Taşınmazın “B” harfiyle gösterilen geçit güzergahı üzerinde bulunan kargir okul binası ve arsası kamu hizmetine tahsis edilmiş olup bir başka maksat için kullanılması olanaksız bulunduğundan diğer alternatifler de değerlendirilerek hüküm kurulması gerektiği.
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen geçit davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı bir kısım davalılar tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar, 111 ada 143 parsel lehine geçit hakkı tesis edilmesini talep ve dava etmişlerdir.
II. CEVAP
1.Davalı … Belediyesi ve Hazine vekili ayrı ayrı cevabında, davanın reddini savunmuşlardır.
2.Dahili davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkeme 18.03.2016 tarihli kararında “111 ada 143 parsel lehine 111 ada 136 ve 138 parsel aleyhine geçit hakkı tesisine” karar vermiştir.
IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A.Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 10.11.2020 tarihli ilamıyla hükmün onanmasına karar verildikten sonra davalı Hazine vekili tarafından karar düzeltme kanun yoluna başvurulması üzerine aynı Dairenin 20.04.2021 tarihli, 2021/1446 Esas ve 2954 Karar sayılı ilamında belirtilen “..111 ada 138 parsel sayılı taşınmazın “B” harfiyle gösterilen geçit güzergahı üzerinde bulunan kargir okul binası ve arsası kamu hizmetine tahsis edilmiş olup bir başka maksat için kullanılması olanaksız bulunduğundan diğer alternatifler de değerlendirilerek hüküm kurulması gerektiği” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar vermiştir.
B.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkeme yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında “111 ada 143 parsel lehine 111 ada 139 parsel aleyhine geçit hakkı tesisine” karar vermiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar, tebligatlar muhtara yapıldığından davadan haberdar olamadıklarını, geçit kurulan güzergahta ağaç bulunduğunu, geçit hakkı kurulmasının doğru olmadığını belirtmişlerdir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, geçit hakkı kurulması istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
Geçit hakkı ile ilgili yasal düzenlemeler 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 747 ve devamı maddelerinde yer almaktadır.
3. Değerlendirme
1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle, Bir kısım davalıların yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 21.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E: 2023/2908 K: 2023/3478 T: 20.6.2023
Yüzölçümü olarak daha büyük olan taşınmazdan fedakarlığın denkleştirilme ilkesi gözetilerek hüküm kurulması gerekir.
Taraflar arasında görülen geçit hakkı davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkeme kararı davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkiline ait 271 parsel sayılı taşınmazın genel yola bağlantısının bulunmadığını, taşınmazına antrepo yaptırmak istediğini ancak, yolu olmadığından gerek iş makinalarının gerekse diğer araçların taşınmaza giremediğini belirterek davalılara ait 280 ve 281 parsel sayılı taşınmazlardan ya da uygun görülecek farklı bir güzergâhtan bedeli karşılığında geçit hakkı kurulmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 19.11.2014 tarih ve 2013/151 Esas, 2014/202 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulü ile davacıya ait 271 parsel sayılı taşınmaz lehine davalı …’ya ait 280 parsel üzerinde fen bilirkişisinin 01.07.2014 tarihli raporu ve ekli krokisinde ikinci alternatif olarak gösterilen 701,29 m² yüzölçümlü yerden geçit hakkı kurulmasına karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin 19.11.2014 tarih ve 2013/151 Esas, 2014/202 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı … temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 16.11.2017 tarih ve 2015/5453 Esas, 2017/8520 Karar sayılı ilâmında; parsel olarak daha büyük olan taşınmazdan fedakarlığın denkleştirilme ilkesi gözetilerek hüküm kurulmamasının açıklanmaması ve eksik inceleme ile hüküm verilmesinin doğru görülmediği belirtilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesince, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, davalı … karşı açılan davanın kabulü ile; davacıya ait Çanakkale ili, …. ilçesi,… Beldesi, …. Mevkii, 271 parsel lehine, davalı …’a ait Çanakkale ili, …. ilçesi, … Beldesi, … Mevkii, 281 No.lu parselden dosyada bulunan bilirkişi ….’ye ait 20.07.2018 tarihli raporuna ekli krokide 5 inci seçenek olarak belirttiği 696 m²’lik 3 metre genişliğinde yerden geçit hakkı tesisine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı … vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma sonrası yerel Mahkemenin, alternatif diğer parsellerden alan olarak daha büyük olan parselden geçit verdiğini, oysa geçit hakkının tesis edileceği hadim taşınmaz seçilirken tek bakılması gereken özelliğin, alternatif taşınmazların alan büyüklükleri olmayıp, menfaatte olduğu gibi külfette de eşitlik ilkesinin gözetilmesi gerektiğini ayrıca kabul anlamını taşımamak kaydı ile; takdir edilen bedelin de son derece düşük olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davanın kabulü kararının eksik incelemeye ve hatalı değerlendirmeye dayalı olup olmadığı noktasındadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 747 nci maddesinin ikinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davalı … vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 20.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.