Dosya içeriğine göre tescil konusu taşınmazın içinden DSİ sulama kanalı geçmektedir. Tapusuz taşınmazın Türk Medeni Kanununun 713/1. maddesi hükmü uyarınca tescili istenildiğine göre aynı maddenin 3.fıkrası hükmü göz önünde tutularak davanın ilgisi yönünden DSİ Genel Müdürlüğüne yöneltilmesi gerekir.
Mahmut Gök ile Hazine ve Ellek Belediye Başkanlığı aralarındaki tescil davasının kabulüne dair Düziçi Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 06.03.2003 gün ve 134/76 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Davacı Mahmut Gök miras ortaklığının temsilcisi, miras yoluyla intikal ve kazanmayı sağlayan zilyetlik nedeniyle dava dilekçesinde mevkii ve sınırları yazılı kadastroca tespit dışı bırakılan yerin Mahmut Gök mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine ve Belediye temsilcileri, davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilamında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine, 1974 yılında paftaya göre boşluk niteliğiyle tespit dışı bırakılan, 1983 yılında yapılıp kesinleşen orman sınırlama hattı dışında kalan, orman sayılmayan tescil konusu taşınmazın davacılar ve miras bırakan Mahmut tarafından dava tarihine kadar 20 yıldan fazla süreyle koşullarına uygun olarak tasarruf edildiği yerel bilirkişi ve tanıklar, kültür arazisi niteliğinde bulunduğu ziraatçı uzman bilirkişi tarafından ifade edildiğine, uyuşmazlığın niteliğine göre yasal ilanlar ve incelemeler kısmen yapılmış bulunduğuna göre aşağıda belirtilen hususlar dışında davalı Hazine temsilcisinin diğer temyiz itirazları yerinde bulunmamaktadır.
Dosya içeriğine göre tescil konusu taşınmazın içinden DSİ sulama kanalı geçmektedir. Tapusuz taşınmazın TMK.nun 713/1. maddesi hükmü uyarınca tescili istenildiğine göre aynı maddenin 3.fıkrası hükmü gözönünde tutularak davanın ilgisi yönünden DSİ Genel Müdürlüğüne yöneltilmesi, kanala ait mevcutsa kamulaştırma haritası ve belgelerinin getirtilip dosya arasına konulması, ondan sonra yerel ve teknik bilirkişiler aracılığıyla bu belgelerin yerine uygulanması, kanal nedeniyle yapılan kamulaştırma alanına elatmanın olup olmadığının araştırılması, kanal yeri teknik bilirkişi tarafından krokisine işaret edilmek suretiyle tescil dışı bırakılması, kanal sınır gösterilmek suretiyle taşınmazın iki ayrı taşınmaz şeklinde tapuya tescilinin düşünülmesi gerekmektedir. Diğer yönden, gazete ilanı yapılmış olmasına rağmen yerel ilanlar gereği gibi yapılıp ilan tutanakları getirtilip dosyaya konulmadan ve ilan süresinin dolması beklenilmeden hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Tüm bunlardan ayrı taşınmazın 3083 sayılı Kanun hükümleri uyarınca Devletçe sulanan yerlerden bulunduğu belirlendiği halde taşınmazın sulu niteliği karar yerinde gösterilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02.06.2005 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.