Popüler Yazıları
- Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E: 2014/3336 K:2014/4259 Mayıs 12, 2023
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 2017/1289 K: 2021/1314 T: 02.11.2021 Mayıs 18, 2023
- Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E: 2012/4199 K: 2012/6899 T: 08.05.2012 Temmuz 10, 2023
- Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E: 2014/5320 K: 2014/9899 T: 15.09.2014 Mayıs 10, 2023
- Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E: 2017/9171 K: 2018/2618 Mayıs 22, 2023
- Yazılar
- Favoriler
- Yorumlar
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E: 2025/12925 K. 2026/3725
4721 sayılı Kanun'un 1007. maddesi gereğince açılan davalarda, tapu kaydının iptali nedeniyle tapu sahibinin oluşan gerçek zararı neyse tazminatın miktarı da o kadar olmalıdır. Gerçek zarar, tapu kaydının iptali nedeniyle tapu malikinin mal varlığında meydana gelen azalmadır. Tazminat miktarı zarar…
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E: 2022/7734 K. 2025/15058
Eldeki dava, TMK'nın 1007. maddesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkin olup; rücu davasında sorumlular arasında teselsül hükümleri uygulanamaz. Davalılar ancak kusurları oranında sorumludurlar. Açıklanan ilkeler gözönünde tutularak hakkında red kararı verilen davalılar yönünden de kusur araştırması yapılmak suretiyle tüm davalıların…
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E: 2024/11352 K: 2025/12477
Dava konusu taşınmazın değeri belirlenirken dava tarihine göre değerlendirme yapılması gerekirken, tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline ilişkin kararın kesinleşme tarihi esas alınarak değer belirleyen bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması doğru olmadığından, bu durumda taraflara, dava konusu taşınmaza yakın…
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E: 2024/11633 K. 2025/12465
İlgili şerhin hisse satışlarının yapıldığı 19.04.2016... .01.2016 tarihlerinde taşınmazın tapu kaydı üzerinde yer almadığı, aksine tapu kaydına 12.02.2018 tarihinde işlendiği, bu hali ile tapu sicilinin yanlış tutulmuş olmasından bahsedilemeyeceği, taşınmazın alış bedelinden daha yüksek bir bedele satıldığının sabit olduğu, davacıların…
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E: 2025/5328 K. 2026/960
1007 madde kapsamında taşınmazın değeri belirlenirken dava tarihine göre değerlendirme yapılması gerekirken, taşınmazın tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline ilişkin kararın kesinleşme tarihi esas alınarak değer belirlenmesi doğru olmadığı gibi dava konusu taşınmazın kadastro parseli, emsal alınan taşınmazın ise…
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E: 1994/7204 K: 1994/8259
Davacı davayı adı geçenlere yöneltirken payı ilk satın alan ve aleyhine şuf’a talebinde bulunduğu davalı İnci ile ondan alacaklı olduğunu iddia edip icraya başvuran 3’üncü kişinin ve ihaleye katılıp payı iktisap eden kişilerin karşılıklı olarak hareket ettiklerini, amacın şuf’a hakkını…
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E: 2003/2956 K: 2003/3604
Gerek imar kanunları ile yapılan parselasyon işlemlerinin gerekse imar affı yasalarında öngörülen imar ıslah çalışmalarının bir idari karara dayandığı kuşkusuzdur. İdari karara yönelik davaların inceleme yeri de idari yargıdır. O halde bu uygulamalar sonucu oluşan çap kayıtlarının iptali isteğiyle açılan…
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E: 2003/819 K: 2003/1370
Dava, üzerinde yapı bulunan paylı taşınmaz mülkiyetinin kat mülkiyetine çevrilmesi, olmadığı takdirde satılması yoluyla ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir. Dava konusu ortak taşınmaz üzerindeki yapının mülkiyetinin paydaşlar arasında çekişmeli olduğu gözetilerek, bu çekişmenin giderilmesi için açılmış ve açılacak olan davaların "bekletici…
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E: 2018/87 K: 2018/2082
Dava, İcra ve İflas Kanununun 121. maddesi uyarınca alınan yetki belgesine dayalı olarak açılan ortaklığın giderilmesi isteğine ilişkin olduğundan ve icra hukuk mahkemesinden davalıların borcu nedeni ile yetki alınarak açıldığından, alacaklı vekilinin hiçbir alacağı kalmadığına ve borçluları ibra ettiğine dair…
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E: 2003/5516 K: 2003/8408
Medeni Kanunun 724. maddesinde bu kuralın istisnalarından biri düzenlenmiş olup, zemin ile üzerindeki yapı arasındaki bağlantı kesilmiş ve madde hükmünde belirlenen koşulların oluşması halinde yapı sahibine üzerinde bulunduğu taşınmaza malik olabilme olanağı tanınmıştır. Medeni Kanunun 724. maddesinde bahsedilen yapının bina…
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E: 2003/3453 K: 2003/4228
El atmanın önlenmesi ve yıkım talepli davada, yapının değeri açıkça arazinin değerinden fazlaysa, iyiniyetli taraf uygun bir bedel karşılığında yapının ve arazinin tamamının veya yeterli bir kısmının mülkiyetinin malzeme sahibine verilmesini isteyebilir. Somut olayda, taşınmazı cebri icra yoluyla satın alan…
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E: 2003/2321 K: 2003/2547
Yasada "yıkımda aşırı zarar kavramı" tanımlanmış değildir. Bunun yanı sıra anılan kavram yönünden gerek öğretide gerekse yargısal uygulamada görüş birliği yoktur. Ancak, Medeni Kanunun 722/2 maddesinin uygulanmasında meydana getirilen binanın korunması hususundaki genel yararın gözardı edilemeyeceği kuşkusuzdur. Ne var ki…
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E: 2002/7747 K: 2002/8020
Malzeme sahibi arsanın başkasına ait olduğunu bilse veya bilmesi gerekse bile inşaatı arsa sahibinin onayına dayanarak yapmış ise yine iyiniyetli sayılır. Davacının iyiniyetle hareket ettiğini kabul edebilmesi için; inşaatı, annesinin muvafakatı ile yapmış olması gerekir. Bu muvafakat; taşınmaz sahibinin, ileride…
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E: 2002/5724 K: 2002/6857
Malzeme sahibinin mülkiyetin kendisine geçirilmesine ilişkin talebi, şahsi bir hak ve talep niteliğindedir. Bu nedenle, malzeme sahibinin, arsa malikine karşı haiz olduğu dava hakkı, bu konu üzerinde dava açılmadan ve karar alınmadan arsanın mülkiyetinin başkasına geçmesi halinde yeni malike karşı…
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E: 2005/11235 K: 2006/1093
Türk Medeni Kanununun 724. maddesi hükmü gereğince temliken tescil davasının kabul edilebilmesi için tapuya kayıtlı özel mülkiyete konu bir taşınmaz üzerinde temelli kalması amacıyla bir yapı yapılmış olmalıdır. Bundan muhdesat arz ile sıkı sıkıya bağlı ve ondan parçalanmadan ayrılmayacak nitelikteki…
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E: 2005/10655 K: 2006/684
Temliken tescil davasının kabul edilebilmesi için aranan koşullardan birisi tapuya kayıtlı özel mülkiyete konu taşınmaz üzerinde yapılacak yapının temelli kalması amacıyla yapılmış bir yapı olmasıdır. Somut olayda krokide A ve B harfli yerler üzerine yapılan yapının arzla temelli bağlantısı olmayan…
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E: 2005/10155 K: 2006/129
Medeni Kanunun 724. maddesi uyarınca tescile hak kazanabilmek için 5.7.1944 tarih 12/26 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtildiği gibi binayı kendi malzemesi ile yapan kişinin, inşaatın başlangıcından bitimine kadar iyi niyetli olması ve mülkiyetin ileride kendisine geçirileceği inancıyla hareket etmesi…
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E: 2005/11564 K: 2006/61
Ferağa icbar davalarında davanın kanıtlanması halinde mahkemece yapılacak olan binanın bulunduğu taşınmaz mülkiyetinin davacılar adına tesciline karar vermek olacaktır. Böyle bir davanın dinlenebilmesi için kayıt maliki olan kişilerin davada yer alması yeterlidir. Mevcut tapu kaydının önceki hali itibariyle çok paydaşlı…
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E: 2005/5944 K: 2005/8709
Davacı, kendi arsası üzerine davalılarca yapılan yapıların kal'ini isteyebilmesi için bu yapıların sökülüp götürülebilir olması gerekir. Zeminin ayrılmaz parçası haline gelmiş ve mesken nitelikli kullanıldığı anlaşılan yapılar sökülüp götürülebilir yapılardan değildir. Bu nedenle Medeni Kanunun 723. maddesinin 3.fıkrası gereğince yapıların…
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E: 2005/8100 K: 2005/8297
Dava, Medeni Kanunun 724.maddesi (önceki Medeni Kanunun 650 maddesi) uyarınca açılmış temliken tescil davasıdır. 3402 sayılı yasanın 12/3 maddesi uyarınca kadastro tutanaklarında belirtilen haklara sınırlandırma ve tespitlere, tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıl geçtikten sonra kadastrodan önceki nedenlere dayanılarak itiraz…
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E: 2005/10840 K: 2006/1124
Olayda temliken tescil iddiası ile açılmış bir dava bulunduğu sırada taşınmazını Tapu Sicil Müdürlüğüne başvurarak ifraz ettiren, böylece yeni bir ifraz imkanını ortadan kaldıran ve davacının ifrazen tescil hakkını bertaraf eden davalının hakkını açıkça kötüye kullandığı durumun gereklerine göre kendisinden…
