Son Yazılar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E: 2005/4448 K: 2005/5196

Kayıt maliki hiç mirasçı bırakmadan ölmüş ise TMK.nun 501. maddesi hükmü uyarınca son mirasçı sıfatıyla davanın Hazineye yöneltilmesi doğru ise de, davanın köye karşı açılmasının yasal bir dayanağı ve usulen de bir zorunluluk bulunmamaktadır. Kayıt maliklerinin mirasçılık belgesini almak üzere…

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E: 2005/3028 K: 2005/5462

Kural olarak mütegayyip eşhastan Hazineye kalan taşınmazların zilyetlik yoluyla kazanılması mümkün değildir. Ancak, bu nitelikteki taşınmazların iskan çalışması sonucunda dağıtıma tabi tutulması durumunda kazanma şartlarının tamamlanması ile zilyetlik yoluyla kazanılması mümkündür. Muammer Özbek ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil…

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E: 2005/4451 K: 2005/4929

3402 sayılı Kadastro Kanununun 16. maddesi hükmüne göre yol, meydan ve köprü gibi orta malları haritasında gösterilmekle yetinilir. Taşınmazın haritasında yol olarak gösterilmesi bir kadastro işlemi olup kadastro tutanağı düzenlenmediği için böyle bir işlem tesbit dışı bırakma işlemi niteliğindedir. Böyle…

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E: 2005/4644 K: 2005/5048

Bu tür uyuşmazlıklarda kadastro paftasından yararlanmak suretiyle taşınmazın niteliğinin belirlenmesi gerekir. Paftaya ters düşen cevaba itibar edilmemesi gerekir. Az öncede açıklandığı üzere tescili istenen taşınmaz bölümleri sokak olarak paftada gösterilen yerlerdir. Paftadaki bu belirleme 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16. maddesindeki belirlemelere…

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E: 2005/7264 K: 2005/8561

Kural olarak, paftada yol ve benzeri niteliklerle gösterilen, ancak hakkında tutanak düzenlenmeyen ve aktif (halen kullanılan) yol olmayan bu ve benzeri taşınmazların kazanmayı sağlayan zilyetlikle edinilebilmeleri için paftasında yol olarak gösterildiği 05.05.2000 tarihinden davanın açıldığı tarihe kadar 20 yıllık kazanma…

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E: 2005/2937 K: 2005/3512

Toplanan deliller ve tüm dosya içeriğinden davaya konu yerin 1967 yılında yapılan tapulama çalışmalarında paftasında yol olarak bırakıldığı ve halen aktif yol olduğu saptanmıştır. Böyle bir yerin imar-ihya ve olağanüstü zamanaşımı zilyetliğiyle kazanılması olanaklı değildir. Bu durumda, davanın reddine karar…

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E: 2005/8485 K: 2006/20

Dere boşlukları Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki kamu mallarındandır. Böyle bir yerin kazanılabilmesi için derenin aktif yatağı ve etki alanında kalmaması gerekir. Dere boşluğu niteliğiyle tespit dışı bırakılan bir yer kural olarak TMK.nun 715. maddesinde düzenlenen Devletin hüküm ve tasarrufu…

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E: 2005/6926 K: 2005/6843

3402 sayılı Kanunun 17/son maddesine göre; İl, ilçe ve kasabaların imar planının kapsadığı alanlarda kalan taşınmaz mallarda 3402 sayılı Kanunun 17. maddesi uygulanamayacaktır. Bu nedenle taşınmazın bulunduğu yerin imar planı kapsamına alındığı tarih önem arz etmektedir. Taşınmazın net bir biçimde…

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E: 2005/4226 K: 2005/4720

Kadastro dışı bırakma işleminde, taşınmazın geometrik durumu belirlenmediğinden bir tespit işlemi değil ise de, görevlilerce bir yerin tescile tabi olmadığı saptanarak hukuksal durum belirlenmiş olduğundan yapılan bu işlem, bir kadastro işlemidir. Yargıtay´ın kararlılık kazanan uygulamalarına göre; tespit dışı bırakılan bir…

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E: 2005/5738 K: 2005/6258

Kural olarak ekilemez arazi niteliğiyle tespit dışı bırakılan bir yer imar ve ihya edilmedikçe kazanılamaz. Komşu parsellere ait belgelere göre, bu yer ekilemez arazi, cadde ve hali olan bir yerdir. Bu nedenle yerel bilirkişi ve tanıkların tasarruf yönündeki beyanları kazanma…

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E: 2005/5308 K: 2005/7602

Tapu kütüğünden malikin kim olduğunun anlaşılamaması hali; taşınmaz malın sahibinin kim olduğunun bilinmesine yarayacak gerekli belgenin tapu sicilinden çıkarılmasının imkansız olması ve genel olarak gerekli dikkati gösteren herkesin malikin kim olduğunu anlayamayacağı hallerde tapu siciline yazılı malikin bilinmediğinin kabulü gerekir.…

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E: 2005/6985 K: 2005/7632

Tescil konusu yer paftada dere olarak tespit dışı bırakılan bir yerdir. Komşu parsellerin kadastro tutanaklarındaki açıklamalara göre, dava konusu yer 1977 yılında tespit dışı bırakılan bir yerdir. Kadastro Müdürlüğünce cevap verilmemekle birlikte paftaya göre tescil konusu taşınmaz dere yatağıdır. Dereler…

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E: 2005/5308 K: 2005/7602

Medeni Kanunun 713. maddesinde yer alan tapu kütüğünden malikin kim olduğunun anlaşılamaması hali; taşınmaz malın sahibinin kim olduğunun bilinmesine yarayacak gerekli belgenin tapu sicilinden çıkarılmasının imkansız olması ve Yargıtay içtihatlarına göre genel olarak gerekli dikkati gösteren herkesin malikin kim olduğunu…

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E: 2005/5609 K: 2005/6411

Kadastroca tespit dışı bırakılan taşınmazın TMK.nun 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmü uyarınca tescili isteğine ilişkindir. TMK.nun 713/3. maddesi hükmüne göre bu tür davaların Hazine ve ilgisi yönünden ilgili kamu tüzel kişilerine karşı açılması gerekir. Dava dilekçesinde…

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E: 2000/669 K: 2000/1454

Tapu kaydının Belediye Encümeni Kararı ile 3194 sayılı İmar Yasasının 18. maddesi uyarınca hamur kuralı uygulanmak suretiyle oluşması halinde, bu idari işlem iptal ettirilmediği sürece de adli yargıda açılan tapu iptali davasına düzenleme olanağı yoktur. Ancak, taşınmazın tapu siciline kaydedilmesine…

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E: 1996/9378 K: 1997/4125 T: 26.06.1997

Tapusuz mallara ilişkin satış vaadi, gerçek anlamda bir gayrimenkul satış vaadi sözleşmesini teşkil etmez. Ancak, geçerli olmasına da engel değildir. Zira, tapusuz taşınmazlara ilişkin satımın gerçek hukuksal niteliği zilyetlik hakkının devri amacını güden satımdan ibarettir. Bu sebeple davacının dayanağı olan…

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E: 2018/9287 K: 2018/11519

Öğretide ve Yargıtay'ın devamlılık gösteren uygulamalarında, taşınmaz hakkında derdest ortaklığın giderilmesi davasının, kentsel dönüşüm uygulamasının ya da kamulaştırma işleminin bulunması gibi istisnai durumlarda muhdesatın tespiti davasının açılmasında güncel hukuki yararın bulunduğu kabul edilmektedir. Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada…

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E: 2014/24171 K: 2016/6157 T: 6.4.2016

Davacı sağ eşe konut üzerinde intifa ve oturma hakkının tanınması için; aile konutu olması, mal rejiminin ölümle sona ermesi ve sağ eşin katılma alacağının bulunması gerekir. Sağ eşin katılma alacak miktarı, iddia ve savunma doğrultusunda, aynı mahkemece yukarda açıklanan ilke…

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E: 2013/1871 K: 2013/14384 T: 7.10.2013

Davacı, meskende eşiyle birlikte oturduklarını, aile konutu olduğunu, çocuğunun bulunmadığını ve başkaca oturacak evi olmadığını ileri sürerek Türk Medeni Kanunu'nun 240. maddesi gereğince, evlilik birliği içerisinde edindikleri başkaca taşınmazların da tasfiyesinin sağlanmak suretiyle katılma alacağı göz önünde bulundurularak konutun mülkiyetinin…

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E: 2016/21737 K: 2017/427

Katılma alacağı, 01.01.2002 tarihinde yürürlüğe giren TMK uyarınca; eklenecek değerlerden ve denkleştirmeden elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere, eşin edinilmiş mallarının toplam değerinden, bu mallara ilişkin borçlar çıktıktan sonra kalan artık değerin yarısı üzerindeki diğer eşin alacak hakkıdır. Dairemiz…

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E: 2016/13151 K: 2017/7920 T: 30.5.2017

Mal ayrılığı rejiminde, mal rejiminin tasfiyesi isteğinde bulunan eşe tanınan hak ayni olmayıp, şahsi alacak hakkı niteliğinde katkı payı alacağı niteliğindedir. DAVA: Taraflar arasında görülen ve yukarda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece karar verilmesine yer olmadığına dair kararın davalı…