Görsel Yok

Danıştay 6. Dairesi E: 1985/1006 K: 1986/293 T: 19.3.1986

Haziran 23, 2024 Suat Şimşek 0

2981 sayılı Yasanın uygulanmasını gerektirebilecek bir yapıdan söz edilebilmesi için, yapının üzerinde bulunduğu taşınmaz malikinin yahut kamu hizmet ve tesislerine ayrılmış yerlerde de belediyenin bilgisi dışında ve rızası hilafına inşa edilmiş olması, en önde gelen koşullardan biri olarak ortaya çıkmaktadır. Devamını Oku

Görsel Yok

Danıştay 6. Dairesi E: 1986/30 K: 1986/222 T: 11/03/1986

Haziran 23, 2024 Suat Şimşek 0

Mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu dava konusu parselin bulunduğu yapı adasının çevresindeki yaya yollarının 5 m olarak önerilmiş olmasının emsal teşkil etmesi ve öncelikle yaya kullanımına açık olan ve zorunlu hallerde araçların girebileceği yolun 5 m genişlik ile de aynı fonksiyonu sağlayabilmesi mümkün olduğu anlaşıldığından, bu yolun 7 m’ye çıkarılmasını öngören plan değişikliğinde isabet görülmediği Devamını Oku

Görsel Yok

Danıştay 6. Dairesi E: 1985/898 K: 1986/198 T: 20/02/1986

Haziran 23, 2024 Suat Şimşek 0

1/5000 ölçekli Boğaziçi nazım planı ile 1/1000 ölçekli Boğaziçi öngörünüm ve sahil şeridi uygulama planlarının 2960 sayılı Boğaziçi kanununun geçici 5. maddesiyle bu kanuna aykırı olmayan kısımlarının uygulanmasına devam olunacağı, bu durumda planların davacının istemi doğrultusunda değiştirilmesinin mümkün olmadığı ancak, 3194 sayılı imar kanununun 47.maddesi ile Boğaziçi’nde bazı koşullarla inşaat ve plan değişikliği yapılabileceği belirtildiğinden, davalı idarece buna göre yeni işlem tesis edilebileceği gerekçesiyle bu planların iptaline yönelik davanın reddi Devamını Oku

Görsel Yok

Danıştay İDDK E: 2019/3268 K: 2020/33 T: 20.1.2020

Haziran 23, 2024 Suat Şimşek 0

6306 sayılı Kanun’un Ek-1. maddesinde belirtilen “Üzerindeki toplam yapı sayısının en az % 65’i imar mevzuatına aykırı olan veya yapı ruhsatı alınmaksızın inşa edilmiş olmakla birlikte sonradan yapı ve iskân ruhsatı alan yapılardan oluşan alanlar…” düzenlemesinde belirtilen şartların oluştuğu anlaşıldığından, riskli alan ilanına ilişkin dava konusu 02/10/2017 tarih ve 2017/10907 sayılı Bakanlar Kurulu kararında hukuka aykırılık bulunmadığı, riskli alanda taşınmazı bulunmayan kişinin dava açma ehliyetinin bulunmadığı. Devamını Oku

Görsel Yok

Danıştay 14. Dairesi E: 2016/11725 K: YD T: 6.7.2017

Haziran 23, 2024 Suat Şimşek 0

Bir alanın zemin veya üzerindeki yapılaşma sebebiyle can ve mal kaybına yol açma riski taşıması sebebiyle “Riskli Alan” olarak ilan edilebilmesi için mutlaka zemin ve yapıların fiili durumları incelendikten sonra hazırlanacak teknik bir rapor ile ortaya konulması; üzerindeki toplam yapı sayısının en az %65’i imar mevzuatına aykırı olan veya yapı ruhsatı alınmaksızın inşa edilmiş olmakla birlikte sonradan yapı ve iskân ruhsatı alan yapılardan oluşan alanlarda ise belirtilen şartların oluştuğunun açık ve somut şekilde ortaya konulması gerekecektir. Devamını Oku

Görsel Yok

Danıştay 14. Dairesi E: 2016/10579 K: 2017/1076 T: 28.2.2017

Haziran 23, 2024 Suat Şimşek 0

Çevre ve Şehircilik Bakanlığının doğrudan merkeze bağlı taşra teşkilatı olarak Bursa, İstanbul ve İzmir illerinde birer adet Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Müdürlüğü kurulması kararlaştırıldığı, davanın İstanbul Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Müdürlüğünün işleminin iptali için dava açıldığı, dava konusu işlemi tesis etmediği ve işlemi yapan İstanbul Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Müdürlüğünü temsil etmediği anlaşılan İstanbul Valiliğinin davanın tarafı olmasına yasal olanak bulunmadığı. Devamını Oku

Görsel Yok

Danıştay 14. Dairesi E: 2016/9436 K: 2017/444 T: 1.2.2017

Haziran 23, 2024 Suat Şimşek 0

Taşınmaz üzerindeki yapının riskli yapı olmasından dolayı yıkılması nedeniyle arsa haline gelen taşınmaz hakkında, paydaşların en az üçte ikisince verilen yeniden bina yaptırılması kararına katılmayan davacıya ait arsa payının diğer paydaşlara satışına ilişkin işlemi tesis etmediği anlaşılan Çevre ve Şehircilik Bakanlığının davanın tarafı olmasına yasal olanak bulunmadığı Devamını Oku

Görsel Yok

Danıştay 14. Dairesi E: 2016/9160 K: 2017/443 T: 1.2.2017

Haziran 23, 2024 Suat Şimşek 0

Taşınmaz üzerindeki yapının riskli yapı olmasından dolayı yıkılması nedeniyle arsa haline gelen taşınmaz hakkında, paydaşların en az üçte ikisince verilen yeniden bina yaptırılması kararına katılmayan davacıya ait arsa payının diğer paydaşlara satışına ilişkin işlemi tesis etmediği anlaşılan Çevre ve Şehircilik Bakanlığının davanın tarafı olmasına yasal olanak bulunmadığı Devamını Oku

Görsel Yok

Danıştay 14. Dairesi E: 2016/9024 K: 2017/442 T: 1.2.2017

Haziran 23, 2024 Suat Şimşek 0

Taşınmaz üzerindeki binanın Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünce riskli yapı olarak tespit edildiği, riskli yapı tespit raporuna karşı yapılan itirazın reddedilmesi neticesinde riskli yapı tespit işlemini tesis etmediği anlaşılan Çevre ve Şehircilik Bakanlığının davanın tarafı olmasına yasal olanak bulunmadığı Devamını Oku

Görsel Yok

Danıştay 14. Dairesi E: 2016/8956 K: 2017/441 T: 1.2.2017

Haziran 23, 2024 Suat Şimşek 0

Taşınmaz üzerindeki binanın Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünce riskli yapı olarak tespit edildiği, riskli yapı tespit raporuna karşı yapılan itirazın reddedilmesi neticesinde riskli yapı tespit işlemini tesis etmediği anlaşılan Çevre ve Şehircilik Bakanlığının davanın tarafı olmasına yasal olanak bulunmadığı Devamını Oku

Görsel Yok

Danıştay 14. Dairesi E: 2016/8884 K: 2017/4517 T: 6.7.2017

Haziran 23, 2024 Suat Şimşek 0

İlçe ve büyükşehir belediyesi meclis üyeleri olan davacıların riskli alan sınırları içerisinde davacılara ait taşınmaz bulunmadığı dikkate alındığında, davacılar ile mülkiyet bağı veya hukuki ilgisi bulunmadığı açık olan taşınmazların riskli alan olarak ilan edilmesinin, davacıların meşru, kişisel ve güncel menfaatini etkilemediği, dolayısıyla belediye meclis üyelerinin riskli alan ilan edilmesine ilişkin Bakanlar Kurulu Kararının iptalini istemekte, meşru, kişisel ve güncel menfaat ilişkisinin bulunmadığı Devamını Oku

Görsel Yok

Danıştay İDDK E: 2017/2328 K: 2017/3559 T: 9.11.2017

Haziran 22, 2024 Suat Şimşek 0

Riskli alanda bulunan taşınmaz malikleri ile ön görüşmelerin yapıldığı, hak sahipleri ile ilgili düzenlenen herhangi başkaca bir sözleşme ve tutanak bulunmadığı, kentsel tasarım projesi kapsamında hazırlanan imar planlarının onaylanmadığı, riskli alana yönelik henüz onaylanmış proje ve imar planlarının dahi bulunmadığı, bu nedenle hak sahipleri ile ön görüşme yapılmasından öte ilgili idarelerce yürütülmesi gereken hiç bir işlemin tamamlanmadığının anlaşıldığı, bu durumda dava konusu taşınmazın acele kamulaştırılmasına ilişkin Bakanlar Kurulu Kararında hukuka uyarlık bulunmadığı Devamını Oku