Popüler Yazıları
- Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E: 2014/3336 K:2014/4259 Mayıs 12, 2023
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 2017/1289 K: 2021/1314 T: 02.11.2021 Mayıs 18, 2023
- Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E: 2012/4199 K: 2012/6899 T: 08.05.2012 Temmuz 10, 2023
- Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E: 2014/5320 K: 2014/9899 T: 15.09.2014 Mayıs 10, 2023
- Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E: 2017/9171 K: 2018/2618 19.03.2018 Mayıs 22, 2023
- Yazılar
- Favoriler
- Yorumlar
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E: 2005/8487 K: 2005/9834
Mirasçılık ve mirasın geçişi, miras bırakanın ölümü tarihinde yürürlükte olan hükümlere göre belirlenir. Mahkemece tereke resen tespit edilir. Meseha düzeltilmesi yapılmadan tapu miktarlarına uyulması zorunludur. Mahkemece fiili zemin durumuna itibar edilerek ve murisin temlikine konu hissesi dikkate alınmadan yazılı şekilde…
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E: 2022/3041 K: 2022/7193
Dava her ne kadar vasiyetnamenin iptali talebi ile açılmışsa da bozma sonrası tenkis yargılaması yapıldığından davacı lehine nispi vekalet ücreti takdiri gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru görülmemiş ve bu hususlar hükmün bozulmasını gerektirmiştir. Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine…
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E: 2024/469 K: 2024/1595
Tenkis istemli davalarda dava değeri dava konusu taşınmazların tümünün değeri olmayıp, davayı açan mirasçı ya da mirasçıların saklı payına isabet eden değerdir. Mahkemece davacıların saklı paylarına tecavüz edilen nispette taşınmazların değeri esas alınarak harç miktarı belirlenmesi gerekirken, taşınmazların tamamı üzerinden…
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E: 2009/3033 K: 2009/14094
Vasiyetnamenin yerine getirilmesi davasında; vasiyetnameye konu taşınmaz ile bankadaki mevduat ve ziynetlerin değerlerinin toplamı üzerinden kendisini vekille temsil ettiren davacı Kızılay yararına nisbi tarifeye göre vekalet ücreti takdiri gerekirken her bir istek için ayrı ayrı ve maktu vekalet ücreti tayini…
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E: 2012/367 K: 2012/6097
Vasiyetnamenin yerine getirilmesine yönelik davaya miras bırakının yerleşim yeri mahkemesinde bakılması gerekir. Bu yetki kesindir. Yargılamanın her aşamasında hakim tarafından kendiliğinden dikkate alınması da zorunludur. Bu davada HUMK.13.maddesini uygulama olanağı yoktur. Dava dilekçesinde vasiyetnamenin tenfizi ile taşınmazda vasiyetname ile bırakılan…
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E: 2015/7101 K: 2015/9266
Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi, diğer dava ve işler bakımından da…
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E: 2015/14501 K: 2015/12512
Dava, vasiyetnamenin açılması (okunmasına) ilişkin olmayıp, vasiyetnamenin tenfizi yani yerine getirilmesine ilişkindir. Vasiyetnamenin tenfizine ilişkin davalar, yükümlülüğünü yerine getirmeyen vasiyet yükümlüsüne karşı açılması gereken davalar olup, çekişmesiz yargı işi değildir. 6100 sayılı HMK’nın yürürlüğe girdiği 1/10/2011 tarihinden sonra, 18.06.2013 tarihinde…
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 1990/648 K: 1991/65
Uygulamada vsiyetnamenin tenfizi davalarının gerçekten bir aynı hakkın tesisi için öngörülmediği, sadece sulh hukuk mahkemesince açılan vasiyetnamenin M.K.nun 535 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tebliğ işlemlerinin ikmalinden ve gerekli yasal sürelerin geçmesinden sonra herhangi bir itiraza uğramadığı ve iptalinin de istenemediği…
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E: 2022/10775 K: 2023/3352
İşbu davanın aile konutu nedeniyle tapu iptal ve tescil davası olduğu ve nispi vekalet ücretine tabi olduğu nazara alındığında davalılar lehine nispi vekalet ücreti verilmesinin doğru ve yerinde olduğu Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescili davası ile aile konutu şerhi…
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E: 2017/255 K: 2018/12003
Türk Medeni Kanunu’nun 652. maddesinde yer alan, tereke malları arasında bulunan eşlerin birlikte yaşadığı konutun veya ev eşyasının sağ kalan eşe miras hakkına mahsuben özgülenmesi, paylaştırma niteliğinde olup, o mal üzerindeki mirasçıların "elbirliği" şeklindeki ortaklığının izalesi sonucunu hasıl eder. Davacı,…
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E: 2023/3029 K: 2023/4182
Tapu iptal ve tescil davaları kural olarak kayıt maliklerine karşı açılır. Yine; kadastral duruma dönülme istemli uyuşmazlıklarda taraf teşkili bakımından husumetin, ihyası talep edilen kadastral parselin kapsamında kalan imar parsel ya da parsellerinin maliklerine yöneltilmesi gerekir ve bu davanın özelliği…
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E: 2023/2611 K: 2023/3963
İmar işleminin iptali sebebiyle kadastral mülkiyet durumunun ihyası isteğine ilişkin bu davalarda, taraflar arasında mülkiyet ihtilafının bulunmadığı; davacının talebinin kamusal tasarruftan kaynaklanan sicil kaydının düzeltilmesine ilişkin olduğu gözetilerek, hüküm altına alınması gerekli karar ilam harcı ile vekalet ücretinin maktu olması…
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E: 2016/14501 K: 2020/13
Dava, imar uygulamasının idari yargı yerinde iptali nedeniyle kadastral parselin ihyasına yönelik tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Somut olayda; sicil kayıtlarının illetini teşkil eden idari işlemin idari yargı yerinde iptal edilip, kararın kesinleşmesiyle dayanaksız hale geldiği ve böylece sicil…
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E: 2021/8210 K: 2022/3721
Her ne kadar mahkemece dava tarihinden sonra gerçekleşen yasa değişikliği nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakta ise de; dava, davalı Belediyelerin yapmış olduğu idari işlem nedeniyle açılmış olup, davanın açıldığı tarihte kadastral parselin ihyasını talep etmekte haklı olduğu…
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E: 2025/260 K : 2025/835
7221 s. Yasayla 3194 s. İmar Kanunu'nun 18. maddesine eklenen hükme göre, imar uygulamalarının kesinleşmiş mahkeme kararlarıyla iptal edilmesi durumunda çeşitli hukuki veya fiili imkânsızlıklar nedeniyle geri dönüşüm işlemleri yapılarak uygulama öncesi kök parsellere dönülemeyeceğinin parselasyon planlarını onaylamaya yetkili idarelerin…
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E: 2024/5185 K: 2025/3489
Dava, taşınmazın aynına (mülkiyete) ilişkin olmayıp, 3402 sayılı Kanun'un (22/a) maddesi uyarınca yapılan çalışmalar sonucunda taraflara ait taşınmazlar arasındaki yanlış olarak geçirildiği iddia olunan sınırın düzeltilmesi istemine ilişkin olup, Mahkemece, kendisini vekil ile temsil ettiren davacı lehine karar tarihinde yürürlükte…
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E: 2021/4495 K: 2022/8668
Dava, uygulama kadastrosuna itiraza ilişkindir. Bu davada yenileme kadastrosu faaliyetinin yöntemine uygun yapılıp yapılmadığı denetlenir. Mahkemece öncelikle, belirtilen eksik belgeler ilgili yerlerden getirtilerek dosya arasına alınmalı, bundan sonra önceki bilirkişiler dışında seçilecek harita mühendisi ve jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi…
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E: 1986/9528 K: 1986/11450
Davacının dayandığı pay iştirak halinde mülkiyete konu ise tüm iştirakçilerin birlikte dava açması veya birinin açtığı davaya diğerlerinin muvafakat etmesi gerekir. Muvafakat duruşmaya gelip bu konuda beyanda bulunmakla veya imzası noterce tasdikli muvafakat belgesi ibrazı suretiyle yahut davacı adına davayı…
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu E: 1957/7 K: 1958/3
Şufa davalarındaki avukatlık parasının hissenin afaki değerine göre değil fakat şufa parası üzerinden hesaplanması esasının tatbikinde bir cihetin göz önünde tutulması gerekir. Davalı taraf, hissenin davacıya geçmesi isteğini kabul etmemiş ise o zaman avukatlık ücreti şufa parasının tamamına göre hesaplanır.…
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 1977/6-535 K: 1977/701
Davacının şufa davası açtığı taşınmaz hakkında, davalının satış vaadi senedine dayanarak aleyhine cebri tescil davası açtığı, satış vaadinin senedi geçerli olduğu ve yapıldığı andan itibaren mülkiyeti geçirme yükümlülüğünü yüklediği, bu dava kabul olunduğu takdirde davacının paydaşlık sıfatı kalmayacağı ve dolayısıyla…
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu E: 1990/1 K: 1991/1
Müşterek veya iştirak halindeki mülkiyette şuyuun giderilmesi sonucu elde edilen satış bedelinden muhdesatı yapan paydaşa ödenecek miktarın muhdesatın vücuda getirildiği tarihte bunun yapılması için harcanan parayla sınırlı bulunmadığına 22.2.1991 gününde yapılan ilk toplantıda, E. 1990/1, K. 1991/1 sayı ile üçte…
