Popüler Yazıları
- Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E: 2014/3336 K:2014/4259 Mayıs 12, 2023
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 2017/1289 K: 2021/1314 T: 02.11.2021 Mayıs 18, 2023
- Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E: 2012/4199 K: 2012/6899 T: 08.05.2012 Temmuz 10, 2023
- Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E: 2014/5320 K: 2014/9899 T: 15.09.2014 Mayıs 10, 2023
- Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E: 2017/9171 K: 2018/2618 19.03.2018 Mayıs 22, 2023
- Yazılar
- Favoriler
- Yorumlar
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E: 2007/74 K: 2007/1185
Öncesi mera olan bir taşınmaza 4342 sayılı Mera Kanununun geçici 3. maddesinin uygulanarak tahsis amacının değiştirilebilmesi için, 01.01.2003 tarihinden önce kesinleşmiş imar planı içinde kalması yeterli olmayıp, yerleşim yeri olarak işgal edilmesi ve mer'a olarak kullanımının teknik olarak mümkün olması…
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E: 2005/9624 K: 2005/10566
Harman yerlerinin zilyetlikle kazanılmasının olanaksız bulunmasına karşın, köy boşluklarının koşullar oluşması halinde senetsizden edinilmesi mümkündür. Öncelikle kadastro tespiti sırasında taşınmazın niteliğinin ne olduğunun belirlenmesi, köy boşluğu olduğunun saptanması halinde 3402 Sayılı Yasanın 14.Türk Medeni Kanununun 713 ve 996 maddeleri uyarınca…
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E: 2005/8485 K: 2006/20
Dere boşlukları Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki kamu mallarındandır. Böyle bir yerin kazanılabilmesi için derenin aktif yatağı ve etki alanında kalmaması gerekir. Dere boşluğu niteliğiyle tespit dışı bırakılan bir yer kural olarak TMK.nun 715. maddesinde düzenlenen Devletin hüküm ve tasarrufu…
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu E: 1960/15 K: 1960/7
Tapuya bağlı bir gayrimenkulün Medeni Kanunun 639. maddesi gereğince zilyet adına tescilinin istenebilmesi için onun tamamının zilyedi bulunmak gerekeceğine ve tapuya bağlı bir gayrimenkulün bir parçasına zilyet bulunan kimsenin sadece o parçanın kendi adına tescilini isteyemeyeceği hk. Tapuda yazılı bir.;…
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E: 2005/6926 K: 2005/6843
3402 sayılı Kanunun 17/son maddesine göre; İl, ilçe ve kasabaların imar planının kapsadığı alanlarda kalan taşınmaz mallarda 3402 sayılı Kanunun 17. maddesi uygulanamayacaktır. Bu nedenle taşınmazın bulunduğu yerin imar planı kapsamına alındığı tarih önem arz etmektedir. Taşınmazın net bir biçimde…
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 2005/645 K: 2005/690
Kayıt malikinin ölüm tarihi, zilyetliğin başlangıç tarihinden trampa tarihine kadar 20 yıldan fazla süre ile taşınmaz davacılar tarafından tasarruf edildiğine göre tapu kaydı hukuki değerini yitirmiş olmaktadır. Kaydın hukuki değerini yitirmesinden sonra yapılan intikal, trampa ve temlik işlemleri yolsuz tescil…
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E: 2005/4226 K: 2005/4720
Kadastro dışı bırakma işleminde, taşınmazın geometrik durumu belirlenmediğinden bir tespit işlemi değil ise de, görevlilerce bir yerin tescile tabi olmadığı saptanarak hukuksal durum belirlenmiş olduğundan yapılan bu işlem, bir kadastro işlemidir. Yargıtay´ın kararlılık kazanan uygulamalarına göre; tespit dışı bırakılan bir…
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E: 2005/5738 K: 2005/6258
Kural olarak ekilemez arazi niteliğiyle tespit dışı bırakılan bir yer imar ve ihya edilmedikçe kazanılamaz. Komşu parsellere ait belgelere göre, bu yer ekilemez arazi, cadde ve hali olan bir yerdir. Bu nedenle yerel bilirkişi ve tanıkların tasarruf yönündeki beyanları kazanma…
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E: 2005/5308 K: 2005/7602
Tapu kütüğünden malikin kim olduğunun anlaşılamaması hali; taşınmaz malın sahibinin kim olduğunun bilinmesine yarayacak gerekli belgenin tapu sicilinden çıkarılmasının imkansız olması ve genel olarak gerekli dikkati gösteren herkesin malikin kim olduğunu anlayamayacağı hallerde tapu siciline yazılı malikin bilinmediğinin kabulü gerekir.…
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E: 2005/6985 K: 2005/7632
Tescil konusu yer paftada dere olarak tespit dışı bırakılan bir yerdir. Komşu parsellerin kadastro tutanaklarındaki açıklamalara göre, dava konusu yer 1977 yılında tespit dışı bırakılan bir yerdir. Kadastro Müdürlüğünce cevap verilmemekle birlikte paftaya göre tescil konusu taşınmaz dere yatağıdır. Dereler…
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E: 2005/5308 K: 2005/7602
Medeni Kanunun 713. maddesinde yer alan tapu kütüğünden malikin kim olduğunun anlaşılamaması hali; taşınmaz malın sahibinin kim olduğunun bilinmesine yarayacak gerekli belgenin tapu sicilinden çıkarılmasının imkansız olması ve Yargıtay içtihatlarına göre genel olarak gerekli dikkati gösteren herkesin malikin kim olduğunu…
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E: 2005/5609 K: 2005/6411
Kadastroca tespit dışı bırakılan taşınmazın TMK.nun 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmü uyarınca tescili isteğine ilişkindir. TMK.nun 713/3. maddesi hükmüne göre bu tür davaların Hazine ve ilgisi yönünden ilgili kamu tüzel kişilerine karşı açılması gerekir. Dava dilekçesinde…
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı E: 1955/16 K: 1955/25 T: 07.12.1955
Medeni Kanunumuzun sistemine göre tasarruf ehliyeti bulunmıyan bir muris tarafından tanzim olunan ölüme bağlı tasarruf kendiliğinden hükümsüz olmayıp ancak iptali kabil sayılacağından bir iptal sebebinin mevcut olduğunu tespit eden bir mahkeme kararı ancak aleyhlerine sadır olan şahıslara karşı muhkem kaziyye…
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E: 2024/2267 K: 2024/3337 T: 10.6.2024
Geçit bedeli, dava tarihi olan 2014 yılı itibariyle belirlendiğinden fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesi uyarınca; hükmün temyizen incelendiği tarihe kadar geçen süre içerisinde enflasyonda meydana gelen artış sebebiyle, güncel bedelin yeniden belirlenmesi amacıyla Mahkemece bilirkişiden ek rapor alınmalı, mümkün görülmezse yeniden keşif…
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E: 2024/2014 K: 2024/3481 T: 13.6.2024
Fen bilirkişi raporu ve ekli krokisinde güzergahın geçit tesisi için en uygun güzergah olduğu bildirildiğinden, bu güzergahtan geçit verilip verilemeyeceğinin, bilirkişilerce belirlenen diğer alternatif güzergahlar da birlikte değerlendirilip araştırıldıktan sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, kesintisizlik ilkesine aykırı…
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E: 2024/2002 K: 2025/435 T: 3.2.2025
Mahkemece geçit irtifakının tesis edildiği karar 2013 yılında verilmiş olup bu tarihe kadar hüküm kesinleştirilmemiştir. Bu sebeple geçit irtifakı istenen alanda coğrafi değişiklikler ile taşınmazlara özgü değişiklikler olabileceği gibi, taşınmaz maliklerinin de değişmiş olabileceği söz konusudur. Bunun yanında fedakarlığın denkleştirilmesi…
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E: 2024/1663 K: 2024/2569 T: 13.5.2024
Bilirkişi raporunda (D) harfi ile belirlenen güzergahta seçeneğin eğim nedeniyle uygun olmadığı belirtilmiş olmasına karşın bu eğimin ne kadar olduğu, kot farkının kaç metre çıkacağı, buradan iş makineleriyle makul sürede çalışma ve masraf yapılarak yol geçirilmesinin uygun olup olmadığı da…
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E: 2024/359 K: 2024/1127 T: 26.2.2024
Davacının nispi geçit ihtiyacı içinde olup olmadığı doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılmalı, davacı geçit ihtiyacı içindeyse talebinin değerlendirilmesi, aksi halde lehine geçit hakkı kurulması istenen taşınmazın kadastral yola cephesi bulunduğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiği Taraflar arasında görülen geçit hakkı…
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E: 2024/220 K: 2024/1950 T: 3.4.2024
Davacılar tarafından dava konusu edilen 1786 parsel sayılı taşınmazın tapu bilgileri incelendiğinde, davacıların dışında da hissedarlar bulunduğu, ancak bu hissedarlara husumet yöneltilmeden karar verildiği görülmüştür. Bu hissedarlara husumet yöneltilmeden, savunmaları alınmadan ve delilleri toplanmadan hüküm kurulmuş olması, hukuki dinlenilme hakkına…
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E: 2024/135 K: 2024/2195 T: 25.4.2024
Dava konusu taşınmazların kuzeyinden giden yolun uzun olması, köy içinden dolanarak ana yola ulaştığına ilişkin tespitler, geçit ihtiyacının varlığı yönündeki değerlendirmede yetersizdir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda objektif gerekçeler açıklanmaksızın, dava konusu taşınmazın kuzeyinden geçen yolun kesintiye uğradığı noktalar açıklığa…
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E: 2024/95 K: 2024/518 T: 25.1.2024
Türk Medeni Kanunu'nun 747. maddesi gereğince geçit isteği, önceki mülkiyet ve yol durumuna göre en uygun komşular, bu şekilde ihtiyacın karşılanmaması hâlinde geçit tesisinden en az zarar görecek olana yöneltilmelidir. Zira geçit hakkı taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak hakkı olmakla…
