Son Yazılar

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E: 1993/3855 K: 1993/10355 T: 30.9.1993

Kadastro mahkemelerinin hangi hallerde davada taraf olmayan kişiler yararına tescil kararı verebileceği Kadastro Kanunu md. 30’da sınırlı olarak sayılmıştır. Taraflar arasındaki tespite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda, davanın reddine ilişkin verilen hüküm davacı Hazine tarafından süresi içinde temyiz edilmekle;…

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E: 1995/1504 K: 1995/1681 T: 21.3.1995

Hazine, çekişmeli taşınmazın öncesinin mera olduğunu ileri sürdüğü takdirde yöntemine uygun mera araştırması yapılmalı; taşınmazın bulunduğu yer ve yöre ile ilgili mera tahsis kararı ve kaydı olup olmadığı sorulmalı ayrıca davanın sonucundan yararı bulunmayan komşu mahalle ve köylerden çekişmeli taşınmazı…

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E: 1995/3277 K: 1995/3564 T: 30.5.1995

Taşınmazın kaçak ve yitik kişilerden kalmadığı tespit edilirse, hazine adına olan tapu kaydına değer verilmeyip, tapu kaydından geriye doğru zilyet yararına yasal koşulların gerçekleştiğinin saptanması halinde zilyet adına tescili sağlanır. Taraflar arasındaki tespite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda, davanın…

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E: 1995/7013 K: 1995/7148 T: 5.12.1995

Mahkemece, kesin önel gereğinin davacı tarafından yerine getirilmemesi sebebiyle kanıtlanamayan davanın reddi gerekirken yeniden dava açma olanağı sağlayacak biçimde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi isabetsizdir. Taraflar arasındaki tespite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda; davanın açılmamış sayılmasına ilişkin verilen hüküm…

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E: 1995/5343 K: 1995/7257 T: 7.12.1995

Mahkemece, çekişmeli taşınmazların mevcut tasarruf krokilerinden yararlanmak ve bu krokileri komşu taşınmazlarla beraber değerlendirerek taraflar arasındaki ortak sınırı saptayarak hüküm vermek gerekir. K: ile Ş. aralarındaki dava hakkında P. Kadastro Mahkemesi’nden verilen 20.12.1993 gün ve 1992/88 1993/137 sayılı hüküm dairemizin…

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E: 1995/6810 K: 1995/7291 T: 11.12.1995

Tapu kayıtlarının çatışmasından doğan kadastro tespiti uyuşmazlıklarında, önceki tarihli ve geçerli hukuki sebebe dayalı ve tespit tarihine kadar da geçerliliğini koruyan tapu kaydı esas alınarak hüküm verilmelidir. Taraflar arasındaki tespite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda; davanın reddine ilişkin verilen…

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E: 1996/574 K: 1996/458 T: 31.1.1996

Taşınmaz orman sayılan yerlerden değilse, zilyetliğe dayalı mülk edinme koşullarının varlığı tanık, bilirkişi beyanları, komşu parsellerin kadastro tutanakları da göz önüne alınarak, kapsamlı bir inceleme ile karar verilmelidir. Taraflar arasındaki tespite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda; davanın reddine ilişkin…

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E: 1996/2652 K: 1996/2617 T: 20.5.1996

Taraflar arasındaki tespite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda müşterek mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda, uyuşmazlığın davacının payı ile sınırlı olarak çözülmesi gerekir. Taraflar arasındaki tespite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne ilişkin verilen hüküm davalılardan Hazine tarafından süresi…

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E: 1996/2307 K: 1996/3001 T: 5.6.1996

Yeniden yapılan kadastro sırasında tapu payı bulunmayan davacı, harici satın alma ve on yılı aşan zilyetliğe dayanarak tapunun, adına tescilini isteyemez. Taraflar arasındaki tespite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne ilişkin verilen hüküm davalı M... mirasçıları tarafından süresi…

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E: 1996/2306 K: 1996/3008 T: 5.6.1996

Taşınmaza incir ağaçları dikilmesi ve yetiştirilmesi koşuluyla taşınmazın yarı mülkiyetinin davacıya, kalan yarısının ise kayıt malikine ait olacağına ilişkin noter sözleşmesi, yenilik doğurucu bir hak içerdiğinden, kadastro mahkemesinin görevi dışındadır. Taraflar arasındaki tespite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda; davanın…

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E: 1996/2945 K: 1996/3061 T: 10.6.1996

Yasaya uygun biçimde verilmiş bağlayıcı bir kesin önelin varlığını kabul etme olanağı bulunmayan hallerde, kesin önelin yerine getirilmediğinden söz edilerek, davanın reddine karar verilmesi isabetsizdir. Taraflar arasındaki tespite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda; davanın reddine ilişkin verilen hüküm davacı…

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E: 1996/6108 K: 1996/6103 T: 25.11.1996

Taşınmaz mala ait harca esas son beyan dönemi emlak vergisi değeri merciinden sorulmamış ve meşruhatlı davetiyede ödenmesi gereken dava harcı miktarı belirtilmemişse; usulüne uygun verilmiş, tarafları bağlayıcı bir kesin önelin varlığı kabul edilemez. Taraflar arasındaki tespite itiraz davası üzerine yapılan…

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E: 1997/5251 K: 1997/5025 T: 16.10.1997

Tespit tarihine kadar 50 yılı aşkın süredir, kayıt maliki ve mirasçılarının çekişmeli taşınmaza hiç zilyet olmayıp, köy tüzel kişiliği zilyet olduğundan ve yasal bir engel bulunmadığından, taşınmazın köy tüzel kişiliği adına tapuya tescili gerekir. Taraflar arasındaki tespite itiraz üzerine yapılan…

Yargıtay 17.Hukuk Dairesi E: 1998/2118 K: 1998/2067 T: 11.5.1998

Tüzel kişiliği olmayan mahalle muhtarlığının aktif dava ehliyeti bulunmadığından, tespitin düzeltilmesi amacıyla açtığı davanın reddi gerekir. Taraflar arasındaki tespite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne ilişkin verilen hüküm davalı Hazine tarafından süresi içinde temyiz edilmekle; dosya incelendi, gereği…

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E: 1998/5567, K: 1998/5633

Milli park alanında kaldığı anlaşılan taşınmazın zilyedlikle kazanılmasına olanak yoktur. Ayrıca kıyı kenar çizgisinin belirlendiği bu kararın tebliğ olunmadığı ve böylece kıyı kenar çizgisinin belirlenmesine ilişkin kesinleşmiş idari yargı kararı bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda kıyı kenar çizgisinin mahkemece belirlenmesi zorunludur.…

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E: 1995/91 K: 1995/701 T: 09.02.1995

Taşınmazın bulunduğu yörede orman tahdidi yapılmadığı ve sınırda da eylemli durumda orman bulunduğuna göre, kayıt miktar fazlası olan taşınmazın ormana elatmak suretiyle elde edildiğinin kabulü zorunludur. Orman sayılan yerlerin zilyetlikle iktisabı mümkün olmadığından sürdürülen zilyetlik hukuki değer taşımaz. Resmi kayıt…

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E: 1992/15420 K: 1993/3008 T. 16.3.1993

Uyuşmazlık konusu taşınmazın kadim  köy merası olduğu hakkında belirtmelik tutanağında imzası bulunan muhtarın bu beyanı halefiyet yoluyla mirasçılarını da bağlar. Taraflar arasındaki tespite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne ilişkin verilen hüküm davalı Hazine tarafından süresi içinde temyiz edilmekle;…

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E: 1992/210 K: 1992/9728 T. 5.11.1992

Mera aidiyeti ile ilgili, yenilik doğurucu bir hüküm  gerektirir davaya, kadastro mahkemelerinde bakılamaz. Taraflar arasındaki tespite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda, davanın reddine ilişkin verilen hüküm davacılar K: ve H. Köyü tüzel kişilikleri tarafından süresi içinde temyiz edilmekle; dosya incelendi,…

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E: 1995/1504 K: 1995/1681 T. 21.3.1995

Hazine, çekişmeli taşınmazın öncesinin mera olduğunu ileri sürdüğü takdirde yöntemine uygun mera araştırması yapılmalıdır. Taraflar arasındaki tespite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne ilişkin verilen hüküm davalı Hazine tarafından süresi içinde temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: Kadastro…

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E: 1996/1050 K: 1996/1129 T. 4.3.1996

Kamu orta malı niteliğindeki, mera olduğu belirlenen taşınmazın mera olarak sınırlandırılıp özel siciline yazılması gerekir. Taraflar arasındaki tespite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne ilişkin verilen hüküm davalı Hazine tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi gereği düşünüldü:…

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E: 2003/3509 K: 2003/4529 T.15.5.2003

Dört tarafı mera ile çevrili olan bir yerin öncesinin mera olduğunun kabulü gerekir; aksinin kabulü halinde mera bütünlüğünün bozulması kaçınılmaz olacaktır; eylemli duruma aykırı düşen bilirkişi ve tanık sözlerine değer verilemez; köy muhtarlıkları hariç diğer kamu kurum ve kuruluşlarının zilyetliğe…