Son Yazılar

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E: 2005/8796 K: 2005/9258 T:4.10.2005

Dava konusu taşınmaz kadastroca, iki ayrı tapu kaydının varlığından söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiş olup sorunun, 3402 sayılı Yasa'nın 30/2. maddesi uyarınca çözümlenmesi gerekir. Taraflar arasındaki tespite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda, davanın reddine ilişkin…

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E: 1994/3839 K: 1994/5405 T: 14.6.1994

Harici satışın yapıldığı tarih ile elatmanın önlenmesi davasının açıldığı tarihe kadar geçen on yıllık sürede davalıların malik sıfatıyla aralıksız ve çekişmesiz zilyet bulunmaları ve kadastro tapu kaydı hukuki değerini yitirip, harici satış geçerlilik kazanır. Taraflar arasındaki tespite itiraz davası üzerine…

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E: 1994/2543 K: 1994/8107 T: 19.10.1994

İmar mevzuatına aykırı olarak toplu binalar inşa edilmesi halinde tapuya paydaş olan kimseler adına, pay oranları ve fiili kullanma durumlarına göre tespit yapılır. Taraflar arasındaki tespite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne ilişkin verilen hüküm davalı N. (Z.…

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E: 1994/9248 K: 1994/10444 T: 26.12.1994

Mübadil Rum bölgesinde bulunan taşınmaz, hazine tarafından tevzi ya da tahsis edilmediği takdirde, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yolu ile kazanılamaz. Taraflar arasındaki tespite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne ilişkin verilen hükmün davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmekle; dosya…

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E: 1995/3440 K: 1995/3597 T:3.4.1995

İmar planı uygulaması gereği, bir taşınmazın diğer bir taşınmaza şuyulandırılması kararının kesinleşip kesinleşmediğinin saptanması, kesinleşmişse kesin kararın tapuya intikali için yetkililere süre verilmesi ve müşterek mülkiyet hükümlerine tabi parsel kaydının tapudan getirilerek incelemenin o parselin oluşumundaki paydaş ve pay oranları…

Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E: 2002/2123 K: 2002/3467 T: 29.4.2002

Somut olayda yapılacak iş, veraset ilamı ile mirasçıları belirlemek, mirasçı olmadığı anlaşılan kişilerin zilyetlik sürelerinin başlangıç ve sürdürülüş biçimleri ile zilyet oldukları yerleri belirlemek, lehlerine kanuni şartların gerçekleşip gerçekleşmediğini belirlemek, hak sahiplerini ve pay miktarlarını tespit etmek, keşfi izlemeye elverişli…

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E: 2004/2818 K: 2004/3070 T:11.3.2004

Kesin hüküm olumsuz dava koşullarından olup, kesin hükmün varlığı halinde başkaca delil aranmasına da gerek yoktur; ilamlar taraflarını ve haleflerini bağlar, kesin hükmün varlığı halinde davacının medeni yasanın eski 931 yeni 1023 maddelerinin koruyuculuğundan yararlanamaz. Taraflar arasındaki tapu iptali ve…

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E: 2004/189 K: 2004/1622 T:12.2.2004

Genel harman yerlerinin zilyetlikle iktisap edilemeyeceğinden zilyetlik süresi neye ulaşırsa ulaşsın zilyet yararına bir hak sağlamaz; hal böyle olunca mahkemece davanın reddine ve taşınmazın 3402 sayılı kanunun 16.m. uyarınca genel harman yeri olarak sınırlandırılmasına karar vermek gerekir. Kadastro sırasında 191…

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E: 1999/1266 K: 1999/1660 T: 5.4.1999

Davacı tarafından taşınmazla ilgili olarak kadastro mahkemesine açılan ortaklığın giderilmesi niteliğindeki dava yenilik doğurucu hakka ilişkin davalardan olup genel mahkemede çözümlenmesi zorunludur; görev, kamu düzenine ilişkin olduğundan yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetilmesi gerekir. Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava…

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E: 2005/13254 K: 2005/13865 T:15.12.2005

Kadastro tespitinin kesinleştiği tarihte vakıf şerhinin bulunup bulunmadığı somutlaştırılmalı, yoksa tapu kaydına vakıf şerhinin ne zaman işlendiği hususu araştırılmalı, şerhin sonradan işlendiğinin anlaşılması halinde, kadastro tespitinin kesinleştiği tarih ile şerhin kayda işlendiği tarih arasında 10 yıllık hak düşürücü süre gerçekleşmiş…

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E: 2006/7976 K: 2006/9085 T:4.7.2006

Kök tapu kaydı ve belgeleri getirtilip vakfiye örneği dosyaya alınmalı, sonra bu konuda uzmanlığı bulunan bilirkişi aracılığı ile vakfiye incelenmeli ve varsa tarafların bu konudaki tüm delilleri toplandıktan sonra deliller değerlendirilmeli, böylece şerhe konu vakfın sahih vakıflardan olup olmadığı saptanmalı,…

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E: 2002/2566 K: 2002/2729 T: 21.3.2002

Dava konusu arktan gelen sudan tarlasında faydalanma ve menfaati bulunan davacının arkın açık olmasında ve faydalanmasında kişisel yararlanma hakkı bulunduğu gibi kamunun da bunda menfaati vardır. Dava dilekçesinde suya ve su yoluna vaki müdahalenin önlenmesi ile 500.000.000 lira tazminatın faiz…

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E: 1989/550 K: 1989/2682 T:18.04.1989

Dava konusu edilen ek güvence, geçici güvence niteliğinde olmayıp bir yıllık kira bedelinin peşin yatırılması amacını sağlamak için verilmiş olduğundan, ek güvencenin gelir yazılması şartnamedeki maddelere aykırı düşmektedir. Bu nedenle davanın kabulü gerekir. Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda;…

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E: 1988/5740 K: 1989/1272 T: 01.03.1989

Üç kez açık artırmaya çıkarılarak kiraya verilen yerle ilgili olarak istenen üçüncü artırmaya ilişkin kira farkı ve gider (masraf) davalının sorumlu olduğu ikinci artırmadaki kira farkı göz önüne alınarak belirlenmelidir. Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı nedenlerden…

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E: 1988/6019 K: 1989/591 T: 19.01.1989

İdari yargının görevine giren, bir uyuşmazlık, adliye mahkemelerinde olumsuz tespit davalarına konu edilmez. Hazine taşınmazında ecrimisil borcunun bulunmadığına dair tespit davası açılamaz. Deva dilekçesinde, 103.000 lira borcun bulunmadığının tespiti istenilmiştir. Mahkemece, davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından temyiz…

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E: 1987/2599 K: 1987/3778 T: 24.06.1987

Karşılıklı edimleri içeren sözleşmenin taraflarından olan satıcının verilen ek süreye rağmen, edimini yerine getirmeyerek direnime düşmesi halinde, alıcı taraf sözleşmeyi bozarak Uğradığı olumsuz (menfi) zararı satıcıdan isteyebilir. Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine…

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E: 1985/7764 K: 1986/1498 T:25.02.1986

Davalı sözleşme yapmaya yanaşmadığından yeniden yapılan ihale ve pazarlıklarda istekli çıkmamış böylece bu yerden kira geliri sağlanamayacağı anlaşılmıştır. 0 halde güvence dışında ilan, ihale ve benzeri giderler istenebilir. Dava dilekçesinde iki ihale arasındaki farktan doğan 1.445.514 lira tazminatın faiz ve…

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E: 1985/6570 K: 1985/6427 T: 15.10.1985

2886 sayılı Devlet İhale Yasası m. 75/3-4 ve bu yasaya dayanılarak çıkarılan Yönetmeliğin 77. maddesi uyarınca, Hazinenin taşınmazlarını kiraya vermesine ilişkin sözleşme, kira süresinin bitimi ile sona erer. Davacı Metin vekili tarafından, davalı Hazine aleyhine 3.5.1984 gününde verilen dilekçe ile…

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 2004/1-645 K: 2004/662 T:8.12.2004

Şuyulandırma işlemi ile yapılan tescil idari yargı yerinde iptal edilmedikçe tapu iptali ve tescil davası açılamaz. Taraflar arasındaki “Tapu iptali ve tescil” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; A. 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce davanın kabulüne dair verilen 31.12.2002 gün ve 2001/645…

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 2004/8-242 K: 2004/292 T:12.5.2004

Davaya konu taşınmazların öncesi orman olup; bu niteliğini koruduğu sıradaki zilyetliğe değer verilemeyeceğinden; taşınmazın orman tahdit hattı dışında bırakıldığı tarihten dava tarihine kadar da zilyetlikle mülk edinme şartları gerçekleşmemekle; açılan tescil davasının reddine karar verilmesi gerekir. Taraflar arasındaki "tescil" davasından…

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 2004/8-353 K: 2004/350 T:9.6.2004

Taşınmaza ait olan uyuşmazlıklardan taşınmazın aynına ilişkin olanlar, kanunun kapsamı dışına çıkartılmış, böylece taşınmazın mülkiyetine ilişkin uyuşmazlıkların genel mahkemelerde açılacak tek bir dava ile sonuçlandırılması, taşınmazın mülkiyetine ilişkin yargı kararları arasında birlikteliğin ve mahkemelerin iş yükünün azaltılması sağlanmakla; uyuşmazlığın hakem…