1. Anasayfa
  2. Yargıtay Kararları Kararları
  3. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E: 2005/6036 K: 2005/6882


Dava TMK 713. maddesine göre açılmış bir tescil davası olduğuna göre TMK.713/4 maddesi hükmü gereğince davanın konusunun mahkemece gazeteyle bir defa ve ayrıca taşınmazın bulunduğu yerde uygun araç ve aralıklarla en az üç defa ilan olunması ve 713/5 maddesi hükmüne göre de üç aylık itiraz süresi beklenildikten sonra karar verilmesi gerekirken sadece gazeteyle yapılan ilanla yetinilip hüküm verilmesi yasaya aykırıdır. Davacı şirketin ana sözleşmesi getirtilip, şirketin gayrimenkul iktisap edinme ehliyetinin bulunup bulunmadığının araştırılmaması doğru değildir.

Çelik Gıda İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti ile Hazine, Orman Genel Müdürlüğü ve Ilıca Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının kabulüne dair Geyve Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 06.07.2005 gün ve 307/162 sayılı hükmün Yargıtay´ca incelenmesi davalı Hazine temsilcisi ve davalı Orman Genel Müdürlüğü vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Davacı vekili, satın almaya dayalı olarak önceki maliklerle birlikte kazanmayı sağlayan olağanüstü kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak 97 dönüm yüzölçümündeki yerin müvekkili adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.

Davalı Hazine temsilcisi, davaya cevap vermemiş, davalı Orman İdaresi vekili taşınmazın orman hudutları içerisinde kaldığını savunmuştur.

Mahkemece, fen memurunun 05.07.2005 tarihli raporuna atıf yapılarak, raporda (1) rakamıyla gösterilen 72645,71 m2´lik kısmın davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir.

Hüküm, davalı Hazine temsilcisi ve Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava konusu taşınmaz tapuda kayıtlı değildir. Mahallinde yapılan keşifte dinlenen orman mühendisi bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın orman tahdit sınırları dışında olduğunu, fen memuru bilirkişinin krokisinde (2) ve (3) rakamlarıyla gösterdiği yerler üzerinde orman varlığının bulunduğunu bildirmiş, davacı vekili de fen memurunun krokisinde (2) ve (3) rakamlarıyla gösterdiği kısımlar bakımından tescil talebinden vazgeçmiştir. Dava konusu taşınmazın ziraat mühendisi bilirkişinin raporuna göre tarım arazisi olduğu, dinlenen şahit beyanlarına göre de önceki maliklerin iktisabı sağlayacak nitelikte 20 yılı aşkın süre zilyet olduklarını ve bilahare taşınmazlarını satarak davacıya devrettikleri belirlenmiştir. Bu hale göre davalı Orman İdaresi vekilinin tüm temyiz itirazlarının, Hazine temsilcisinin ise aşağıdaki husus dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE,

1- TC. Anayasasının 141/2. maddesine ve HUMK.nun 388. maddesine göre, mahkeme kararları gerekçeli olarak yazılmalıdır. Özellikle 388. maddenin 3. bendine göre kararda iki tarafın iddia ve savunmalarının özeti, anlaşıp anlaşamadıkları hususlar, ihtilaflı konular hakkında toplanan deliller, delillerin tartışması, red ve üstün tutma sebepleri, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebep yazılmalıdır. Mahkemenin verdiği karar TC. Anayasasının 141/2. ve HUMK.nun 388. maddesine aykırı olarak düzenlenmiştir.

2- Davacı vekili, dava dilekçesinde 97 dönüm yüzölçümündeki taşınmazın müvekkili adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiş, mahkemece 72645,71 m2 yüzölçümündeki yerin davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir. Davacı vekili fazlaya ilişkin taleplerinden vazgeçmiştir. Bu hale göre, tescile karar verilen kısım dışındaki yerler bakımından mahkemece olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması doğru olmamıştır.

3- Dava TMK.713. maddesine göre açılmış bir tescil davası olduğuna göre TMK.713/4 maddesi hükmü gereğince davanın konusunun mahkemece gazeteyle bir defa ve ayrıca taşınmazın bulunduğu yerde uygun araç ve aralıklarla en az üç defa ilan olunması ve 713/5 maddesi hükmüne göre de üç aylık itiraz süresi beklenildikten sonra karar verilmesi gerekirken sadece gazeteyle yapılan ilanla yetinilip hüküm verilmesi kanuna aykırıdır.

4- Davacı Çelik Gıda İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin ana sözleşmesi getirtilip, şirketin gayrimenkul iktisap edinme ehliyetinin bulunup bulunmadığının araştırılmaması doğru değildir.

5- Davacı vekili, dilekçesinde 13 parça taşınmazın birbiriyle bitişik olması sebebiyle dava sonucunda tek taşınmaz olarak müvekkili adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiş ise de, dava dilekçesinde bu 13 parça taşınmazın hudutlarını yazarken, taşınmazların bir kısmının güneyinde yol bulunduğuna işaret etmiştir. Mahkemenin verdiği tek başına tescil kararı itibariyle yolların taşınmaz içerisinde kalma ihtimali bulunmaktadır. Yollar kamu malı olup, kamunun istifadesine terk edilen yerlerdir, özel mülkiyete konu edilemezler. Mahkemece dava dilekçesinde tarif edilen bu 13 parça taşınmaz fen memurunun hazırladığı krokide ayrı ayrı gösterildikten ve varsa yolların tescile karar verilen tek parça taşınmazdan ayrılmasından sonra davanın sonuçlandırılması cihetine gidilmesi gerekir.

6- Ayrıca, orman mühendisi bilirkişinin raporunda açıkladığı gibi taşınmaz Kayabağ ve Çakırdağ Devlet ormanları arasında ve orman sınırları dışında kalan bir yerdir. 72645,71 m2 yüzölçümündeki böyle bir taşınmazın varsa üzerindeki yollarda gösterilmeden ve niteliği tam olarak belirlenmeden tesciline karar verilmesi doğru olmamıştır. Mahkemece yapılacak iş; HUMK.nun 366. maddesinin ikinci cümlesine göre mahallinde yapılacak keşifte bilirkişi raporlarından ayrı olarak fotoğraflarının da çekilip dosya arasına konulması ve temyiz denetimine tabi tutulması gerekir. Eksik inceleme ile karar verilemez.

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile eksik incelemeye dayalı, usul ve kanuna aykırı hükmün HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve 11,20 YTL peşin harcın istek halinde temyiz edenlerden Orman Genel Müdürlüğüne iadesine 13.10.2005 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.