Görsel Yok

Danıştay 6. Dairesi E: 2015/9809 K: 2016/1943 T: 20.4.2016

Nisan 6, 2024 Suat Şimşek 0

Bir alanın “Riskli Alan” olarak ilan edilebilmesi için üzerindeki yapılaşma sebebiyle can ve mal kaybına yol açma riski taşıma sebebinin mutlaka yapıların fiili durumları incelendikten sonra hazırlanacak teknik bir rapor ile ortaya konulması gerekecektir. Riski alan kararı iptal edilirse acele kamulaştırma kararının da iptali gerekir. Devamını Oku

Görsel Yok

Danıştay 6. Dairesi E: 2016/4016 K: 2017/8357 T: 26.10.2017

Nisan 6, 2024 Suat Şimşek 0

Uyuşmazlıkta, acele kamulaştırmaya yönelik Bakanlar Kurulu kararının dört ayrı sebebe dayalı bulunduğu; bu dört sebebin birlikte, birbirleriyle koordineli bir biçimde, altyapıları da ele alınmak suretiyle ve bir an önce uygulamaların gerçekleştirilebilmesi için acele kamulaştırma kararının alındığı ve bu haliyle Kamulaştırma Kanununda öngörülen acelelik halinin dava konusu Bakanlar Kurulu kararı yönünden gerçekleşmiş bulunduğu görülmektedir. Devamını Oku

Görsel Yok

Danıştay 6. Dairesi E: 2016/4014 K: 2017/1509 T: 8.3.2017

Nisan 6, 2024 Suat Şimşek 0

2942 sayılı Kanunun 27. maddesi incelendiğinde, kamulaştırma işlemlerinde öngörülen yöntemlerin bir kısmının uygulanmayarak taşınmaza acele el konulabilmesi yolu istisnai olarak başvurulabilecek bir yöntem şeklinde düzenlendiğinden, madde hükmü ile üç durumda acele kamulaştırma yolu ile taşınmaza el konulmasına olanak tanınmıştır. Bu koşullardan ikisinde üstün kamu yararının ve kamu düzeninin korunmasının gerçekleştirilmesi amacıyla acele kamulaştırma yoluna gidilebileceği belirtilmiştir. Bu kapsamda, üçüncü koşul olan aceleliğine Bakanlar Kurulunca karar verilebilmesi için de kamu yararı ve kamu düzenine ilişkin olma halinin maddede yer alan diğer iki koşula paralel nitelik taşıması gerekmektedir. Devamını Oku

Görsel Yok

Danıştay 6. Dairesi E: 2016/3114 K: 2020/9585 T: 15.10.2020

Nisan 6, 2024 Suat Şimşek 0

Transfer kavramının ismen 6306 sayılı Kanuna ve çeşitli mevzuata girdiği görülmekte ise de; kamulaştırma yöntemine alternatif olarak kabul edilen bu yöntemin, başta İmar Kanunu olmak üzere yasa ile özel olarak tanımlanması ve hüküm altına alınması gerektiği ve bu kavramın uygulanmasına ilişkin esasların da yine yasal mevzuatta düzenlemesi gerektiği açıktır. Buna uygun olmayan plan notunun iptali gerekir. Devamını Oku

Görsel Yok

Danıştay 6. Dairesi E: 2016/1311 K: 2020/9725 T: 20.10.2020

Nisan 6, 2024 Suat Şimşek 0

İmar hakkı transferi kavramının ismen çeşitli mevzuata girdiği görülmekte ise de; kamulaştırma yöntemine alternatif olarak kabul edilen bu yöntemin, başta İmar Kanunu olmak üzere yasa ile özel olarak tanımlanması ve hüküm altına alınması gerektiği ve bu kavramın uygulanmasına ilişkin esasların da yine yasal mevzuatta düzenlemesi gerektiği açıktır. Devamını Oku

Görsel Yok

Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E: 1992/13835 K: 1993/328 T: 22.01.1993

Aralık 17, 2023 Suat Şimşek 0

KMK. md. 3/2’ne göre her ne kadar bağımsız bölümlere tahsis edilen arsa paylarındaki değişiklik yapılması mümkünse de, bu değişikliğin tek nedeni, arsa paylarının bağımsız bölümlerin değerleri ile oransız olarak kat mülkiyetine geçildiği haldir. Genel giderlere katılma payının fazla olduğu gerekçesiyle arsa paylarının yeniden düzenlenmesini isteyemez. Devamını Oku

Görsel Yok

Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E: 2002/6543 K: 2002/7438 T: 01.07.2002

Aralık 17, 2023 Suat Şimşek 0

Yasanın bu açık hükmüne göre arsa paylarının düzeltilmesine ilişkin davalarda değerlendirmenin, kat irtifakının kurulduğu tarih, doğrudan kat mülkiyetine geçilmiş ise bu tarih esas alınarak yapılması, sonradan Yasanın 44.maddesi uyarınca yeni bağımsız bölüm ilavesi dolayısıyla arsa payları tekrar düzenlenmiş olması durumunda ise bu düzenlemenin yapıldığı tarihin esas alınması gerekir. Devamını Oku

Görsel Yok

Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E: 2002/7706 K: 2002/8323 T: 19.09.2002

Aralık 17, 2023 Suat Şimşek 0

Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarında arsa paylarını bizzat hazırlayıp bilerek bunun tapuya tescilini sağlayan malik veya paydaşların sonradan arsa paylarının yanlışlığına dayanarak dava açmalarının iyiniyet kuralları ile bağdaşmadığı kabul edilmekte ise de kat mülkiyeti kurulduktan sonra malik olanlar ile kuruluşunda bizzat hazır bulunup tapuda imzası olmayan kat maliklerinin yasanın yukarda açıklanan hükmüne dayalı olarak arsa paylarındaki yanlışlığın düzeltilmesini mahkemeden isteyebilecekleri kabul edilmektedir. Devamını Oku