Son Yazılar

Yargıtay Büyük Genel Kurul E: 1957/6 K: 1957/24

Kaçak ve kayıp kişilere ait olup da tapulu olmayan ve hazinece usulüne uygun biçimde el konmamış taşınmazlar hakkında Medeni Kanunun 639. maddesinin 1. fıkrası hükmü elmen (zilyet) lehine uygulanır. Bu taşınmazlarda emvali metruke kanunlarının dikkate alınması ve malik gibi zilyetlik…

Yargıtay Büyük Genel Kurul E: 1951/8 K: 1954/2

Tapuda kayıtlı olup kaçak veya değişime tabi kişilerden yasa gereği Hazineye geçen taşınmazlar Medeni Kanunun 639. maddesinin ikinci fıkrasında ismi geçen taşınmaz mahiyetinde olmayıp, nitelik ve öğeleri de yoktur. Yirmi yıl veya daha fazla elmenlikle kazanılamazlar. Bu taşınmazlarda Medeni Kanunun…

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E: 2005/4451 K: 2005/4929

3402 sayılı Kadastro Kanununun 16. maddesi hükmüne göre yol, meydan ve köprü gibi orta malları haritasında gösterilmekle yetinilir. Taşınmazın haritasında yol olarak gösterilmesi bir kadastro işlemi olup kadastro tutanağı düzenlenmediği için böyle bir işlem tesbit dışı bırakma işlemi niteliğindedir. Böyle…

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E: 2005/4644 K: 2005/5048

Bu tür uyuşmazlıklarda kadastro paftasından yararlanmak suretiyle taşınmazın niteliğinin belirlenmesi gerekir. Paftaya ters düşen cevaba itibar edilmemesi gerekir. Az öncede açıklandığı üzere tescili istenen taşınmaz bölümleri sokak olarak paftada gösterilen yerlerdir. Paftadaki bu belirleme 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16. maddesindeki belirlemelere…

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E: 2005/7264 K: 2005/8561

Kural olarak, paftada yol ve benzeri niteliklerle gösterilen, ancak hakkında tutanak düzenlenmeyen ve aktif (halen kullanılan) yol olmayan bu ve benzeri taşınmazların kazanmayı sağlayan zilyetlikle edinilebilmeleri için paftasında yol olarak gösterildiği 05.05.2000 tarihinden davanın açıldığı tarihe kadar 20 yıllık kazanma…

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E: 2005/2937 K: 2005/3512

Toplanan deliller ve tüm dosya içeriğinden davaya konu yerin 1967 yılında yapılan tapulama çalışmalarında paftasında yol olarak bırakıldığı ve halen aktif yol olduğu saptanmıştır. Böyle bir yerin imar-ihya ve olağanüstü zamanaşımı zilyetliğiyle kazanılması olanaklı değildir. Bu durumda, davanın reddine karar…

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E: 2005/9624 K: 2005/10566

Harman yerlerinin zilyetlikle kazanılmasının olanaksız bulunmasına karşın, köy boşluklarının koşullar oluşması halinde senetsizden edinilmesi mümkündür. Öncelikle kadastro tespiti sırasında taşınmazın niteliğinin ne olduğunun belirlenmesi, köy boşluğu olduğunun saptanması halinde 3402 Sayılı Yasanın 14.Türk Medeni Kanununun 713 ve 996 maddeleri uyarınca…

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E: 2005/8485 K: 2006/20

Dere boşlukları Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki kamu mallarındandır. Böyle bir yerin kazanılabilmesi için derenin aktif yatağı ve etki alanında kalmaması gerekir. Dere boşluğu niteliğiyle tespit dışı bırakılan bir yer kural olarak TMK.nun 715. maddesinde düzenlenen Devletin hüküm ve tasarrufu…

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu E: 1960/15 K: 1960/7

Tapuya bağlı bir gayrimenkulün Medeni Kanunun 639. maddesi gereğince zilyet adına tescilinin istenebilmesi için onun tamamının zilyedi bulunmak gerekeceğine ve tapuya bağlı bir gayrimenkulün bir parçasına zilyet bulunan kimsenin sadece o parçanın kendi adına tescilini isteyemeyeceği hk. Tapuda yazılı bir.;…

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 2005/645 K: 2005/690

Kayıt malikinin ölüm tarihi, zilyetliğin başlangıç tarihinden trampa tarihine kadar 20 yıldan fazla süre ile taşınmaz davacılar tarafından tasarruf edildiğine göre tapu kaydı hukuki değerini yitirmiş olmaktadır. Kaydın hukuki değerini yitirmesinden sonra yapılan intikal, trampa ve temlik işlemleri yolsuz tescil…

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E: 2005/4226 K: 2005/4720

Kadastro dışı bırakma işleminde, taşınmazın geometrik durumu belirlenmediğinden bir tespit işlemi değil ise de, görevlilerce bir yerin tescile tabi olmadığı saptanarak hukuksal durum belirlenmiş olduğundan yapılan bu işlem, bir kadastro işlemidir. Yargıtay´ın kararlılık kazanan uygulamalarına göre; tespit dışı bırakılan bir…

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E: 2005/5738 K: 2005/6258

Kural olarak ekilemez arazi niteliğiyle tespit dışı bırakılan bir yer imar ve ihya edilmedikçe kazanılamaz. Komşu parsellere ait belgelere göre, bu yer ekilemez arazi, cadde ve hali olan bir yerdir. Bu nedenle yerel bilirkişi ve tanıkların tasarruf yönündeki beyanları kazanma…

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E: 2005/5308 K: 2005/7602

Tapu kütüğünden malikin kim olduğunun anlaşılamaması hali; taşınmaz malın sahibinin kim olduğunun bilinmesine yarayacak gerekli belgenin tapu sicilinden çıkarılmasının imkansız olması ve genel olarak gerekli dikkati gösteren herkesin malikin kim olduğunu anlayamayacağı hallerde tapu siciline yazılı malikin bilinmediğinin kabulü gerekir.…

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E: 2005/6985 K: 2005/7632

Tescil konusu yer paftada dere olarak tespit dışı bırakılan bir yerdir. Komşu parsellerin kadastro tutanaklarındaki açıklamalara göre, dava konusu yer 1977 yılında tespit dışı bırakılan bir yerdir. Kadastro Müdürlüğünce cevap verilmemekle birlikte paftaya göre tescil konusu taşınmaz dere yatağıdır. Dereler…

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E: 2005/5308 K: 2005/7602

Medeni Kanunun 713. maddesinde yer alan tapu kütüğünden malikin kim olduğunun anlaşılamaması hali; taşınmaz malın sahibinin kim olduğunun bilinmesine yarayacak gerekli belgenin tapu sicilinden çıkarılmasının imkansız olması ve Yargıtay içtihatlarına göre genel olarak gerekli dikkati gösteren herkesin malikin kim olduğunu…

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E: 2005/5609 K: 2005/6411

Kadastroca tespit dışı bırakılan taşınmazın TMK.nun 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmü uyarınca tescili isteğine ilişkindir. TMK.nun 713/3. maddesi hükmüne göre bu tür davaların Hazine ve ilgisi yönünden ilgili kamu tüzel kişilerine karşı açılması gerekir. Dava dilekçesinde…

Anayasa Mahkemesi E: 2009/58 K: 2011/52 T: 17.3.2011

4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun 713. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “…yirmi yıl önce ölmüş …” ibaresinin Anayasa’nın 2., 10., 13., 35. ve 36. maddelerine aykırı olduğu İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesi İTİRAZIN KONUSU: 22.11.2001 günlü, 4721…

Anayasa Mahkemesi E: 2009/58 K: 2011/15 (YD) T: 17.3.2011

4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun 713. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “yirmi yıl önce ölmüş…” ibaresinin, Anayasa’nın 2., 10., 13., 35. ve 36. maddelerine aykırılığı savıyla iptaline ve yürürlüğünün durdurulmasına karar verilmesi YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI İSTEMİNDE BULUNAN: Ankara 11. Asliye Hukuk…

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 1999/592 K: 1999/786 T: 06.10.1999

Kazandırıcı zamanaşımı zilyedliğine dayalı tescil isteminin aynı zamanda imar ve ihya nedeniyle tescil talebi de içerir. Çekişmeli taşınmazın imar ihya yoluyla elde edinilen bir yer olduğunun belirlenmesi halinde dahi 3402 sayılı Kanunun 17/2 maddesinde öngörüldüğü üzere imar planı dışında olması…

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 2001/80 K: 2001/99 T: 07.02.2001

Tespit dışı bırakılan bir yerin Medeni Kanun ve Kadastro Kanununa göre tapuya tescil edilebilmesi için bu yer üzerindeki tasarruf ve zilyetliğin en erken tespit dışı bırakılma tarihinde başlayacağının kabulü ile tespit dışı bırakılma işleminin yapıldığı tarihten dava tarihine kadar 20…

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 1997/218 K: 1997/484 T: 04.06.1997

Kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı tescil isteminin aynı zamanda imara ihya nedeniyle tescil talebini de kapsadığının kabulü gerekir. Taraflar arasındaki "tescil" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Antalya Asliye 2. Hukuk Mahkemesi’nce davanın kabulüne dair verilen 18.10.1994 gün ve 1994/44-731 sayılı kararın…