1. Anasayfa
  2. Yargıtay Kararları Kararları
  3. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E: 2005/6985 K: 2005/7632


Tescil konusu yer paftada dere olarak tespit dışı bırakılan bir yerdir. Komşu parsellerin kadastro tutanaklarındaki açıklamalara göre, dava konusu yer 1977 yılında tespit dışı bırakılan bir yerdir. Kadastro Müdürlüğünce cevap verilmemekle birlikte paftaya göre tescil konusu taşınmaz dere yatağıdır. Dereler kural olarak Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olup, aktif dere yatağı olmadığı veya etkisinde kalmadığının belirlenmesi halinde kazanılabilir.

(…) ile Hazine, Kavak Köyü Tüzel Kişiliği, dahili davalılar (…) ve müşterekleri aralarındaki tescil davasının kabulüne dair Delice Sulh Hukuk Hakimliğinden verilen 17.06.2005 gün ve 385/120 sayılı hükmün Yargıtay´ca incelenmesi davalı Hazine vekili ve dahili davalı (…) vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Davacı, kadastroca köy boşluğu niteliği ile tespit dışı bırakılan dava dilekçesinde mevkii ve sınırları yazılı taşınmazın adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Davalı (…), tescil konusu yerin kendisine ait olduğunu, diğer davalılar bir diyecekleri olmadığını bildirmişlerdir.

Mahkemece, 15.05.2003 günlü krokide A harfiyle gösterilen 285 m2 yerin davacı adına tapuya tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine vekili ve davalı (…) vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, kadastroca tespit dışı bırakılan taşınmazın TMK.nun 713/1. maddesi hükmü uyarınca tescili isteğine ilişkindir.

Komşu parsellerin kadastro tutanaklarındaki açıklamalara göre, dava konusu yer 1977 yılında tespit dışı bırakılan bir yerdir. Kadastro Müdürlüğünce cevap verilmemekle birlikte paftaya göre tescil konusu taşınmaz dere yatağıdır. Davacı, adına tespit ve tescil edilen 583 parselle birlikte dava konusu yeri 20 yıldan fazla süre ile koşullarına uygun olarak kullandığını ileri sürmüş, kardeşi davalı Süleyman dava konusu yerin kendisine ait olduğunu savunmuştur. Dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklar, davalı Süleyman´a ait olan bu yer üzerinde davacının zilyetliğinin bulunmadığını bildirmişlerdir. Bir yerin TMK.nun 713/1. maddesi hükmü uyarınca tapuya tesciline karar verilebilmesi için bu maddede yazılı koşulların oluştuğunun kanıtlanması gerekir. Tescil konusu yer paftada dere olarak tespit dışı bırakılan bir yerdir. Dereler kural olarak Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olup, aktif dere yatağı olmadığı veya etkisinde kalmadığının belirlenmesi halinde kazanılabilir. Bu yönde yapılan inceleme yetersiz ise de, yerel bilirkişi ve tanıklar davacının bu yer üzerinde zilyetliğinin bulunmadığını bildirmişlerdir. Bu durumda, taşınmazın niteliği kazanılmaya elverişli olsa bile kazanma koşulları kanıtlanmamış olmaktadır. Davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmiş olması doğru değildir.

Davalı Hazine vekili ile davalı (…) vekilinin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve 17,80 YTL peşin harcın istek halinde dahili davalı (…)´ye iadesine 17.11.2005 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.