Görsel Yok

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E: 1986/9528 K: 1986/11450

Ağustos 14, 2026 Suat Şimşek 0

Davacının dayandığı pay iştirak halinde mülkiyete konu ise tüm iştirakçilerin birlikte dava açması veya birinin açtığı davaya diğerlerinin muvafakat etmesi gerekir. Muvafakat duruşmaya gelip bu konuda beyanda bulunmakla veya imzası noterce tasdikli muvafakat belgesi ibrazı suretiyle yahut davacı adına davayı takip eden avukata vekalet vermekle yapılabilir. Muvafakat veren ortak haktan vazgeçtiğini de beyan ederse davanın kabulü halinde şufalı pay diğerleri adına davacı adına tescil edilir. Bu yolda ortakların tümünün muvafakati sağlanamazsa payı bırakan murisin terekesine mümessil tayini için davanın kabulü halinde şufalı payın tereke adına tescili gerekir. Devamını Oku

Görsel Yok

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E: 2011/4877 K: 2011/9195 T: 19.9.2011

Mart 1, 2026 Suat Şimşek 0

Paydaşlıktan çıkarma davalarında da paydaşlığın giderilmesi davasında olduğu gibi paya ait satış kararı cebri icra yoluyla paraya çevirmeye ilişkin hükümler uyarınca yerine getirilir. Bu benzerlikler nedeniyle yasa koyucu eski bu dava türü için görevli mahkeme hakkında özel bir düzenleme yapılmasına gerek görmemiştir. Dairemizin yerleşen devamlılık gösteren içtihatlarında yasa koyucunun görev hususunda düzenleme yapmaması ve yasa düzenlemesi dikkate alınarak bu tür davalara bakma görevinin Sulh Hukuk Mahkemesine ait olduğu kabul edilmiştir. Devamını Oku

Görsel Yok

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E: 2010/2725 K: 2010/6722 T: 03.06.2010

Mart 1, 2026 Suat Şimşek 0

Paydaşlığın giderilmesi davası paylı mülkiyeti tamamen sona erdirdiği halde paydaşlıktan çıkarma davası paylı mülkiyeti tamamen ortadan kaldırmayan ve sadece paydaşlıktan çıkarılması istenilen paydaşın paydaşlıktan çıkarılmasını sağlayan bir davadır. Ancak, araştırma, inceleme ve yöntem açısından her iki davada benzerlikler taşımaktadır. Bu nedenle, yasa koyucu paydaşlıktan çıkarma davaları için görevli mahkemenin belirlenmesi amacıyla ayrı bir düzenlemeye gerek görmemiştir. Bu sebeple görevli mahkemenin ortaklığın giderilmesi davalarında olduğu gibi Sulh Hukuk Mahkemesi olduğunun kabulü gerekir. Devamını Oku

Görsel Yok

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E: 2008/3140 K: 2008/5335 T: 28.04.2008

Mart 1, 2026 Suat Şimşek 0

Paydaşlığın giderilmesi davası paylı mülkiyeti tamamen sona erdirdiği halde paydaşlıktan çıkarma davası paylı mülkiyeti tamamen ortadan kaldırmayan ve sadece paydaşlıktan çıkarılması istenilen paydaşın paydaşlıktan çıkarılmasını sağlayan bir davadır. Ancak, araştırma, inceleme ve yöntem açısından her iki davada benzerlikler taşımaktadır. Bu nedenle, yasa koyucu paydaşlıktan çıkarma davaları için görevli mahkemenin belirlenmesi amacıyla ayrı bir düzenlemeye gerek görmemiştir. Bu sebeple görevli mahkemenin ortaklığın giderilmesi davalarında olduğu gibi Sulh Hukuk Mahkemesi olduğunun kabulü gerekir. Devamını Oku

Görsel Yok

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E: 1993/3996 K: 1993/4191 T: 06.04.1993

Mart 1, 2026 Suat Şimşek 0

Bir kısım hissedarların bizzat kendileri veya malın kullanılmasını bıraktıkları ya da fiillerinden sorumlu olduğu kişilerin tutum ve davranışlarıyla diğer hissedarların tümüne veya bir kısmına karşı olan yükümlülüklerini, ağır surette ihlal edip etmediklerinin, bu yüzden müşterek mülkiyet ilişkisinin çekilmez hale gelip gelmediği hususundaki uyuşmazlık tarafların tüm delilleriyle değerlendirilerek çözülmelidir. Devamını Oku

Görsel Yok

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E: 1999/5022 K: 1999/5019 T: 02.06.1999

Mart 1, 2026 Suat Şimşek 0

Çıkarılacak paydaşın payını karşılayacak kısmın müşterek mülkten ayrılıp ayrılmayacağının ve çıkarılacak paydaşa tahsisinin mümkün olup olamayacağının incelenmesi, tahsis mümkünse fen ehline tanzim ettirilerek krokinin, taşınmaz Belediye ve mücavir alan hudutları içerisinde ise, imar yasası ve yönetmeliği uyarınca bu ayrımın mümkün olup olmadığının Belediyeden, taşınmaz Belediye ve mücavir alan dışındaysa aynı hususun İl İdare Kurulundan sorularak saptanması gerekir. Devamını Oku

Görsel Yok

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E: 2001/6589 K: 2001/6768 T: 18.09.2001

Mart 1, 2026 Suat Şimşek 0

Maddede bahsedilen yükümlülüklerin ağır surette ihlali deyiminden kusurun özel bir yoğunlukta ve önemde bulunması amaçlanmıştır. Ağır surette ihlal unsurunun gerçekleşebilmesi için paydaşın kasten ve bilerek müşterek mülkiyet ilişkisinin devamını çekilmez hale getirmesi gerekir. Davalının kanuni hakkı olan ortaklığın giderilmesi davası açması müşterek mülkiyet ilişkisinin ağır surette ihlalı anlamına gelmediği gibi paydaşlığı çekilmez halede getirmez. Devamını Oku

Görsel Yok

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E: 1992/14169 K: 1992/14944 T: 24.12.1992

Mart 1, 2026 Suat Şimşek 0

Çıkarma istemini haklı gören hakimin çıkarılacak paydaşın payını karşılayacak kısmın müşterek mülkten ayrılıp ayrılamayacağının ve çıkarılacak paydaşa tahsisinin mümkün olup olamayacağının incelenmesi ayrımı mümkün olmayan payın dava tarihindeki değeri ile, devrinin isteyene verilmesinin dava dilekçesinde istenip istenmediğinin gözönünde tutulması, hisseyi karşılayacak kısmın maldan aynen ayrılması mümkün olmazsa ve bu paya talip olan paydaş bulunmazsa, ancak tayin edilen uygun süre içinde temlik edilmeyen payın açık artırma ile satışına karar verileceğinin düşünülmesi icabeder. Devamını Oku

Görsel Yok

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E: 1995/4043 K: 1995/4221 T: 20.04.1995

Mart 1, 2026 Suat Şimşek 0

Davacı ve davalı arasında ticari ilişkilerden kaynaklanan bir uyuşmazlık bulunduğu kesinlikle anlaşılmaktadır. Davacının davalı ile olan şahsi ve ticari ilişkilerinden kaynaklanan olumsuz uyuşmazlıklarını ileri sürerek davalının MK: 626/a gereğince ortaklıktan çıkarma isteminde bulunması yasanın amacına uygun değildir. Davalı paydaşın müşterek mülkiyet ilişkisinin devamını çekilmez hale getirdiğini belirleyen kanıt yoktur. Devamını Oku

Görsel Yok

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E: 1998/10797 K: 1998/10953 T: 21.12.1998

Mart 1, 2026 Suat Şimşek 0

Madde de bahsedilen yükümlülüklerin ağır surette ihlali deyiminden kusurun özel bir yoğunlukta ve önemde bulunması amaçlanmıştır. Ağır surette ihlal unsurunun gerçekleşebilmesi için, paydaşın kasten ve bilerek müşterek mülkiyet ilişkisinin devamını çekilmez hale getirmesi gerekir. Fiilin işleniş tarzı, paydaşların sosyal ve ekonomik koşulları ile, objektif iyi niyet kuralları değerlendirilerek, her olayın özelliğine göre hakkaniyete uygun adil bir çözüm getirilmelidir. Devamını Oku

Görsel Yok

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E: 2002/1961 K: 2002/2172

Şubat 28, 2026 Suat Şimşek 0

Ortaklığın giderilmesi davaları iki taraflı davalardan olup, davacı ve davalı aynı hakka haizdir. Bu davalarda kazanan ve kaybeden taraf olmadığından, yargılama giderleri payları oranında taraflara yükletilir. Vekili bulunan taraf yararına avukatlık ücreti takdiri gerekir ancak, vekili olanın davacı veya davalı safında olması ayrıcalık doğurmaz. Devamını Oku

Görsel Yok

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E: 2004/1753 K: 2004/1884

Şubat 28, 2026 Suat Şimşek 0

Paylaşma davaları paylı ve elbirliği mülkiyetine konu mallarda paydaşlar ya da ortaklar arasındaki hukuki ilişkiyi sona erdiren, birlikte mülkiyetten ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan iki taraflı, taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır. Davanın bu özelliği itibariyle kendisini vekil ile temsil ettiren taraflar yararına ayrı ayrı vekalet ücreti takdiri icap eder. Yargılama gideri ve vekalet ücretinden taraflar payları oranında sorumludurlar. Devamını Oku

Görsel Yok

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E: 2002/3538 K: 2002/3706

Şubat 17, 2026 Suat Şimşek 0

Satış bedelinin dağıtımında da bulunan bu yüzde nisbetler gözönünde tutularak muhtesata isabet eden kısmın sadece muhtesat sahibine veya payları nisbetinde sahiplerine arza isabet eden kısmında payları oranında tüm paydaşlara verilmesi icap eder. Muhtesatın arzın paydaşlarına değilde 3.şahsa aidiyetinin anlaşılması halinde bu şahsı muhtesat nedeniyle davaya dahil etme ve ona satış bedelinden pay verme mümkün değildir. Devamını Oku

Görsel Yok

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E: 2004/230 K: 2004/306

Şubat 17, 2026 Suat Şimşek 0

Paydaşlığın giderilmesi davalarında satışa karar verilmesi halinde, satış sonunda elde edilecek bedelin paydaşlara ya da ortaklara ne şekilde dağıtılacağının hüküm fıkrasında gösterilmesi gerekir. Taşınmaz, paylı mülkiyet hükümlerine tabi ise payları oranında paydaşlara, elbirliği halinde mülkiyet söz konusu ise ibraz edilecek mirasçılık belgesindeki miras payları oranında ortaklara dağıtılması, paylılık ve ortaklık hali birlikte söz konusu ise, tapu kaydı ve mirasçılık belgesindeki paylara göre dağıtılması icap eder. Devamını Oku

Görsel Yok

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E: 2004/3506 K: 2004/4290 T: 31.5.2004

Şubat 16, 2026 Suat Şimşek 0

Paylaşma isteme (taksim davası açma) hakkı kural olarak paylı mülkiyette paydaşa, elbirliği mülkiyetinde ise mirasçıya tanınmıştır. Malik olmayan kimseye paylaşma isteme ve paylaşmaya katılma hakkı tanınmamıştır. Örneğin miras payının temliki konusunda üçüncü kişi ile sözleşme yapma imkanı vermesine karşın, bu kimseye paylaşmaya katılma yetkisi vermemektedir. O halde paydaş olmayan kimsenin paylaşma (taksim) davası açması mümkün değildir. Devamını Oku

Görsel Yok

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E: 1998/1055 K: 1998/1312 T: 23.02.1998

Şubat 15, 2026 Suat Şimşek 0

Şufa hakkının tapuda yapılan satışın öğrenilmesinden itibaren bir ay içinde kullanılması gerekir. İştirakçi ortaklarda da bunlardan satışı en geç öğrenenin öğrenme tarihine göre bir aylık hak düşürücü süre saptanır. Diğer ortakların daha önce öğrenmesi önem taşımaz. Şufa hakkı tapudaki satış işleminden sonra doğacağından şufalı payın daha önce satılacağının öğrenilmesi veya hak sahibine vaki satın alma teklifinin kabul edilmemesi hiçbir hukuki değer taşımaz. Devamını Oku

Görsel Yok

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E: 1990/11289 K: 1990/11711

Ocak 31, 2026 Suat Şimşek 0

3194 sayılı İmar Kanununun 16. maddesinde ilişkindir. taşınmazların tevhid ve ifrazının onaylanması belediye ve mücavir alan içinde kalan yerler için belediye encümenleri, diğer yerler için de İl İdare Kurulları yetkili kılınmıştır. Aynı maddenin sonunda da, tarafların rızası ile veya mahkeme kararı ile şuyuun izalesi yukarıdaki hükümlere tabi tutulmuştur. Bu nedenle, maddede yazılı işlemler ve özellikle tapuya bildirilip şuyulu parsel kayden teşekkül ettirilmeden şuyunun izalesine karar verilmesi hatalı görüldüğünden hükmün bozulması gerekmiştir. Devamını Oku

Görsel Yok

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E: 2001/5134 K: 2001/5507 T: 28.06.2001

Ocak 30, 2026 Suat Şimşek 0

Ortaklığının giderilmesi istenilen taşınmazın tapudaki yüzölçümü fiili duruma uymuyorsa ve hudutlarda sabit değilse görevli mahkemede açılacak dava yoluyla tapunun düzeltilmesi için taraflara süre verilmesi dava açılırsa onun sonucunun beklenmesi gerekir. Şayet dava açılmaz veya kesinleşen kararla red edilirse tapu miktarı fiili durumdan az ise sabit hudutlardan başlayarak tapu kapsamının arazide belirlenmesi, fen ehline buna ilişkin kroki düzenlettirilmesi o krokide belirlenen yerin ortaklığının giderilmesi gerekir. Şayet tapu miktarı fiili durumdan daha fazla ise davanın reddedilmesi icap eder. Devamını Oku