Son Yazılar

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E: 2003/306 K: 2003/437 T: 28.01.2003

Yeni yasal düzenlenme karşısında elbirliği mülkiyetine, elbirliği mülkiyeti ile birlikte paylı mülkiyete tâbi mallarda borçlu mirasçının alacaklısı olan kişinin paylaştırma davası açabilmesi için alacaklı veya borçlunun yararlarını da korumak amacı ile Medeni Kanunun 648. maddesi gereğince kayyım atanması istemesi, kayyım…

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E: 2004/4682 K: 2004/4580 T: 07.06.2004

743 sayılı Kanunun 588. maddesine göre bir mirasçıya düşen hisseyi temellük eden veya haczeden yahut o mirasçı aleyhine borcunu ödemekten acze dair icra vesikası olan alacaklı hakimin mirasçı yerine kaim olmak üzere taksime iştirakini isteyebilecektir. Paylaşma davası açma hakkı paydaş…

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E: 2014/6284 K: 2014/8411

Taşınmazdaki paylı mülkiyetin 4706 s. Yasanının 5. maddesinin uygulanması sonucunda ortaya çıkması, davacının sahip olduğu payın dahi öncesinde 4706 sayılı yasa gereğince satın alınan pay olması, her ne kadar belediye taşınmazda paydaş ise de, belediyenin taşınmazdaki paylarını 4706 Sayılı Yasanın…

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E: 2003/1750 K: 2003/2090 T: 02.04.2003

Mahallinde yapılan keşif sonucu, taşınmazın boş arsa olduğu, imar planında anaokuluna ayrıldığı ve aynen bölüştürmenin mümkün olmadığı anlaşılmıştır. Hukuki bir işlem gereğince veya paylı malın sürekli bir amaca özgülenmiş olması sebebiyle paylı mülkiyeti devam ettirme yükümlülüğü bulunmadıkça paydaşlardan her biri…

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E: 2004/9135 K: 2004/9354 T: 20.12.2004

Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davasını paydaşlardan (ortaklardan) biri veya bir kaçı diğer paydaşlara (ortaklara) karşı açar. Davada bütün paydaşların (ortakların) yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlanmalıdır. Bu şekilde taraf teşkili…

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E: 1991/16499 K: 1991/45

Şufalı payın sonradan ölünceye kadar bakma vaadi ile devredilmiş olması doğmuş olan süresinde açılan Şufa davasını bertaraf etmek kastına yönelik olduğundan davalıları iyiniyetli kabul etmek mümkün değildir. Bu nedenle Şufa hakkını önlemeye matuf bu ölünceye kadar bakma vaadi nedeniyle payın…

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E: 1983/3037 K: 1983/4514 T: 26.04.1983

Şufalı payın satın alındığı gün ve bir gün sonra 228.000 liraya alınan payın 1.110.000 liraya şirketin yakınlarına ipotek ve haciz edilmesi de muvazaayı belirtir niteliktedir. Şufa hakkının ipotek ve hacizle yükümlü olan ek tesciline karar verilmesi, usul ve kanuna aykırıdır.…

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E: 2006/4670 K: 2006/6674 T: 12.06.2006

Önalıma konu payın satış bedelinin kat kat üzerinde iki icra dosyasında haciz konmasında davalının tamamen kötü niyetli olduğu ve işlemin davacının önalım hakkının önlenmesine yönelik olduğu ortadadır. Bu nedenle davanın açılmasından sonra davalı payı üzerine konulan haciz şerhinin iyi niyetli…

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E: 1982/8725 K: 1982/8692 T: 12.10.1982

Şuf'a bedeli ile tapu harç ve masraflarının mutlaka nakit olarak ödenmesinde kanunî bir zorunluluk yoktur. Derhal nakde tahvile kabil olan bir banka mektubu da hususu temine yeterlidir. Davacı vekili tarafından ibraz edilen teminat mektubunda, bedelin istenilen anda derhal hiçbir sebep…

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E:1980/9356 K: 1980/8634 T: 07.10.1980

Taraflar yanını henüz bitmiş olan binada bağımsız bölüm sahibi olmak amacı ile birer daire almışlardır. Amaç herhangi bir arsanın payını almak değil bu arsa payına isabet eden dairenin alınmasıdır. Davacının buna rağmen davalının daire edinmek kasdıyla aldığı pay için şuf'a…

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E: 1985/4561 K: 1985/5504 T: 25.04.1985

Velayeti altında çocuk bulundurulan kişi velayeti altındaki çocuklarının paylarını istenilen fiyata satmak hakkına sahip olduğu gibi yetkili mercilerden alınacak izinle kendisi de satın almak hakkına sahiptir. Velayeti altındaki çocuklarının payını üçüncü şahsa sattıktan sonra aynı bedelle tekrar kendinin satın almak…

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E: 1986/5218 K: 1986/6747 T: 12.05.1986

634 sayılı Kat Mülkiyeti kanununun 8. maddesi uyarınca kat mülkiyeti kurulmuş bir gayrimenkulun bağımsız bölümlerinden birinin veya kat irtifakına bağlanmış arsa payının satılması halinde diğer kat maliklerinin veya irtifak hakkı sahiplerinin şuf'a (öncelikle satın alma) hakkı yoktur. Böylece ayrı ayrı…

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E: 2004/5776 K: 2004/7578 T: 2.11.2004

Olayda deprem sonucu arsanın tamamen yok olması veya üzerine yapı yapılamayacak hale gelmesi söz konusu olmadığına göre ana taşınmaz üzerinde kurulu kat irtifakının sona erdiğinden bahsedilemez. Kat irtifakı kurulan yerde bağımsız bölümler söz konusu olduğundan 634 sayılı Yasanın 8. madde…

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E: 2004/2890 K: 2004/3399 T: 03.05.2004

634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun 47. maddesinin açık hükmü karşısında ana yapının tamamının harap olması durumunda kat mülkiyetinin kendiliğinden kalkacağı, tapuda işlemlerin tamamlanmamasının kat mülkiyetinin devam edeceği anlamına gelmeyeceği, arsa payları oranında maliklerin paylı mülkiyet şeklinde malik olacakları, bu nedenle…

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E: 2012/18106 K: 2013/1002 T: 28.1.2013

Paydaşlığın (ortaklığın) satış yoluyla giderilmesi halinde dava konusu taşınmaz üzerinde bina, ağaç vs gibi bütünleyici parça (muhdesat) varsa bunların arzla birlikte satılması gerekir. Ancak muhdesatın bir kısım paydaşlara (ortaklara) ait olduğu konusunda tapuda şerh varsa veya bu hususta bütün paydaşlar…

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E: 1983/10375 K: 1983/10478

Satışın paydaşlar arasında yapılması hususunda tarafların talebi olmadığı nazara alınmadan talep ve savunma dışına çıkılarak satışın paydaşlar arasında yapılmasına karar verilmesi, usul ve Kanun’a aykırıdır. Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan ortaklığın giderilmesi davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş…

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E: 2001/5804 K: 2001/6114 T: 10.09.2001

Satışın paydaşlar arasında yapılabilmesi için ya bütün paydaşların bu hususta anlaşması yada bu şekilde satış yapılmasının bütün paydaşların menfaatlerine daha uygun olduğunun tespiti gerekir. Zira paydaşlar arasında satışa karar verilmesi halinde mali durumu elverişli olmayan paydaşlar müzadeyeye katılamayacaklarından taşınmaz malın…

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E: 2012/14388 K: 2012/16753

TMK’nın 644 maddesi gereğince elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmesine kara verilirken paydaşlar, kök miras bırakanın mirasçılık belgesine, miras bırakandan sonra vefat eden mirasçılar var ise bunlara ait mirasçılık belgeleri ve TMK’nun 677, maddesi gereğince yapılan pay temliklerin göre tespit edilmeli,…

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E: 2013/702 K: 2013/4486 T: 14.3.2013

Ortaklığın giderilmesi davasında taraf teşkili sağlanmaksızın yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması doğru olmadığı gibi, elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesine karar verilirken, paydaşlara ait payların hüküm fıkrasında ayrı ayrı yazılması gerekirken mirasçılık belgesindeki paylara atıf yapılarak hüküm kurulması doğru değildir. Mahalli…

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E: 2005/7136 K: 2005/8331 T: 20.9.2005

Satış sözleşmesinin tarafı olan davalının satış bedelinin tapuda gösterilen miktardan fazla olduğu savunması dinlenemez. Davalı yapmış olduğu sözleşme ile bağlı olup bunun aksini savunma ve kanıtlama olanağından yoksundur. Davanın açılmasından sonra, yapılan şikayet üzerine davalının vergi dairesine başvurarak satış bedelini…

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E: 2011/8819 K: 2011/9214 T: 20.9.2011

Yapılan ihalenin kesinleşmesiyle satış sözleşmesi tamamlanmış olduğundan davacının bu pay satışına yönelik olarak önalım hakkını kullanmasında bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Zira satın alınan payın alıcı davalı adına tapuda tescil edilmesi edinilen ayni hakkın üçüncü kişilere karşı ileri sürülmesi açısından önem arz…

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E: 2012/7547 K: 2012/8893 T: 13.6.2012

Tapuda yapılan işlemin tarafı olmayan davacı, önalım hakkının kullanılmasını engellemek için bedelde muvazaa yapıldığı iddiasında bulunabilir. Satış sözleşmesinin tarafı olmadığından bu iddianın tanık dahil her türlü delille kanıtlanması mümkündür. Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına…

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E: 2012/1226 K: 2012/5313

Taşınmazdaki paylılık durumu sona erdiğine, davacı ve davalının paydaşlık sıfatları kalmadığına göre önalım hakkı söz konusu olamayacağından davanın reddine karar vermek gerekirken kabulüne karar verilmesi isabetsiz olmuştur. Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan önalım davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz…

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E: 2009/5193 K: 2009/6020 T: 23.06.2009

Önalım davasına konu payın ilişkin bulunduğu taşınmaz paydaşlarca özel olarak kendi aralarında taksim edilip her bir paydaş belirli bir kısmı kullanırken bunlardan biri kendisinin kullandığı yeri ve bu yere tekabül eden payı bir üçüncü şahsa satarsa satıcı zamanında bu yerde…