Popüler Yazıları
- Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E: 2014/3336 K:2014/4259 Mayıs 12, 2023
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 2017/1289 K: 2021/1314 T: 02.11.2021 Mayıs 18, 2023
- Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E: 2012/4199 K: 2012/6899 T: 08.05.2012 Temmuz 10, 2023
- Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E: 2014/5320 K: 2014/9899 T: 15.09.2014 Mayıs 10, 2023
- Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E: 2017/9171 K: 2018/2618 Mayıs 22, 2023
- Yazılar
- Favoriler
- Yorumlar
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E: 2005/7730 K: 2005/8312
Böyle bir davada iyi inançlı olduğunu iddia eden kişinin 14.2.1951 tarih 17/1 sayılı İçtihatları Birleştirme Kararında belirtildiği gibi bu iddiasını ispat etmesi gerekir. Uygulamada kararlılık kazanmış ilke uyarınca aşırı zarar nedeniyle yapı yıkılamıyorsa, iyi veya kötü niyete göre, haklı (muhik)…
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E: 2004/11238 K: 2004/12056
Aşırı zarar nedeniyle yapı yıkılamıyorsa, iyi veya kötü niyete göre, haklı (muhik) tazminat veya en az levazım bedelini ödeyip ödemeyeceği, arsa malikinden sorulmalı, kabul ettiği takdirde bu bedel karşılığı yapının taşınmaz malikine aidiyetine karar verilmeli, aksi halde yıkım isteği reddedilmelidir.…
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E: 2005/318 K: 2005/1146
Taşınmaz köy yerinde bulunmaktadır. Yapı kavramı kapsamının tayininde taşınmazın bulunduğu yerin yerel özelliklerinin de etkili olacağı kuşkusuzdur. Bu bakımdan, mahkemece; 7.7.2003 günlü raporu düzenleyen bilirkişi kurulana yerel özellikleri hakkında beyanda bulunacak mahalli bilirkişide katmak suretiyle bu raporda sözü edilen davalıya…
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E: 2005/27 K: 2005/2567
Toplanan deliller ve tekmil dosya kapsamına göre davacının dava dilekçesinde ileriye sürdüğü olguların tümünün gerçekleştiği ve böylece 5.7.1944 tarih 12/6 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında vurgulanan öğelerin davacı yararına tamamlandığı anlaşılmakta olup davacı tarafta var olması gereken iyiniyet unsurunun gerçekleştiği açık…
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E: 2004/3398 K: 2004/5223
Başkasına ait taşınmaz üzerine yapı inşa etmiş olan kişinin taşınmaza sahip olabilmesi için; özel mülkiyete konu olan bir taşınmaz üzerine temelli kalması amacıyla bir yapı yapılmış olması,'bu yapıyı kendi malzemesi ile yapan kişinin inşaatın başlangıcından bitimine kadar iyi niyetli olması,…
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E: 2004/3501 K: 2004/5788
Uyuşmazlık duvara ilişkin olup temliken tescil davasına konu olamaz. Ayrıca davalıya ait taşınmaz imar parseli olduğundan subjektif unsurun varlığından da söz edilemez. Bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı bazı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmadığından hüküm bozulmalıdır.…
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E: 2004/6856 K: 2004/9891
Her davada hakim muhik tazminat olarak salt temlik edilecek arsanın bedelini değil, gerektiğinde taşınmazının bir kısmını terk etmek zorunda kalan malikin özverisini düşünerek uzman bilirkişiden dava tarihine göre devredilen arsa bedeli yanında, geride kalan kısmın uğradığı değer kaybı varsa taşınmaz…
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E: 2004/1885 K: 2004/3774
Medeni Kanunu'nun 724. maddesi gereğince tescil isteme olanağı doğrudan kendi malzemesi ile başkasına ait taşınmaz üzerine iyi niyetle bina yapan kişiye tanınmıştır. Davacı ise binayı dava dışı üçüncü kişiden satın aldığını ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Kaldı ki, binayı yapan…
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E: 2008/1019 K: 2008/1509
Üzerine inşaat yaptığı arazinin kendisine ait olmadığını bilmeyen veya bilmesi gerekmeyen kişi kural olarak iyiniyetlidir. Bunun gibi inşaatı arazi sahibinin açık veya örtülü muvafakatı ile yapan malzeme sahibi de iyiniyetli sayılır. Türk Medeni Kanunu'nun 722/3 maddesince arazi maliki malzemenin sökülme…
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E: 2008/957 K: 2008/1031
Türk Medeni Kanunun 724. maddesi kapsamındaki yapı asıl şeyden ayrı sökülüp götürülmesi mümkün olmayan ve yasanın 684. maddesinde tanımı yapılan bütünleyici parçadır. Bütünleyici parçadan maksat ise, yerel adetlere göre asıl şeyin temel unsuru olan ve o şey yok edilmedikçe, zarara…
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E: 2007/12061 K: 2008/53
Kötü niyet sahibi üçüncü kişi Türk Medeni Kanunun 724. maddesinden yararlanarak yapının değerinin açıkça arazi değerinden fazla olduğunu ileri sürüp uygun bir bedel karşılığında yapı nedeniyle arazi mülkiyetinin geçirilmesini isteyemez. Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 03.05.2004 gününde verilen dilekçe ile…
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E: 2007/6033 K: 2007/10333
Türk Medeni Kanununun 723. maddesi uyarınca ödenecek olan tazminatın tutarı malzeme malikinin iyiniyetli olup olmamasına göre değişir. Üzerine inşaat yaptığı arazinin kendisine ait olmadığını bilmeyen ve bilmesi gerekmeyen kişi kural olarak iyiniyetlidir. Bunun gibi inşaatı arazi sahibinin açık veya örtülü…
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E: 2007/4924 K: 2007/8128
MK.nun 724. maddesinde bu kuralın istisnalarından birisi düzenlenmiş olup, zemin ile yapı arasındaki bağlantı kesilmiş ve aşağıdaki koşulların oluşması halinde ise, yapı sahibine üzerinde bulunduğu taşınmaza malik olabilme olanağı tanınmıştır. TMK.nun 724. maddesine dayanarak malzeme sahibinin talep edebileceği zemin binanın…
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E: 2006/15389 K: 2007/749
Her şeyden önce bina yapan malzeme malikinin taşınmaz mülkiyetinin ileride kendisine geçirileceği inancıyla hareket etmesi diğer bir anlatımla, iyiniyetli olması gerekir. Davacı yapıyı yaparken paydaş olan baba ve kardeşlerinin taşınmaz mülkiyetini kendisine devredeceğine dair vaadlerinin olduğunu kanıtlayamamıştır. Ayrıca, davacı taşınmazda…
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E: 2006/15365 K: 2007/975
Başkasının arsası üzerine kendi malzemesi ile inşaat yapan veya kendisine ait fidanları başkasının arazisine diken malzeme malikinin Türk Medeni Kanunun 723. maddesine dayanılarak arazi malikinden uygun bir tazminat isteme hakkı varsa da bunun için arsa sahibinin yapılan binanın ve dikilen…
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E: 2007/175 K: 2007/1134
Davaya konu edilen parselin kadastro yoluyla düzenlenen tutanağının 24.8.1990 tarihinde kesinleştiği de açıktır. 3402 Sayılı Kanunun 12/3. maddesi uyarınca tutanağın düzenlenme tarihinden önceki hukuki sebeplere dayalı davalar için öngörülen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş bulunduğu da diğer bir hukuki…
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E: 2007/1251 K: 2007/2725
Bilirkişi tarafından düzenlenen raporda dava konusu yapılan arazi parçası üzerinde bahçede bulunan yemek odası, lavabo, tuvalet ve duş yerinin bulunduğu yazılmış, bu bölümün davacılara ait 1042 parselin müştemilatı olarak kullanıldığı bildirilmiştir. Belirlenen nitelikteki yerlerin araziye sıkı sıkı bağlı ve ondan…
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E: 2007/2321 K: 2007/3401
Türk Medeni Kanununun 724. maddesine dayalı davalarda dava konusu olan temliken tescili istenen arz (arazi) parçasıdır. Yapı zaten bu talepte bulunan kişi tarafından yapıldığından müddeabihe dahil değildir. Bilirkişilerce dava tarihindeki zemin bedeli 1986.00 YTL hesaplandığından avukatlık ücreti ve yargılama giderleri…
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E: 2007/1175 K: 2007/3478
Temliken tescil davalarında davanın kabulünde aranan diğer bir koşulda, yapıyı yapanın (malzeme malikinin) taşınmaz malikine uygun bir bedel ödemesidir. Mevcut uyuşmazlıkta davacı davalılara ait arazi üzerine yaptığı evin oturduğu alan ile bunun zorunlu kullanma alanının tescilini isteyebileceğinden, arsanın yüzölçümü bulunarak…
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E: 2007/2532 K: 2007/3515
14.02.1951 tarih 17/1 sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme kararında belirtildiği gibi olay ve karinelerden durumun özelliklerine göre kendisinden beklenen dikkat ve özeni göstermemiş olduğu açık bulunan malzeme sahibinin temliken tescil talebinde bulunma olanağı yoktur. Çünkü bu gibi durumlarda kötü niyet karşı…
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E: 2007/3164 K: 2007/4042
Somut olayda, davalı ve karşı davacının davacıya ait parsel üzerindeki yapıyı ve ağaçları taşınmazın çapa bağlanmasından sonra yapıp diktiği dosya kapsamı ile sabit olduğundan, malzeme sahibi davalının iyiniyetli olarak kabulüne olanak yoktur. Diğer taraftan, parsel üzerindeki motor evi yasanın tamamlayıcı…
