Nitelik kaybı sebebiyle Hazine lehine orman dışına çıkarılan bir yerin tapuya tescil edildiği tarihe kadar 20 yıldan fazla süre ile koşullarına uygun olarak tasarruf edilmiş olması halinde böyle bir yerin kazanılması mümkün olabilir. Somut olayda; çıkarma işleminin kesinleştiği tarihten dava konusu parselin Hazine adına tespit edildiği tarihe kadar 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14 ve TMK.nun 713/1. maddesinde belirtilen kazanma koşullarının davacı lehine oluştuğu kanıtlanmış bulunduğuna göre yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.
Duran Ölmez ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Ortaca Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 24.02.2005 gün ve 373/31 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Davacı vekili, kazanmayı sağlayan zilyetlik nedeniyle 194 ada 3 parselin Hazine üzerindeki tapu kaydının iptali ile vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, öncesi orman olan dava konusu parsellerin 1989 yılında 6831 sayılı Kanunun 3302 sayılı Kanunla değişik 2/B maddesi uygulaması sonucu orman dışına çıkarıldığını, kazanma koşullarının oluşmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu parselin nitelik kaybı sebebiyle orman dışına çıkarıldığı tarihten tespit tarihine kadar kazanma süresi ve koşullarının geçtiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Görülmekte olan dava dosyası, Ortaca Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/112 esasına kayıtlı dava dosyasından ayırma sonucu oluşturulmuştur.
Dava konusu parsele ait kadastro tutanağında 2924 sayılı Kanunun ilgili hükümleri uyarınca 6831 sayılı Orman Kanununun 2/B maddesiyle orman sınırı dışına çıkartılan yerlerden olduğu ve halen İbrahim oğlu Duran Ölmez’in kullandığının muhtar ve bilirkişiler tarafından bildirilmesi üzerine 06.07.1998 tarihinde tarla niteliğiyle Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.
Davacı vekili, dava konusu yerin orman dışına çıkarıldığı tarihten tespit tarihine kadar vekil edeninin koşullarına uygun olarak tasarrufta bulunduğunu bildirmiş, yerel bilirkişi ve tanıklar dava konusu parselin tespit tarihine kadar 20 yıldan fazla süre ile davacının koşullarına uygun olarak kullandığını, ziraatçı uzman bilirkişi kültür arazisi niteliğinde bulunduğunu bildirmesi üzerine mahkemece yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya arasında bulunan 3 nolu Orman Kadastro Komisyonunca düzenlenen tutanak ve harita ve ormancı bilirkişinin düzenlediği rapora göre; taşınmazın bulunduğu Gökbel Köyü’nde 6831 sayılı Orman Kanununun 2/B maddesi hükmü uyarınca çıkarma işlemlerinin 11.07.1975 tarihinde yapılarak tamamlandığı, askıya çıkarılmak suretiyle 26.10.1975 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.
Dava konusu parsel 3116 sayılı Orman Kanununun yürürlükte bulunduğu 1942 yılında yapılan orman sınırlama çalışmaları sırasında orman içerisine alınmış, 1975 yılında 6831 sayılı Orman Kanununun 2/B maddesi hükmü uyarınca 1961 yılından önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini yitirmesi nedeniyle 3 nolu Orman Kadastro Komisyonunca orman dışına çıkarılmış ve bu işlem 26.10.1975 tarihinde kesinleşmiştir. Nitelik kaybı sebebiyle Hazine lehine orman dışına çıkarılan bir yerin tapuya tescil edildiği tarihe kadar 20 yıldan fazla süre ile koşullarına uygun olarak tasarruf edilmiş olması halinde böyle bir yerin kazanılması mümkün olabilir. Somut olayda; çıkarma işleminin kesinleştiği tarihten dava konusu parselin Hazine adına tespit edildiği tarihe kadar 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14 ve TMK.nun 713/1. maddesinde belirtilen kazanma koşullarının davacı lehine oluştuğu kanıtlanmış bulunduğuna göre yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve 2588 sayılı Kanunla eklenen 492 sayılı Harçlar Kanununun 13/j maddesi uyarınca Hazineden harç alınmasına mahal olmadığına 02.06.2005 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.