Paydaşlığının (ortaklığın) giderilmesi geçerli bir paylaşma (taksim) sözleşmesine dayanılarak isteniyorsa bu şekilde açılmış davanın reddi gerekir. Zira bu gibi durumlarda paylaşma (taksim) sözleşmesine göre tescil davası açılmalıdır.
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, on adet taşınmazın ortaklığının satış suretiyle giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece taşınmazların aynen taksimi mümkün olup, taksimde istenmediğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacı vekili 1404,1403,2477,1274,2072 sayılı parsellere ilişkin olarak temyiz etmiştir.
Davacı vekili tarafların ortak miras bırakanları Alime Tanrıverdi ve Rıza Tanrıverdi’ye ait on adet taşınmazın satış suretiyle ortaklığının giderilmesini talep etmiştir. Davalılardan Yusuf Tanrıverdi yargılamada vekil ile temsil edilmiş, diğerleri yargılamaya katılmamışlardır. Yargılama sırasında tüm mirasçılar tarafından imzalandığı bildirilen miras taksim sözleşmesi dosyaya sunulmuş ve davacı vekili ile Yusuf Tanrıverdi vekili bu taksim sözleşmesi uyarınca işlem yapılmasını talep etmişlerdir.
Paydaşlığının (ortaklığın) giderilmesi geçerli bir paylaşma (taksim) sözleşmesine dayanılarak isteniyorsa bu şekilde açılmış davanın reddi gerekir. Zira bu gibi durumlarda paylaşma (taksim) sözleşmesine göre tescil davası açılmalıdır.
Olayımıza gelince; yargılama sırasında 7.7.2004 tarihinde düzenlenen ve tüm mirasçılar tarafından imzalandığı bildirilen miras taksim sözleşmesi dosyaya ibraz edilmiştir. Bu sözleşmede dava konusu edilen taşınmazların beş tanesi mirasçılar arasında paylaşıldığı anlaşılmaktadır. Davacı vekili 23.11.2004 ve 9.12.2004 tarihli oturumlarda bu sözleşme uyarınca işlem yapılmasını, sözleşmede yer almayan taşınmazlarla ilgili bir talebi olmadığını beyan etmiş, davalı Yusuf Tanrıverdi vekili de bu yönde beyanda bulunmuşlardır. Mahkemece bu sözleşmenin geçerli olup olmadığı incelenerek sonucuna göre bu sözleşmede belirtilen gayrimenkullerle ilgili bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi hatalı olmuştur. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK.nun 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 24.3.2005 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.