Son Yazılar

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E: 2003/3453 K: 2003/4228

El atmanın önlenmesi ve yıkım talepli davada, yapının değeri açıkça arazinin değerinden fazlaysa, iyiniyetli taraf uygun bir bedel karşılığında yapının ve arazinin tamamının veya yeterli bir kısmının mülkiyetinin malzeme sahibine verilmesini isteyebilir. Somut olayda, taşınmazı cebri icra yoluyla satın alan…

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E: 2003/2321 K: 2003/2547

Yasada "yıkımda aşırı zarar kavramı" tanımlanmış değildir. Bunun yanı sıra anılan kavram yönünden gerek öğretide gerekse yargısal uygulamada görüş birliği yoktur. Ancak, Medeni Kanunun 722/2 maddesinin uygulanmasında meydana getirilen binanın korunması hususundaki genel yararın gözardı edilemeyeceği kuşkusuzdur. Ne var ki…

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E: 2004/6856 K: 2004/9891

Her davada hakim muhik tazminat olarak salt temlik edilecek arsanın bedelini değil, gerektiğinde taşınmazının bir kısmını terk etmek zorunda kalan malikin özverisini düşünerek uzman bilirkişiden dava tarihine göre devredilen arsa bedeli yanında, geride kalan kısmın uğradığı değer kaybı varsa taşınmaz…

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E: 2010/395 K: 2010/1433

Türk Medeni Kanununun 724. maddesinde öngörülen "haksız" inşaattan kaynaklanan temliken tescil isteğinin savunma yoluyla dinlenilmesine olanak yoksa da, Türk Medeni Kanununun 725. maddesi gereğince taşkın inşaat nedeniyle temliken tescil isteğinin ayrı bir davaya konu edilebileceği gibi, taşınmaz maliki tarafından açılan…

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E: 2011/915 K: 2011/2698

Bir kimsenin başkasına ait olan kadastral çap kapsamına haksız yapılanması o kişinin iyiniyetli olarak kabul edilmesine engeldir. Gayrimenkul satış vaadi ile pay edinilmeden taşınmazda yapılanma hukuken korunmaz. Davalının taşınmazda sonradan gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile pay satın almış olması da…

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E: 2013/1066 K: 2013/1339

Aşırı zarar doğması sebebiyle yapı yıkılamadığı takdirde taşınmaz malikinin mamelekinde sebepsiz bir zenginleşme meydana geleceğinden, taşınmaz malikinin malzeme malikine (muhik) bir tazminat vermesi gerektiği, malzeme maliki iyiniyetli değilse tazminat miktarının, levazımın en az kıymetini geçemeyeceği, aynı Yasanın 723. maddesinde belirtilmiştir.…

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E: 2013/1058 K: 2013/4933

Taşkın yapıyla ilgili davaların kabul edilebilmesi Türk Medeni Kanununun 725. maddesinde öngörülen koşulların gerçekleşmesine bağlı olup, yapılanmada öncelikle yapı sahibi iyiniyetli değil ise, diğer koşulların araştırılmasına gerek yoktur. Bir kimsenin iyiniyetli olduğunun kabul edilebilmesi için Belediyeye, Tapu Sicil Müdürlüğü'ne veya…

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E: 2013/16926 K: 2014/2234

Çapa bağlı taşınmazlarda mülkiyetten kaynaklanan bir hakkı olmayan ve başkasının taşınmazına bilerek bina inşa eden davalı iyiniyetli olamayacağından Türk Medeni Kanununun 722, 723, 724 ve 725. maddelerinin olayda uygulama yeri bulamayacağı kuşkusuzdur. Ancak, davalıya ait yapının tamamı dava konusu 2…

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E: 2014/17185 K: 2016/5953

Türk Medeni Kanununun 722. vd. maddesinde düzenlendiği üzere; bina arazi malikinin rızası alınmaksızın iyiniyetli malzeme sahibi tarafından yapılmış ise, yıkılıp sökülmesi aşırı zarara yol açmadıkça arazi sahibi yıkılıp sökülmesini isteyebilir. Ne var ki, yasada aşırı zarar kavramı tanımlanmadığından, yasa koyucunun…

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E: 2014/14258 K: 2017/145

Kural olarak yıkımın aşırı zarar doğurup doğurmayacağının takdiri hakime aittir. Hakim takdir hakkını kullanırken elbette bilirkişinin ya da bilirkişilerin bildirdikleri teknik bilgilerden ve görüşlerinden faydalanacaktır. Ancak, vardıkları sonuç (fahiş zarar-aşırı zarar doğup doğmayacağı yönünden) 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 282.…

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E: 2013/5749 K: 2014/5818

Kadastro tespit tutanağında belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıl geçtikten sonra kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanılarak itiraz edilemez, dava açılamaz. Miras bırakanın ölümü ile tereke mirasçılara intikal eder ve terekenin açılmasıyla mirasçılar tereke üzerinde…

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E: 2012/16121 K: 2013/4440

Ehliyetsizlik ve muris muvazaası hukuksal nedenlerine dayalı tapu iptal ve pay oranında tescil isteğine ilişkin olarak açılan davada dava dışı mirasçı kişi tarafından açılmış dava bulunmadığı ve davacı tarafından tüm mirasçılar adına tescil talep edilmediği halde, istek aşılarak mirasçı dava…

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E: 2013/2881 K: 2013/4364

Mahkemece son kayıt maliki davalının iyiniyetli olduğu sonucuna varılmış ise de tanık anlatımlarından davalının diğer davalıya ait işyerinde çalıştığı anlaşılmakta olup dosyaya ibraz edilen ve davalılar tarafından açıkça itiraz edilmeyen fotoğrafların da bu olguyu doğruladığı görülmektedir. O halde, son kayıt…

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E: 2014/19395 K: 2017/762

Muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı davalar, miras bırakanın muvazaalı sözleşme ile taşınmazı devrettiği kişi, onun mirasçısı ya da muvazaalı yahut kötü niyetli olarak taşınmazı devralan ikinci ve sonraki el durumunda bulunan kişiler aleyhine açılabilir. Bu durumda dava konusu taşınmazların, kadastro…

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E: 2011/4252 K: 2011/8340

Dava konusu temliklerin gerçekleştirdiği tarihte murisin gözetmediği başkaca mirasçısı yoktur. Davacı ile bu temliklerden sonra evlenmiştir. Bir başka ifadeyle temlik tarihinde davacının mirasçılık sıfatı yoktur ve aynı tarihte temlikte bulunmadığı başka bir mirasçısının varlığı söz konusu olmadığına göre yapılan temlik…

Yargıtay 1.  Hukuk Dairesi E: 1997/10570 K: 1997/11956

Muvazaalı işlem geçersiz olup hiçbir hüküm ve sonuç doğurmaz. Ayrıca belirli bir sürenin geçmesiyle veya tarafların olurları (rızaları) ile geçerli hale gelemez. Mahkemece kendiliğinden (resen) göz önünde tutulur. Bu itibarla muvazaa nedenine dayanılarak, her zaman dava açılabilir. Açılan dava sonunda…

Yargıtay 1.  Hukuk Dairesi E: 2007/13020 K: 2008/3383

Yenilik doğurucu davaların kadastro mahkemesinin görevine girmediği tartışmasızdır. Oysa muris muvazaası hukuksal nedeniyle açılan davalar mülkiyet hukuku ile ilgili olup, sonucu itibariyle verilen hükümler yenilik doğurucu değil, açıklayıcı nitelik taşırlar. O halde taşınmazın tutanağının düzenlenmesiyle 3402 sayılı Yasa'nın 25. maddesi…

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E: 2011/3137 K: 2011/8013

Mahkemece, çekişme konusu taşınmazın murisin öldüğünü bilen eşi vekil Hatice tarafından mal kaçırmak amacıyla düşük bedelle davalıya temlik edildiği, davalının iyi niyetli olmadığı, muris muvazaasının sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Türk Medeni Yasasının 28. maddesi uyarınca, ölümle şahsiyet…

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E: 2011/10433 K: 2012/2385

Çekişme konusu taşınmazların öncesinde tapusuz ve miras bırakana ait olduğu, onun tarafından bağışlanması sebebiyle kadastro tespitinin davalı adına yapılarak kesinleşmesi ile çap kaydının oluştuğu sabittir. Muris tarafından yapılan tasarruf, mülkiyeti davalıya geçiren işlemlerden ise de; böylesi bir durumda 1.4.1974 tarih…

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E: 2013/5279 K: 2013/8683

Dava dışı İbrahim'in miras bırakanın tek erkek çocuğu olduğu, eşi ve çocuklarıyla birlikte babası miras bırakanın yanında kaldığı, alım gücünün bulunmadığı, miras bırakanın satım ihtiyacının olmadığı dosya kapsamı ve tanık beyanlarından anlaşılmaktadır. O halde, ilk satış işleminin muvazaalı olduğu hususu…

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E: 2011/4252 K: 2011/8340

Temlikleri gerçekleştirdiği tarihte mirasbırakanın gözetmediği başkaca mirasçısı yoktur. Bir başka ifadeyle temlik tarihinde davacının mirasçılık sıfatı yoktur ve aynı tarihte temlikte bulunmadığı başka bir mirasçısının varlığı söz konusu olmadığına göre yapılan temlik bakımından murisin iradesinin mal kaçırma amaçlı ve muris…