1. Anasayfa
  2. Yargıtay Kararları Kararları
  3. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E: 2004/9135 K: 2004/9354 T: 20.12.2004


Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davasını paydaşlardan (ortaklardan) biri veya bir kaçı diğer paydaşlara (ortaklara) karşı açar. Davada bütün paydaşların (ortakların) yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlanmalıdır. Bu şekilde taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir. Paydaşlar akraba olduğu zaman birbirlerinin yerine tebligat alamazlar.

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar bir kısım davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

Uyuşmazlık, bir adet taşınmazın paydaşlığının giderilmesine ilişkindir. Mahkemece satış kararı verilmiş, hüküm davalılar Türkan ve Işıl Erel tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı vekili, dava dilekçesinde, tarafların dava konusu edilen 28 No´lu parsele birlikte malik olduklarını, taşınmazın paydaşlığının rızaen giderilmesinin mümkün olmadığını belirterek, taşınmazın aynen taksimi, mümkün değilse satışı suretiyle paydaşlığın giderilmesini talep etmiştir. Davalılar duruşmalara katılmamış bir beyanda bulunmamışlardır.

Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı, taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır. Bu davalarda davalı da davacı gibi aynı haklara sahiptir.

Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davasını paydaşlardan (ortaklardan) biri veya bir kaçı diğer paydaşlara (ortaklara) karşı açar. Davada bütün paydaşların (ortakların) yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlanmalıdır. Bu şekilde taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.

Olayımıza gelince; dava konusu edilen 28 No´lu parselde 2/15 pay maliki Mine Erel adına çıkarılan dava dilekçesi ekli duruşma gününü bildirir davetiye, 22.8.2003 tarihinde annesi davalı Türkan Erel´e tebliğ edilmiştir. Tebligat Kanunu´nun 39. ve Tebligat Tüzüğü´nün 60. maddeleri gereğince kendilerine tebliğ yapılması caiz olan kimselerin o davada hasım olarak alakaları varsa muhatap namına kendilerine tebliğ yapılamaz. Bu durumda aynı taşınmazın paydaşı ve davada taraf olan Mine Erel adına tebligatın diğer paydaş davalı annesi Türkan Erel´e yapılması anılan yasa ve tüzük hükümleri gereğince usulsüzdür. Davalı Mine Erel´e usulüne uygun davetiye tebliğ olunması, taraf teşkilinin sağlanması ve ondan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı görüldüğünden kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK.nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 20.12.2004 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.