İmar ve ihya olgusu yeterince araştırılmamıştır. Bu nedenle bu yere ait paftanın da bulunduğu yerden getirtilerek dosya arasına konulması, yerel, teknik ve ziraatçi uzman bilirkişi aracılığı ile yeniden keşif yapılarak paftanın mahalline uygulanması, yerel bilirkişi ve tanıklardan imar – ihyanın hangi tarihte başladığının, imar – ihya olgusunun ne şekilde ve suretle gerçekleştirildiğinin ve tamamlandığı tarihin ayrıntılı olarak sorulup açıklığa kavuşturulması, imar – ihyanın tamamlandığı tarihten dava tarihine kadar kazanma süresi ve koşullarının geçip geçmediğinin, taşınmazın konumunun ve niteliğinin belirlenmesi, bu yerin teknik bilirkişi tarafından krokili raporunda işaretlenip gösterilmesi, ziraatçi uzman bilirkişiden imar – ihya koşullarını da irdeleyen ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınması, toplanan deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir.
Hikmet Koçak ile Kalın Belediye Başkanlığı ve Hazine aralarındaki tescil davasının kabulüne dair Yıldızeli Asliye Hukuk Hâkimliğinden verilen 27.04.2005 gün ve 62/69 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Davacı, satın alma ve kazanmayı sağlayan zilyetlik nedeniyle dava dilekçesinde mevkii ve sınırları belirtilen taşınmazın adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı Hazine temsilcisi, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Davalı Belediye Başkanlığı, yargılama oturumlarına katılmamış, cevap ve delil bildirmemiştir.
Mahkemece, kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapusuz taşınmazın TMK.nun 713/1. maddesi hükmü uyarınca tescili isteğine ilişkindir.
Davacı, satın alma ve eklemeli zilyetliğe dayanarak tescil isteğinde bulunmuştur. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre aşağıda belirtilen hususlar dışında davalı Hazine vekilinin diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Davacı dava dilekçesindeki açıklamaya göre salt zilyetliğe dayanarak tescil isteğinde bulunmuştur. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre dava konusu taşınmaz 1974 yılında yapılan tapulama çalışmaları sırasında dağ, tepe, taşlık, kayalık ve boşluk türü yerlerden olduğundan bu nedenle tespit dışı bırakılan bir yerdir. Bu tür yerler 3402 sayılı Kadastro Kanununun 17. maddesi hükmü uyarınca ancak para ve emek harcanmak suretiyle imar ve ihya edildikleri taktirde kazanılabilir. İmar ve ihya olgusu yeterince araştırılmamıştır. Bu nedenle bu yere ait paftanın da bulunduğu yerden getirtilerek dosya arasına konulması, yerel, teknik ve ziraatçi uzman bilirkişi aracılığı ile yeniden keşif yapılarak paftanın mahalline uygulanması, yerel bilirkişi ve tanıklardan imar – ihyanın hangi tarihte başladığının, imar – ihya olgusunun ne şekilde ve suretle gerçekleştirildiğinin ve tamamlandığı tarihin ayrıntılı olarak sorulup açıklığa kavuşturulması, imar – ihyanın tamamlandığı tarihten dava tarihine kadar kazanma süresi ve koşullarının geçip geçmediğinin, taşınmazın konumunun ve niteliğinin belirlenmesi, bu yerin teknik bilirkişi tarafından krokili raporunda işaretlenip gösterilmesi, ziraatçi uzman bilirkişiden imar – ihya koşullarını da irdeleyen ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınması, toplanan deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir.
Bundan ayrı; dosyadaki hükme dayanak yapılan krokili raporun uygulama kabiliyeti bulunmamaktadır. TMK.nun 713/7 fıkrası gereğince karara uzmanı tarafından düzenlenmiş teknik bilgileri içeren kroki eklenmelidir. Kabulüne karar verilen taşınmaz bölümünün pafta üzerindeki yerinin teknik bilirkişi tarafından düzenlenecek krokili raporda açıkça ve ölçekli olarak belirlenip gösterilmesi, krokili raporun infaza elverişli nitelikte olması gerekir.
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle ve HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.11.2005 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.