üzerinde mera karakterli bitki ve otların bulunduğu uzman bilirkişi raporundan anlaşılan taşınmaza ilişkin tescil talebinin reddi gerekir. Fatma ve müdahil davacı Muhsin ve müşterekleri ile Hazine ve…

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E: 2005/3498 K: 2005/4247 T: 6.6.2005

Meraya ilişkin uyuşmazlıklarda, yerel bilirkişi ve tanıkların bu yerden yararlanmayan komşu köyler halkı arasından seçilip dinlenilmeleri gerekir. K: ve İ. ile Hazine ve U. Köyü Tüzel Kişiliği, müdahil davalılar A. ve müşterekleri aralarındaki tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine…

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E: 2004/8950 K: 2005/556 T: 31.1.2005

Davacının hazine tapusunun oluşmasından önce kazanmayı sağlayan zilyetliğini kanıtlaması gerekmektedir; davacının, hazineye ait tapunun tesis tarihinden geriye doğru tmknun 713/1, 3402 sayılı kadastro kanununun 14. maddesinin aradığı 20 yıllık kazanmayı sağlayan zilyetlik süresini doldurmadığı anlaşılmaktadır. Mustafa Kemal Ö. ile Hazine…

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E: 1996/3220 K: 1996/3633 T: 3.7.1996

Vakfa ait arsa üzerine gecekondu yapan davalıya, 2981 sayılı Kanun uyarınca tapu tahsis belgesi verilmiş ve tapunun beyanlar hanesine davalının arsa bedelinden dolayı borçlandırıldığı yazılmıştır. Bu nedenle kadastro sırasında sözkonusu borç tutanağının rehinler hanesine aynen aktarılarak davalı adına tespit edilmesinde…

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E: 2005/396 K: 2005/1286 T: 21.2.2005

Zilyetlikle kazanma koşullarının davacı yararına gerçekleştiğine göre; taksime konu yapılan ve vergi kayıt miktarı kapsamında kalan parseller ile bunların hizasında yer alan ve miktar fazlası olarak mera niteliğiyle sınırlandırılan parseller bir bütün olarak gözetildiğinde davacının dava dilekçesinde istediği ¼ payın;…

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E: 2004/2664 K: 2004/5368 T: 6.7.2004

Tescil konusu taşınmaz kadastro çalışmaları sırasında taşlık niteliği ile tespit dışı bırakılmıştır; böyle bir yerin 3402 sayılı kadastro kanunu’nun 17. maddesinde yazılı koşullar altında ihya edilmesi ve ihya olgusunun tamamlandığı tarihten itibaren 20 yıldan fazla süreyle tasarruf edilmiş olması kazanmayı…

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E: 2004/4721 K: 2004/5411 T: 7.7.2004

Taşınmazın kamu emlakine dönüştüğü gözetilmeden mülkiyetin tespitine karar verilmesiyle yetinilmesi gerekirken, davacı adına tescile karar verilmiş olması ve davacının müdahalenin önlenmesi konusunda bir isteği bulunmadığı halde, istek dışına çıkılarak hazinenin bu yerdeki müdahalesinin men'ine şeklinde hüküm kurulmuş olması da humk:…

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E: 2004/4959 K: 2004/5501 T: 9.7.2004

Uyuşmazlık konusu taşınmaz tespit dışı bırakılan yerlerden olup, öncelikle tmk’nun 713/3. fıkrası uyarınca ilgili kamu tüzel kişisi durumunda bulunan belediye’ye davanın yöneltilmesi, taraf teşkilinin sağlanması ve yargılamaya katıldıkları takdirde davaya karşı delillerini sunmaları için kendilerine süre ve imkan tanınması gerekir;…

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E: 2003/5261 K: 2003/5697 T: 22.9.2003

Mera, yaylak ve kışlak gibi kamunun hizmetine terk ve tahsis edilen hizmet mallarının mülkiyeti hazineye ait olup, el atmanın önlenmesi davası dinlenemez. H. ile M. ve A. aralarındaki el atmanın önlenmesi davasının kabulüne dair T: Asliye Hukuk Hakimliği’nden verilen 14.5.203…

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E: 1987/4002 K: 1987/4319 T: 6.4.1987

Bataklık Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerdendir. Zilyetlik yoluyla kazanılamaz. 25.12.1954 tarihli ve 1953/625 esas, 1954/826 karar sayılı hükmün esasını oluşturan haritada, dava konusu taşınmaz, bataklık olarak gözükmektedir. Bu hükme ilişkin dosyada belgelere göre de taşınmazın o tarihlerde bataklık…

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E: 1986/10595 K: 1986/11217 T: 17.11.1986

Eski eser sayılan yerler zilyetlik yolu ile tescil edilemez. Ancak, 2863 sayılı Yasa hükmüne göre tescil isteminde bulunulabilir. Vakıflar Genel Müdürlüğü ile Belediye Başkanlığı ve Hazine vekili aralarındaki tescil davasının kabulüne dair, (Kadınhanı Asliye Hukuk Hakimliği)nden verilen 15.1.1986 gün ve…

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E: 1996/4862 K: 1997/904 T: 6.2.1997

Dava konusu taşınmaz, tapulamada mera olarak sınırlandırılmış olduğundan, uyuşmazlık meraya ilişkin olup, meranın mülkiyeti Hazine’ye ait olup, Hazine yanında Belediye Başkanlığı da davada, davalı olarak gösterilmelidir. Yusuf ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair, (Hüyük Asliye Hukuk…

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E: 2003/8239 K: 2004/1586 T: 9.3.2004

İmar işlemi idari bir işlemdir; taşınmazın öncesi tapulu ya da tapusuz olsun önemi yoktur; idari işlem idari yargıda iptal edilmediği sürece geçerliliğini korumakta olup; imardan önceki gerçek hak sahipleri imar işlemiyle doğru ya da yanlış olarak belirlenmiş ve bu işlem…

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E: 1991/8507 K: 1991/12488 T: 4.11.1991

Meraların mülkiyeti Hazineye, yararlanma hakkı köye aittir. Böyle bir iptal davasında köy tüzel kişiliği yasanında, Hazineye de husumetin yöneltilmesi gerekir. Yanlar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece verilen karar yasal süre içerisinde davalı tarafından temyiz edildiğinden;…

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E: 1989/8162 K: 1989/9365 T: 11.9.1989

Doğal servet ve kaynak niteliğindeki ormanların, özel mülkiyet konusu olmasına yasal olanak yoktur. Bu tür yerler hakkında gerçek kişiler adına sicil oluşturulması da taşınmazın özde kamu malı olma niteliğini değiştiremez. Taraflar arasında birleştirilerek görülen tescil davası sonucunda, Yerel Mahkemece davacı…

Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E: 1992/701 K: 1992/1370 T: 12.3.1992

Kısmen kamulaştırmada binanın arta kalan kısmının yararlanmaya elverişli olması halinde eski nitelikleri dairesinde kullanılacak duruma getirilmesi için gerekli olan giderler ve bedeller kamulaştırma bedeline eklenir. Dava dilekçesinde, kamulaştırma bedelinin artırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece, davanın…

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E: 1992/12673 K: 1992/17617 T: 7.9.1992

Mal sahibinin geri alma hakkının doğabilmesi için kamulaştırma bedelinin kesinleşmesinden itibaren beş yıl içinde kamulaştırma amacına uygun hiçbir işlem veya tesisat yapılmaması gerekir. Bu hak doğumundan itibaren bir yıl içinde kullanılmalıdır. Taraflar arasındaki kamulaştırılan gayrimenkulün geri verilmesi davasından dolayı yapılan…