3402 sayılı Kadastro Kanununun 16. maddesi hükmüne göre yol, meydan ve köprü gibi orta malları haritasında gösterilmekle yetinilir. Taşınmazın haritasında yol olarak gösterilmesi bir kadastro işlemi olup kadastro tutanağı düzenlenmediği için böyle bir işlem tesbit dışı bırakma işlemi niteliğindedir. Böyle bir yerin TMK.nun 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14 ve 17. maddesi hükümlerine göre tapuya tesciline karar verilebilmesi için Yargıtay’ın yerleşmiş kararlarına göre haritasında yol olarak gösterildiği tarihten itibaren 20 yıldan fazla süre ile koşullarına uygun olarak tasarruf edilmiş olması gerekmektedir.
Esat Bulut ve müşterekleri, müdahil Hasan Akkor ile Hazine ve Fakıllı Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının kabulüne dair Uşak Sulh Hukuk Hakimliğinden verilen 24.02.2005 gün ve 369/243 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacılar ve davalı Hazine vekilleri taraflarından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Davacılar, kadastro çalışmaları sırasında yol olarak paftasında gösterilen taşınmazın adlarına tapuya tesciline karar verilmesini istemişlerdir. 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16. maddesi hükmüne göre yol, meydan ve köprü gibi orta malları haritasında gösterilmekle yetinilir. Taşınmazın haritasında yol olarak gösterilmesi bir kadastro işlemi olup kadastro tutanağı düzenlenmediği için böyle bir işlem tesbit dışı bırakma işlemi niteliğindedir. Böyle bir yerin TMK.nun 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14 ve 17. maddesi hükümlerine göre tapuya tesciline karar verilebilmesi için Yargıtay’ın yerleşmiş kararlarına göre haritasında yol olarak gösterildiği tarihten itibaren 20 yıldan fazla süre ile koşullarına uygun olarak tasarruf edilmiş olması gerekmektedir.
Somut olayda tescil konusu taşınmaz 1996 yılında paftasında yol olarak gösterilmek suretiyle belirtilmiştir. Tespit dışı bırakılan veya paftasında yol olarak gösterilen bir yerin zilyetlik yoluyla kazanılabilmesi için tespit dışı bırakıldığı veya paftasında yol olarak gösterildiği tarihten itibaren 20 yıldan fazla süreyle koşullarına uygun olarak tasarruf edilmiş olması gerekir. Görülmekte olan davada taşınmazın paftasında yol olarak bırakıldığı tarihten 12.3.2003 dava tarihine kadar kazanma süresi ve koşulları geçmemiştir. Bundan ayrı öncesi yol olan veya kadastroca yol olarak bırakılan bir taşınmazın edinilebilmesi için güzergah değişikliği nedeniyle yol olmaktan çıkması veya terk edilmesi halinde kanunda belirtilen koşullar altında tasarruf edilmiş olması halinde mümkün olabilir. Taşınmaz yol olmaktan çıkarılmış olsa bile yukarıdaki açıklamalar karşısında kazanma süresi ve koşulları geçmemiştir. Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunmaktadır.
Davacılar vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Davacılar vekili, hükmü gerekçe yönünden temyiz etmiştir. Yukarıda yapılan açıklamalar karşısında davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda yapılan açıklamalar karşısında davacılar vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün HUMK.nun 428. maddesi hükmü uyarınca BOZULMASINA ve 16,20 YTL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 30.06.2005 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.