Son Yazılar

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E: 1996/8026 K: 1996/9124 T:25.09.1996

Muris ile mirasçının, mirasın açıldığı tarihte ayrı ayrı devletlerin uyruğunda bulunması halinde; mirasla ilgili uyuşmazlıkların çözümünde Devletler Hususi Hukuku ile ilgili kuralların uygulanması gerekir. Türkiye Cumhuriyeti’nin benimsediği sisteme göre, bir Türk vatandaşına, bir yabancının mirasçı olabilmesi için; o kimsenin memleketinde;…

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 1997/2-129 K: 1997/360 T:16.04.1997

Mirasçı olabilmek için murisin vefatında mirasçılığa ehil olarak sağ olmak lazımdır. Ehliyet Medeni Kanunun 8. maddesinde kurala bağlanan hak ehliyeti olup, ancak kanunların müsaade ettiği nispette sonuç doğurur. Şu halde bir kimsenin miracı olabilmesi için mirasın açıldığı tarihteki hukuki durumu…

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E: 2000/1715 K: 2000/4950 T: 18.04.2000

Yabancı ülke taşınmazın bulunduğu yer bakımından (örneğin sahilde bulunan taşınmazlarla ilgili) izne bağlılık ve yasaklamalar getirilmişse, bizim mevzuatımız bakımından engel olmasa bile sahildeki taşınmazın yabancı tarafından edinilebileceği kabul edilemez. DAVA: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün…

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E: 2000/5883 K: 2000/7449 T: 05.06.2000

En önemli nokta 28.5.1927 günlü 1062 sayılı kanunda ifade edildiği üzere idari karar veya istisnai kanunlarla Türk uyruklular bakımından mülkiyet haklarının kısmen veya tamamen sınırlanıp, sınırlanmadığının daha açık bir ifade ile fiili durumun belirlenmesidir. Yabancı ülke mevzuatında bir engel olmamakla…

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 1996/1-671 K: 1996/825 T:2 7.11.1996

İhaleye katılması yasaklı olan kişinin ihaleye katılmaması gerektiği halde katılmış olması ihalenin yoklukla malul olması sonucunu doğurur ki, yokluk ifade eden ihale uyarınca yapılan kira sözleşmesi de yok hükmündedir. Taraflar arasındaki "elatmanın önlenmesi" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Maden Asliye…

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E: 1996/7837 K: 1996/8490 T:10.10.1996

Devlet İhale Yasası, Borçlar Kanununa göre özel bir kanun olduğu için davacı ancak 57. madde hükmü uyarınca geçici teminatı irat kaydetmekle zararını karşılamak ve bu miktarla yetinmek durumundadır. DAVA: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı…

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E: 1996/5453 K: 1996/6976 T:17.06.1996

2886 sayılı Yasanın yürürlüğe girmesinden sonra artık bu gibi taşınmazların kira sözleşmesi hakkında 6570 sayılı Gayrimenkul Kiraları Hakkında Kanun hükümleri uygulanmaz. Dava dilekçesinde; 25 parsel 81 D kapılı taşınmazın, 4.6.1986 tarihli Beyoğlu Birinci Sulh Hukuk Hakimliği kararı ile Hazine adına…

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E: 1996/4929 K: 1996/5197 T:27.05.1996

Kira sözleşmesi 2886 sayılı yasa hükümlerince yapılmış olsa dahi, kiralanan musakkaf ve belediye sınırları içinde olduğundan 6570 sayılı yasa uygulanacaktır. Taraflar arasındaki muarazanın meni davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde…

Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E: 1995/6133 K: 1995/7135 T: 15.6.1995 

Tarım arazilerinde değerlendirmenin net gelirine kapitalizasyon faizi uygulanmak suretiyle değer bulunması gerekli olup, net gelirin çevrede ekilmesi mutat olan ürünlerde ortalama verim ve fiyata göre hesaplanması gereklidir. Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir.…

Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E: 1995/7310 K: 1995/8188 T: 11.7.1995

Arsaların emsal satışlara göre satış değerinin belirlenmesindeki yöntem; değerlendirme tarihinden önceki emsal satış fiyatına DİE endekslerinin gayrimenkul fiyatlarına yansıyan bölümünün uygulanması suretiyle değerlendirme tarihi itibariyle emsalin fiyatını bulmak, bundan sonra emsalin dava konusu taşınmazla karşılaştırmasını yapmak, bu karşılaştırma sonucu dava…

Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E: 1995/7337 K: 1995/9563 T: 3.10.1995

Emsal satış tarihinden değerleme tarihine toptan eşya fiyat endeksi uygulanmak suretiyle getirildikten sonra bulunan değerin karşılaştırmaya esas alınması gerekirken aslında taşınmazın değerini düşürecek olan imar uygulaması yapılmamış olması keyfiyetinin değer artırıcı bir unsur olarak görülüp bu yüksek değer üzerinden misli…

Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E: 1995/8111 K: 1995/9682 T: 5.10.1995 

Tarım arazisinin değerini belirlemeye esas alınacak gelirin tespitinde çevrede yetiştirilmesi mutat ürünlerin saptanması bunların münavebeye alınmak sureti ile ortalama verim, fiyat ve giderlerine göre hesap yapılması gerekir. Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir.…

Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E: 1995/9225 K: 1995/10247 T: 16.10.19952942/11

Davacıların kamulaştırılan taşınmazda tapu kaydına göre malik olmadıkları halde tapu kayıt malikleriyle olan ilişkilerini gösteren veraset belgesi getirtilmeden malik olarak kabulleri ile lehlerine artırıma hükmedilmesi yerinde değildir. Diğer tapu kayıt malikleri tarafından açılmış bir dava bulunmadığı halde onların paylarını da…

Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E: 1995/8651 K: 1995/10282 T: 17.10.1995

Ferağdan otuz gün geçmeden ve gerek yok iken mal sahibine usulüne uygun bir tebligat yapılarak "bu tebliğden itibaren otuz gün içinde dava açabilirsiniz ihtarı" ile yanıltıcı yönlendirmede bulunulmuş ise yanıltıcı tebligat tarihi itibariyle otuz günlük yasal süre içinde açılan davanın…

Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E: 1996/10667 K: 1997/227 T: 23.1.1997

Hazineden ihale yolu ile davacı tarafından satın alınan arazinin 5 ay sonra Valilikçe kamulaştırılması olayında, kamulaştırma bedelinin tespitinde davacının ihalede teklif ettiği ve araziyi satın almış olduğu fiyatın emsal teşkil etmiş olmasına karşı itirazı yerinde değildir. Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin…

Yargıtay 7.Hukuk Dairesi E: 2004/78 K: 2004/538 T: 23.2.2004

Dayanılan vergi kaydında mera sınır olarak gösterilmiş ise; mera sınırı itibariyle değişebilir ve genişletilmeye elverişli sınırlı vergi kaydının miktar fazlasından oluşan dava konusu taşınmazın, öncesinin kamu malı niteliğinde mera olup olmadığının saptanması gerekir; kural olarak mahkemece bir yerin mera olarak…

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E: 2005/1456 K: 2005/1885 T: 7.6.2005

Dava konusu mera taşınmaz ile komşu taşınmazları birbirinden ayıracak şekilde arz üzerindeki doğal ya da yapay bir sınır yeri bulunmadığı uzman bilirkişinin düzenlediği harita ve rapordan anlaşılmakta olup; bu nitelikteki taşınmazlar üzerinde sürdürülen zilyetlik süresi ne olursa olsun hukukça değer…

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E: 2004/327 K: 2004/826 T: 9.3.2004

Tespitin 3402 sayılı kadastro kanunu’nun 5. Maddesi hükmü uyarınca malik hanesinin açık bırakılarak yapılmadığı, aynı yasanın 30. Maddesinin bu nedenle uygulama olanağının bulunmadığı dikkate alınarak davanın reddedilen bölümlerinin tespit gibi davalı hazine adına tescile karar verilmesi gerekirken işaretli bölümlerin haritasında…

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E: 2004/187 K: 2004/865 T: 11.3.2004

Dosyaya ibraz edilen uzman ziraatçi bilirkişi raporu içeriği, dava konusu taşınmazın sınırında eylemli biçimde meranın bulunması, arada doğal yada yapay nitelikte ayrıcı unsur olarak bir sınır yerinin tarif edilmediği dikkate alındığında dava konusu taşınmazın sınırındaki eylemli meraya el atılarak kazanıldığının…

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E: 2004/475 K: 2004/955 T: 17.3.2004

Öncelikle dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı, kamu malı niteliğinde mera olup olmadığı sağlıklı biçimde belirlenmelidir. Kadastro tespitine dayalı olarak oluşan tapu kaydının iptali istemi ile açılan davada mahkemece verilen kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı Kazım D. tarafından istenilmekle,…

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E: 2004/417 K: 2004/970 T: 17.3.2004

Tespite kayıt ve belgelerin esas alınmaması, mahkemece bir yerel bilirkişi dinlenerek hüküm kurulmuş olması, tanık dinlenmemesinin nedenlerinin hüküm yerinde tartışılmaması hatalıdır. Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi davacı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu…