1. Anasayfa
  2. Yargıtay Kararları Kararları
  3. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi Kararları

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E: 2005/9624 K: 2005/10566


Harman yerlerinin zilyetlikle kazanılmasının olanaksız bulunmasına karşın, köy boşluklarının koşullar oluşması halinde senetsizden edinilmesi mümkündür. Öncelikle kadastro tespiti sırasında taşınmazın niteliğinin ne olduğunun belirlenmesi, köy boşluğu olduğunun saptanması halinde 3402 Sayılı Yasanın 14.Türk Medeni Kanununun 713 ve 996 maddeleri uyarınca gerekli araştırmaların yapılması, ondan sonra bir karar verilmesi gerekirken eksik soruşturma ile karar verilmiş olması doğru değildir.

Taraflar arasında görülen davada; Davacı, Çayırpınar köyünde, köy boşluğu olan taşınmaza davalının bina yapmak suretiyle müdahale ettiğini ileri sürüp elatmanın önlenmesine ve yapıların yıkımına karar verilmesini istemiştir. Davalı, köy boşluklarının zilyetlikle kazanılabileceğini belirtip davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, çekişme konusu taşınmazı davalının bina yapmak suretiyle elattığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla tetkik hakimi Emine Küçüksözen’in raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü.

Dava elatmanın önlenmesi, yıkım isteklerine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm kurulurken çekişmeli taşınmazın keşfen saptanan değerine göre verilen hükmün kesin olduğuna değinilmiş, davalının temyiz talebi de hükmün kesin olduğu gerekçesiyle 24.5.2005 tarihli ek karar ile reddedilmiştir.

Halen yürürlükte bulunan HUMK.nun 427/2. maddesi hükmü dikkate alındığında taşınmaza ilişkin hükümler bakımından yasada öngörülen kesinlik sınırının uygulama olanağının bulunmadığı açıktır. Öyle ise, mahkemenin 24.4.2005 tarihli ek kararının ortadan kaldırılmasına karar verildikten sonra işin esasının incelenmesine geçildi.

Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; çekişme konusu taşınmazın 1973 yılında yapılan kadastro tespitinde köy boşluğu niteliği ile tespit dışı bırakıldığı, davalının bu yere ev yapıp, avlu olarak kullanmak suretiyle elattığı anlaşılmaktadır.

Davalı, dava konusu yerde zilyetliği bulunduğunu belirtirken, bir kısım tanıklar buranın harman yeri olduğunu ifade etmişlerdir. Harman yerlerinin zilyetlikle kazanılmasının olanaksız bulunmasına karşın, köy boşluklarının koşullar oluşması halinde senetsizden edinilmesi mümkündür. Bu durumda, taşınmazın niteliğinin belirlenmesinin önem taşıyacağı kuşkusuzdur.

Hal böyle olunca; öncelikle kadastro tespiti sırasında taşınmazın niteliğinin ne olduğunun belirlenmesi, köy boşluğu olduğunun saptanması halinde 3402 Sayılı Yasanın 14.Türk Medeni Kanununun 713 ve 996 maddeleri uyarınca gerekli araştırmaların yapılması, ondan sonra bir karar verilmesi gerekirken eksik soruşturma ile karar verilmiş olması doğru değildir. Davalının temyiz itirazları yerindedir kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 6.10.2005 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.