1. Anasayfa
  2. Yargıtay Kararları Kararları
  3. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E: 2008/3140 K: 2008/5335 T: 28.04.2008


Paydaşlığın giderilmesi davası paylı mülkiyeti tamamen sona erdirdiği halde paydaşlıktan çıkarma davası paylı mülkiyeti tamamen ortadan kaldırmayan ve sadece paydaşlıktan çıkarılması istenilen paydaşın paydaşlıktan çıkarılmasını sağlayan bir davadır. Ancak, araştırma, inceleme ve yöntem açısından her iki davada benzerlikler taşımaktadır. Bu nedenle, yasa koyucu paydaşlıktan çıkarma davaları için görevli mahkemenin belirlenmesi amacıyla ayrı bir düzenlemeye gerek görmemiştir. Bu sebeple görevli mahkemenin ortaklığın giderilmesi davalarında olduğu gibi Sulh Hukuk Mahkemesi olduğunun kabulü gerekir.

Dava iki parça taşınmazda davalının paydaşlıktan çıkarılması istemine ilişkindir. Mahkemece dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davacılar vekili dava dilekçesinde, dava konusu taşınmazların tarafların murisinden intikal ettiğini, dava açılıncaya kadar paylı mülkiyet ilişkisinde paydaşlar arasında bir uyuşmazlık çıkmadığını, davalının, paydaşlardan K1’ın oğlu olduğunu, K1’ın ölümünden sonra davalı hakkında davalının kardeşleri tarafından tapu iptal ve tenkis davası açılmasından kaynaklanan ihtilaflar sebebiyle dava konusu taşınmazlardan faydalanmayı engellemek için ortaklığın giderilmesi davası açtığını, davalının, paydaş olduğu bu taşınmazlara ilişkin yükümlülüğünü ortaklıktan çıkarılmasını gerektirir derecede ihlal ettiğini belirterek davalının paydaşlıktan çıkarılmasını istemiştir. Davalı vekili ise davanın görevsiz mahkemede açıldığını, değere göre davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğini ve davacıların iddialarının doğru olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu kabul edilerek görevsizlik kararı verilmiştir. Türk Medeni Kanunun 696. maddesinde (MK 626/a) görevli mahkeme hakkında özel bir düzenleme yoluna gidilmemiştir. Ortaklığın giderilmesi davaları ile paydaşlıktan çıkarma davaları amacı ve sonucu itibariyle farklılık arz eden davalardır. Paydaşlığın giderilmesi davası paylı mülkiyeti tamamen sona erdirdiği halde paydaşlıktan çıkarma davası paylı mülkiyeti tamamen ortadan kaldırmayan ve sadece paydaşlıktan çıkarılması istenilen paydaşın paydaşlıktan çıkarılmasını sağlayan bir davadır. Ancak, araştırma, inceleme ve yöntem açısından her iki davada benzerlikler taşımaktadır. Bu nedenle, yasa koyucu paydaşlıktan çıkarma davaları için görevli mahkemenin belirlenmesi amacıyla ayrı bir düzenlemeye gerek görmemiştir. Bu sebeple görevli mahkemenin ortaklığın giderilmesi davalarında olduğu gibi Sulh Hukuk Mahkemesi olduğunun kabulü gerekir. Bu nedenle davanın esasının incelenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir. ./…

SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK.nun 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 28.4.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.