Son Yazılar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E: 1991/13606 K: 1991/ 13019 T: 30.9.1991

Genel olarak mezarlıklar., sınırları içerisinde bulunduğu kamu tüzel kişiliğine aittir. Özel mezarlık ya da bir caminin mezarlığı söz konusu değildir. Gerek Belediye, gerekse Köy Kanununa göre bu tür yerler kamu mallarından sayılır. İdare ve nezaret görevi, içerisinde bulunduğu kamu kuruluşuna…

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E: 1991/11922 K: 1992/9234 T: 1.6.1992

Suriyelilere ait taşınmazların tasarrufları yasaklanmış ve kısıtlanmış olduğundan zilyetlik yoluyla kazanılması mümkün değildir. Zöhre (Zehra) ve müşterekleri ile Hazine, Belediye Başkanlığı, İlyas ve Varde aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair, (İskenderun Birinci Asliye Hukuk Hakimliği)nden verilen 2.4.1991 gün…

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E: 1989/567 K: 1989/2675 T: 20.3.1989

Orman kadastro davaları, Orman Yasası hükümleri göz önünde tutularak çözümlenmelidir. Orman yasasına aykırı düşmeyecek durumlarda, 3402 sayılı yasa hükümlerinin uygulanması gerekir. Selime ve Salih vekili ile Tarım Orman ve Köy İşleri Bakanlığı ve Orman Genel Müdürlüğü aralarındaki kadastro tespitine itiraz…

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E: 1987/16058 K: 1987/16080 T: 29.12.1987

Yol fazlası olan yer kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile edinilebilir. Mustafa ve Mehmet vekili ile Hazine vekili ve Höyüklü Köyü muhtarlığı aralarındaki tescil davasının reddine dair, (Yalvaç Sulh Hukuk Hakimliği)nden verilen 20.10.1987 gün ve 575/651 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili…

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E: 1987/12825 K: 1988/1128 T: 5.2.1988

Tapulama yapılan bir birlikteki eski tapu kayıtları hukuksal değerini yitirir. Bunlardan ancak zilyetlik belgesi olarak yararlanılır. Eski ve yeni hukukumuzda Meralar, bir köyün veya bir beldenin hayvanlarının otlatılmasına tahsis edilmiş ve ayrılmış yerlerdir. Arazi Kanununa göre, bu yerlerden tahsis veya…

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E: 1990/16437 K: 1991/6746 T: 13.5.1991

Bataklık ve göller Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunması gereken yerlerdendir. Davada hazine taraf olmadığına göre, köy tüzel kişisi olan taraflar arasındaki uyuşmazlığın, mülkiyet esası bir tarafa bırakılarak, zilyetliğin korunması kuralları çerçevesinde çözümlenmesi gerekir. Toklar Köyü Muhtarlığı ile Gılmanlar Köyü…

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E: 1993/4109 K: 1993/10041 T: 12.10.1993

Kadastro Kanunu uyarınca; yol, meydan ve köprü gibi orta malları yalnızca haritada gösterilmekle yetinilir. Bunlar için tesbit yapılmaz ve tutanak düzenlenmez. Bu itibarla, orta malları için düzenlenen tutanağın tarihi, 3402 sayılı Kanunun 12/3. maddesinde yazılı hak düşürücü sürenin başlangıcına esas…

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E: 1991/10024 K: 1991/9207 T: 21.6.1991

Çekişmeli taşınmaz ve sınırdaşı parselin doğu, batı ve kuzey yönü ormanla çevrili olup sınırdaş parsel de çalılık niteliği ile Hazine adına tespit edildiğine göre, dava konusu taşınmazın ormana el atmak suretiyle elde edildiği kabul edilmelidir. Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan…

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E: 1996/5453 K: 1996/6976 T: 17.6.1996

Kiralananın son mirasçı olarak Hazine adına tescili ve Hazine temsilcisinin miras bırakanla yapılan kira sözleşmesinin sona erdiği ve 2886 sayılı Kanunun 75. maddesi gereği tahliye edilmesi gerektiği hususunun kiracıya ihtarla bildirildiği durumunda, kiracının tahliye etmemesi halinde tahliyeyi sağlamak için açılan…

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E: 1995/15221 K: 1996/1281 T: 30.1.1996

Dava konusu sulara ilişkin uyuşmazlığın giderilmesi için; uzman bilirkişiler aracılığı ile uygun bir dönemde keşif yapılarak, genel su ilkelerine göre, çıkış yerleri saptanıp debileri ölçülmek, kadim yada öncelikli yararlanma haklarının hangi tarafa ait olduğu gözetilip, bu sulara olan ihtiyaçları usulünce…

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E: 1995/1454 K: 1995/1870 T: 16.2.1995

Tapulu taşınmazda kaynayan suyun; taşınmazın sınırları içinde kalmayacak kadar büyük olduğu veya yeryüzüne çıkar çıkmaz dere haline geldiği veyahut özel mülkiyete bağlı kalmasının kamu için zararlı olacağının, toprak-su ilişkisinden anlayan jeoloji mühendislerinin de içlerinde bulunduğu bilirkişi heyetince belirlenmesi halinde; bu…

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E: 1994/5679 K: 1994/7378 T: 9.5.1994

Vakıf arazisindeki hamamın suyu, şehir suyu şebekesine katılarak belediyeye devredilmiş olmadıkça, hamama, belediye suyundan bedelsiz su verilmesi olanaksızdır. Hamamın suyu, şehir suyuna karışmaksızın kaybolmuşsa, sayaç takılarak hamama su verilmesi şeklinde oluşan belediye müdahalesinde haksızlık yoktur. Dava dilekçesinde 2.500.000 lira değerindeki…

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E: 1992/7460 K: 1993/90 T: 18.1.1993

Yeraltı suları, 167 sayılı Kanun hükümleri uyarınca genel sulardan olup anılan Kanunun 4. maddesinde ve bu konuda istikrarlı Yargıtay Kararlarında vurgulandığı üzere herkes, kadim ve öncelik hakkı nazara alınarak kendi faydalı ihtiyacı oranında yararlanabilir. Dava dilekçesinde, l.800.000 lira tazminat ve…

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E: 1994/7516 K: 1994/10267 T: 22.9.1994

3194 sayılı Kanun uyarınca imar planı kapsamında kalan yerlerde kadastral yollar, meydanlar ve meralar imar planının onayı ile bu vasıflarını kendiliğinden kaybederek onaylanmış imar planı kararı ile getirilen kullanma amacına konu ve tabi olurlar. İmar uygulamaları sırasında mera niteliği yetkili…

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E: 1995/473 K: 1995/3445 T: 20.2.1995

İmar ve gecekondu mevzuatına aykırı yapılara uygulanacak işlemden dolayı gerçekleştirilen imar düzenlemelerinde, bedel artırım davası, Beledi ye aleyhine değil, ipotek borçlusuna karşı açılmalıdır. Taraflar arasındaki kamulaştırma değerine itiraz davasından dolayı verilen hükmün Yargıtay'ca onanması hakkında Daireden çıkan kararı kapsayan 17.11.1994…

Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E: 1995/8398 K: 1995/9871 T: 10.10.1995

2981 sayılı Kanun'un 16. maddesi gereği kazanılmış bağımsız bölümlere arsa payı verilmek suretiyle tescilin istenebilmesi için inşaatların, Kanun'un yürürlüğe giriş tarihi olan 22.5.1986'dan önce tamamlanmış olması ve başvurunun da yasal süreler içinde yapılması gerekir. Ayrıca, bu tür davalarda tüm bağımsız…

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E: 1995/16163 K: 1995/16952 T: 20.12.1995

Mütemmim cüz'ün mülkiyeti ve tasarruf hakkı kural olarak, üzerinde bulunduğu arza bağlı ise de, bir kimse kendisine veya yasanın himaye ettiği bir hakka dayanarak üçüncü şahsa ait bir taşınmaz üzerine mütemmim cüz niteliğinde yapı inşa etmiş ve imar uygulaması sonucu yaptığı inşaat bir başkasına ait…

Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E: 1996/411 K: 1996/1592 T: 13.2.1996

2981 sayılı Kanun'un 16. maddesi gereği kazanılan bağımsız bölüme müştereken malik olanların birlikte tescil talebinde bulunmaları gerekir. Ayrıyeten tescile karar verilebilmesi için, arsa payına karşılık hesap edilen değerin kat malikleri adına milli bir bankaya bloke ettirilmesine de karar verilmelidir. Dava dilekçesinde ilave bağımsız…

Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E: 1997/2214 K: 1997/4006 T: 29.4.1997

2981 sayılı Kanun'un 16/5 maddesinden yararlanabilmek için ilgili hükmün yürürlüğünden önce kat ilavesinin yapılması gerekir. Dava dilekçesinde yeniden yapılan bağımsız bölümlerin tapuya tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davalı vekili tarafından yasal süresi…

Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E: 1997/5828 K: 1997/6971 T: 1.7.1997

Kat irtifakı kurulmuş binalarda 2981 sayılı Kanun'un 16. maddesinden istifade ile bağımsız bölüm kazanılmış olması durumunda, tescil talebinde ancak taşınmazda paydaş olan kişiler bulunabilir. Dava dilekçesinde 5. kata yapılan bağımsız bölümün tapuya tescili istenilmiştir. Mahkemece bağımsız bölümün davacı Ş... adına tesciline, N...…

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E: 1994/10381 K: 1994/12506 T: 14.6.1994

Kamulaştırma bedeli için kıymet takdir komisyonunun tespit ettiği miktar ile bilirkişi raporunda tespit edilen miktar arasında bir mislini aşan önemli bir oransızlık söz konusu ise yeni keşif yapılması gerekir. Gecekondu yıkımlarında bina sahiplerine bina değeri değil enkaz değeri ödenir. Taraflar…

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E: 1996/3476 K: 1996/4411 T: 25.3.1996

Korunması mümkün olmayan gecekonduların yıkımları nedeni ile 2981 sayılı Kanun'un 13/b maddesi uyarınca kendilerine arsa ve pay tahsis edilen hak sahiplerine belediyece bedeli ödenir. Enkaz bedeli ise, yıkımdan sonra kullanılabilir malzeme değerinden ibarettir. Taraflar arasındaki kamulaştırma bedelinin artırılması davasından dolayı yapılan…

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E: 1996/10391 K: 1996/10401 T: 24.6.1996

2981 sayılı Kanun'un 13/b maddesi gereğince korunması mümkün olmayan gecekonduların yıkımları nedeniyle kendilerine arsa veya pay tahsis edilen durumlarda muhdesat bedeline değil, enkaz bedeline hükmedilmesi gerekir. Taraflar arasındaki kamulaştırma bedelinin artırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda kamulaştırma bedelinin artırılmasına dair verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi…

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E: 1996/3476 K: 1996/4411 T: 25.3.1996

Korunması mümkün olmayan gecekonduların yıkımları nedeni ile 2981 sayılı Kanun'un 13/b maddesi uyarınca kendilerine arsa ve pay tahsis edilen hak sahiplerine belediyece bedeli ödenir. Enkaz bedeli ise, yıkımdan sonra kullanılabilir malzeme değerinden ibarettir. Taraflar arasındaki kamulaştırma bedelinin artırılması davasından dolayı yapılan…