Popüler Yazıları
- Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E: 2014/3336 K:2014/4259 Mayıs 12, 2023
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 2017/1289 K: 2021/1314 T: 02.11.2021 Mayıs 18, 2023
- Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E: 2012/4199 K: 2012/6899 T: 08.05.2012 Temmuz 10, 2023
- Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E: 2014/5320 K: 2014/9899 T: 15.09.2014 Mayıs 10, 2023
- Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E: 2017/9171 K: 2018/2618 19.03.2018 Mayıs 22, 2023
- Yazılar
- Favoriler
- Yorumlar
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E: 2012/13997 K: 2013/2271
Muris muvazaası davasında da dava mevzuu hakkın halefiyet yoluyla miras bırakandan gelmesine karşın dava açma hakkının halefiyete dayanmayıp bizzat mirasçının kendisine ait haktan (anılan kararın yukarıya alınan sonuç ve özet bölümünde vurgulandığı gibi saklı pay sahibi olsun ya da olmasın…
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E: 2012/3953 K: 2012/7046
Dava dilekçesinin içeriği ve iddiaların ileri sürülüş biçimine göre davada taraf muvazaasına dayanıldığı açıktır. Bilindiği üzere; kooperatif payının devri yönünden yapılan temliklere muris muvazaasına ilişkin 01/04/1974 tarih, ½ sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının uygulama yeri yok ise de Borçlar Kanunu'nun 18.…
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 2014/560 K: 2015/2371
Muvazaa iddiasına dayalı davaların da zamanaşımına ve hak düşürücü süreye tabi olmaksızın her zaman açılabileceği yargısal uygulamayla benimsenmiştir. Hukuk Genel Kurulunun 22.6.1983 gün ve 479/719 sayılı kararında da belirtildiği üzere muvazaa sebebinin ortadan kalkması veya bir zamanın geçmesi ile görünürdeki…
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 2003/458 K: 2003/470
Muris muvazaası olgusunu etraflı olarak tanımlayıp, koşullarına açıklık getiren, 1.4.1974 gün ½ sayılı içtihadı birleştirme kararının, mülkiyetin nakline ilişkin temliki işlemleri kapsamına alıp, belli bir kişi yararına sınırlı bir süre için tesis edilen intifa hakkını içermediğinde hiçbir kuşku ve duraksama…
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E: 2013/5749 K: 2014/5818
Kadastro tespit tutanağında belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıl geçtikten sonra kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanılarak itiraz edilemez, dava açılamaz. Miras bırakanın ölümü ile tereke mirasçılara intikal eder ve terekenin açılmasıyla mirasçılar tereke üzerinde…
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E: 2013/19828 K: 2014/9074
Muris muvazaası ve tenkis iddiasına dayalı dava açma hakkı ölümle doğacağından davalının sağlığında yaptığı temlikler bakımından muvazaa ve tenkis iddiaları dinlenemez. 01.04.1974 tarih 1/2 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, konusu ve sonuç bölümü itibariyle, murisin kendi üzerindeki tapulu taşınmazlar yönünden…
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 1992/586 K: 1992/782
Davalının üçüncü şahıstan tapu memuru huzurunda iktisap ettiği ve fakat bedeli muris tarafından ödenen taşınmaz mal murisin mülkiyetine geçmediğinden muris muvazaası sebebiyle istenemez. Butlan sonucunu doğurarak, murisin temliki tasarruflarının iptaline imkan tanıyan bu tevhidi içtihat kararının uygulanabilmesi için temliki tasarrufa…
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E: 2011/8161 K: 2011/9851
Temlikin gerçekleştirilme sebebinin mehir olduğu kabul edildiği takdirde murisin mirasçısından mal kaçırma iradesiyle hareket ettiği düşünülemez. Öte yandan, devir olgusu gerçekten de, bedelsiz bir temlik olduğuna göre bağış niteliğini taşır ki, bu da B.K.nun 18. maddesi kapsamında genel muvazaanın konusunu…
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 2000/126 K: 2000/143
Muris muvazaasına dayalı işlemin yapıldığı tarihte mirasçı olmayan davacı daha sonra mirasçı sıfatına haiz olduğuna göre muvazaalı işlemin iptali için dava açma hakkı vardır. Böyle bir davanın temlikin yapıldığı tarihte mirasçılık sıfatını taşıyanların açabileceğini kabul etmek olanağı bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki…
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E: 2011/11068 K: 2011/11588
Kadastro tutanağı düzenlenen üç adet taşınmaz yönünden taşınmazların aynına ilişkin olarak muvazaaya dayalı tapu kaydının iptali davasında, mirasçıların muvazaa nedeniyle akdin iptalini dava etmeleri yenilik doğurucu nitelik taşımadığından Kadastro Kanununun 25 ve 27. maddeleri uyarınca Kadastro Mahkemesinde bakılması gerekir. Muris…
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu E: 1986/4 K: 1987/5
Miras bırakanın yaptığı temliki tasarruflardan zarar gören mirasçıların tenkis davası ile birlikte kademeli olarak veya tenkis davası açtıktan sonra ayrı bir dilekçe ile Borçlar Kanununun 18. maddesine dayalı muvazaa nedeniyle iptal-tescil davası açabilecekleri 12.3.1985 günlü dilekçe ile, Yargıtay Birinci Hukuk…
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu E: 1974/1 K: 1974/2
Bir kimsenin; mirasçısını miras hakkından yoksun etmek amacıyla, gerçekte (bağışlamak istediği tapu sicillinde kayıtlı taşınmaz malı hakkında tapu sicil memuru önünde iradesini satış doğrultusunda açıklamış olduğunun gerçekleşmiş bulunması halinde, saklı pay sahibi olsun ya da olsun miras hakkı çiğnenen tüm…
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 2017/1224 K: 2021/209
Tapu Sicil Tüzüğünün 75/4. maddesindeki tapu müdürlüğüne başvuru zorunluluğu ve buna bağlı olarak idari itiraz sürecinin tamamlanmadığından bahisle davanın usulden reddine karar verilmesi mümkün değildir. 1. Taraflar arasındaki “tapu kaydında düzeltim” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Akşehir Sulh Hukuk Mahkemesince…
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 1976/1921 K: 1977/431
Medenî Kanunun 917. maddesinden doğan devletin sorumluluğu kusursuz sorumluluk ilkesine dayanmakta olup bu durumda dahi koşulları gerçekleştiği takdirde Borçlar Kanununun 44. maddesinin uygulanması olanağı mevcuttur. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; (Malkara Asliye Hukuk Mahkemesi)nce davanın reddine dair…
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E: 2025/9970 K. 2026/3378
4721 sayılı Kanun'un 1007. maddesinden kaynaklanan tazminat davalarında, mülkiyet kaybının kesinleştiği tarihten itibaren 6098 sayılı Kanun'un 146. maddesine (eski 125 inci maddeye) göre 10 yıllık genel zamanaşımı süresi içinde dava açılması gerekmektedir. Diğer yandan 18.11.2009 tarihinden önce zamanaşımı süresi dolmuş…
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 1979/548 K: 1982/46
15.3.1944 gün, E.1943/13, K.1944/8 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında belirtildiği gibi, tapuda yanlışlık başlı başına hukuki bir mevcudiyet ifade etmeyip, ancak sebebiyet verdiği zarar itibariyle hukuki bir mevcudiyet ifade eder. Bunun doğal (tabii) sonucu ise zamanaşımının kayıt tashihine ait davanın reddine…
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 1999/222 K: 1999/226
Öğreti ve uygulamada MK. 917. maddesinden kaynaklanan davalarda uygulanacak zamanaşımına ilişkin yasa maddesi BK. nun 60. maddesidir. Medeni Kanunun 917. maddesi gereğince Hazinenin sorumlu tutulabilmesi için, tapu sicilinin tutulmasından zarar doğması, memurun hukuka aykırı eylemi olması ve ikisi arasında da…
Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü E: 2009/287 K: 2010/131
Uyuşmazlığın, taşınmazın tapu kaydının hatalı tescili nedeniyle iptal edilmesinden kaynaklandığı ve açılan davanın bununla ilişkilendirildiği gözetildiğinde, davanın görüm ve çözümünün, Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre adli yargının görevine girdiği sonucuna varılmıştır. Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin Kepez Kütükçü Mahallesinde 9211…
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E: 2005/503 K: 2005/1111
Davacı taraf taşınmazın koordinatlarının yanlış tesbiti ve bunun tapuya tescili nedeniyle uğradığı zararın tazminini istemiştir. Davacılar, tapu kayıtlarının sağlıklı tutulmaması nedeniyle davalıların sorumlu olduklarını ve bu davaların istemi ve iddiası Medeni Kanunun 1007. maddesine dayalıdır. Anılan madde gereğince tapu sicilinden…
Hukuk Genel Kurulu E: 2010/1-336 K: 2010/396
Dava, Medeni Kanunun 1007. maddesince Devletin sorumluluğuna dayalı bir dava olduğuna göre husumetin hazineye yöneltilmesi zorunludur. Ne var ki, davacı dava dilekçesinde tapu sicil müdürlüğünü hasım göstererek dava açmıştır. Davacının asıl dava etmek istediği kişinin "tapu sicil müdürlüğü" değil, "hazine"…
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 2004/526 K: 2004/589
Kusursuz sorumluluk da illiyet bağının kesilebilmesi için zarar görenin ağır kusurunun bulunması veya üçüncü bir kişinin illiyet bağını kesebilecek nitelikte ağır kusurunun olması veya hakkında zararlandırıcı sonucun meydana gelmesinde öngörülmeyen bir halin bulunması gerekmektedir. Somut olayda zarar gören davacının illiyet…
