1. Anasayfa
  2. Yargıtay Kararları Kararları
  3. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E: 2023/1004 K: 2024/1039 T: 22.2.2024


Davalı parselinden ancak sınırdan geçen ikinci alternatifin hem maliyet olarak hem de aleyhine geçit tesis edilen taşınmazın bütünlüğüne zarar vermeyecek olması yönünden daha uygun olduğu, mahkemece daha sonra bu alternatif yönünden de değer tespiti yaptırıldığı ve hükme esas alındığı, yapılan değerlendirmede bir yanılgı olmadığı.

Taraflar arasındaki geçit hakkı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davalı … aleyhine açılan davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin müştereken maliki oldukları taşınmazın üzerinde 5 adet binanın mevcut olduğunu, 1996 yılında müvekkillerinin satın alarak nizasız ve fasılasız bir şekilde bu güne kadar kullandıkları ve davalının da bu durumu bilerek 342 parseli satın aldığı, krokide gösterilen geçit hakkının bila bedel 343 parsel lehine tapuya tesciline, aksi düşünce halinde ise 343 parsel lehine bedelli mukabilinde taraflar açısından en uygun ve ekonomik yerden geçit hakkı tesisine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

II. CEVAP

1. Davalı … vekili cevap dilekçesinde; malikle anlaşarak geçit hakkı alınsa bile bu geçit hakkı işleminin tapu kütüğüne tescil edilmediğini, zorunlu geçit hakkının tescil edilmesi gerektiğini belirterek, söz konusu taşınmazın üniversite tarafından kamu yararına yönelik olarak okul alınması amacı ile satın alındığını, taşınmazda üniversitelerin kurulmasına yönelik tüm projelerin tamamlandığını, Yargıtayın kamu hizmetine tahsis edilen okul, park gibi yerlerde geçit hakkı kurulamayacağına dair uygulamalarının olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

2. Diğer davalılar davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 06.10.2021 tarihli rapor ile her bir alternatif güzergah kullanım bütünlüğü, oluşturduğu yük ve maliyet açısından değerlendirilerek 134 ada 16 parsel sayılı taşınmaz üzerinde geçit hakkı tesisi halinde taşınmazın kullanım bütünlüğünün zarar görmeyeceği, maliyet açısından en uygun ekonomik güzergah olduğu, kalan kısmında değer düşüklüğünün olmayacağı,

2. 134 ada 16 parsel sayılı taşınmaz üzerinden kurulucak geçidin 343 parseli umuma açık genel yol niteliğindeki Maşatlık Sokağına bağladığı, en uygun ve ekonomik güzergahın bu güzergah olduğu, 343 parsel lehine aynı yerde tapuya kayıtlı 134 ada 16 parsel aleyhine harita ve kadastro mühendisi … …’in 01.08.2019 tarihli raporunda “B” harfi ile gösterilen güzergah üzerinden 3 m genişliğinde 366,18 m² yüzölçümünde geçit hakkı tesisine,

3. 134 ada 16 parsel sayılı taşınmaz aleyhine usulüne uygun tesis edilmiş ve şerh edilmiş bir geçit hakkı bulunmadığından eski malikleri ile yapılan anlaşma yeni malik davalı … Üniversitesine karşı ileri sürülemeyeceğinden davacı tarafın bila bedel geçit hakkı tesisi talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı … vekili; davacılar lehine geçit hakkı tahsis edildiği takdirde, projenin bütünlüğüne zarar verileceğini, müvekkilinin taşınmazını amacına uygun kullanamayacak ve üniversitenin kamu hizmeti olan eğitim vermesine engel olacağını, alternatif yolların mevcut olduğunu, 20.12.2019 tarihli raporu hazırlayan bilirkişilerin, müvekkiline ait parselle alakalı soyut değerlendirmelerde bulunduklarını, bilirkişilik görevlerini kötüye kullandıklarını, dosya içerisindeki raporları birbiriyle çeliştiğini, dava konusu yerdeki geçit bedelinin çok düşük belirtildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; sözleşme ile aldığını belirttiği ancak tapuya şerh edilmeyen bu geçit hakkının davalıya ait parselin ortasından geçerek taşınmazı ikiye böldüğü bu anlamda geçit hakkına ilişkin ilkelere uygun düşmediği değerlendirilmiştir.

2. Mahkemece yapılan keşifte 4 ayrı güzergah tespit edildiği, her ne kadar ilk olarak rapor sunan bilirkişilerin birinci güzergah olarak tarif edilen 8 parselin ve 344 parselin içinden geçen taşınmazın uygun olduğunu belirtmiş iseler de dosyada bulunan kroki ve raporların incelenmesinde bu seçenek için öngörülen maliyetin yüksek olduğu gibi aleyhine geçit hakkı tesis edilerek taşınmazların büyüklüklerinin de davalı parseline göre küçük olduğu, değer kaybının daha fazla olduğu değerlendirilerek yine davalı parselinden ancak sınırdan geçen ikinci alternatifin hem maliyet olarak hem de aleyhine geçit tesis edilen taşınmazın bütünlüğüne zarar vermeyecek olması yönünden daha uygun olduğu, mahkemece daha sonra bu alternatif yönünden de değer tespiti yaptırıldığı ve hükme esas alındığı, yapılan değerlendirmede bir yanılgı olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, geçit hakkı istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 747 nci maddesinin ikinci fıkrası.

3. Değerlendirme

1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı … vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.02.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.