Popüler Yazıları
- Tahliye Taahhütnamesi Yargıtay Kararları Aralık 11, 2022
- Ortaklığın Giderilmesi Davaları Vekâlet Ücretine İlişkin Yargıtay Kararları Ekim 16, 2022
- Konut İhtiyaç Nedeniyle Tahliye Yargıtay Kararları Ekim 15, 2022
- Kamulaştırma Bedelinin Tespiti Hakkında Yargıtay Kararları
- İmar Kanunu 32 ve 42. Madde Yıkım ve Para Cezalarıyla İlgili Danıştay Kararları Ekim 17, 2022
- Yazılar
- Favoriler
- Yorumlar
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E: 2002/3538 K: 2002/3706
Satış bedelinin dağıtımında da bulunan bu yüzde nisbetler gözönünde tutularak muhtesata isabet eden kısmın sadece muhtesat sahibine veya payları nisbetinde sahiplerine arza isabet eden kısmında payları oranında tüm paydaşlara verilmesi icap eder. Muhtesatın arzın paydaşlarına değilde 3.şahsa aidiyetinin anlaşılması halinde…
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E: 2004/230 K: 2004/306
Paydaşlığın giderilmesi davalarında satışa karar verilmesi halinde, satış sonunda elde edilecek bedelin paydaşlara ya da ortaklara ne şekilde dağıtılacağının hüküm fıkrasında gösterilmesi gerekir. Taşınmaz, paylı mülkiyet hükümlerine tabi ise payları oranında paydaşlara, elbirliği halinde mülkiyet söz konusu ise ibraz edilecek…
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E: 2013/19359 K: 2014/5707 T: 27.3.2014
Paylı mülkiyet hissesi yalnız başına temlik edilebilir ve haczedilebilir. Taksim nedeniyle yasada belirtilen “açılmış mirastan” söz edilemeyeceğinden davanın reddi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü doğru görülmemiştir. Dava dilekçesinde, kayyım atanması istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından…
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E: 2004/3506 K: 2004/4290 T: 31.5.2004
Paylaşma isteme (taksim davası açma) hakkı kural olarak paylı mülkiyette paydaşa, elbirliği mülkiyetinde ise mirasçıya tanınmıştır. Malik olmayan kimseye paylaşma isteme ve paylaşmaya katılma hakkı tanınmamıştır. Örneğin miras payının temliki konusunda üçüncü kişi ile sözleşme yapma imkanı vermesine karşın, bu…
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E: 1998/1055 K: 1998/1312 T: 23.02.1998
Şufa hakkının tapuda yapılan satışın öğrenilmesinden itibaren bir ay içinde kullanılması gerekir. İştirakçi ortaklarda da bunlardan satışı en geç öğrenenin öğrenme tarihine göre bir aylık hak düşürücü süre saptanır. Diğer ortakların daha önce öğrenmesi önem taşımaz. Şufa hakkı tapudaki satış…
Anayasa Mahkemesi E: 2024/144 K: 2025/188
Anayasa Mahkemesi Kararı E: 2024/144 K: 2025/188 T: 10/9/2025 R.G.Tarih-Sayı:31/12/2025-33124 İTİRAZ YOLUNA BAŞVURANLAR: 1. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi (E.2024/144) 2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi (E.2025/90) İTİRAZLARIN KONUSU: 19/4/2012 tarihli ve 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve…
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E: 1990/11289 K: 1990/11711
3194 sayılı İmar Kanununun 16. maddesinde ilişkindir. taşınmazların tevhid ve ifrazının onaylanması belediye ve mücavir alan içinde kalan yerler için belediye encümenleri, diğer yerler için de İl İdare Kurulları yetkili kılınmıştır. Aynı maddenin sonunda da, tarafların rızası ile veya mahkeme…
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı E: 1960/1 K: 1960/3 T: 14.03.1960
Bir kısım hisseleri intifa hakkı ile takyidi bir gayrimenkulün şüyuunun giderilmesine karar verilmesi halinde satışın intifa hakkı yokmuş gibi yapılmasına ve intifa hakkının satış bedelinden takyitli hisseye isabet edecek bedel üzerine intikaline karar verilmesinin caiz olmadığına, satışın Usul ve İcra…
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E: 2001/5134 K: 2001/5507 T: 28.06.2001
Ortaklığının giderilmesi istenilen taşınmazın tapudaki yüzölçümü fiili duruma uymuyorsa ve hudutlarda sabit değilse görevli mahkemede açılacak dava yoluyla tapunun düzeltilmesi için taraflara süre verilmesi dava açılırsa onun sonucunun beklenmesi gerekir. Şayet dava açılmaz veya kesinleşen kararla red edilirse tapu miktarı…
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E: 2004/1227 K: 2004/1339 T: 02.03.2004
Paydaşlardan birinin yirmi yıl önce öldüğü, çocuklarının bulunmadığı yapılan araştırmadan anlaşılmıştır. Bu durumda miras haklarının korunması açısından 3561 Sayılı Kanun gereğince mal müdürünün kayyım olarak atanması gerekirken, böyle bir karar olmadan Hazinenin davaya dahil edilmesi doğru değildir. Mahalli mahkemesinden verilmiş…
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E: 2001/4868 K: 2001/5055 T: 18.06.2001
Ortaklığın giderilmesi davalarının iki taraflı dava olma özelliği nedeniyle mahkemenin gerekçesinde yer alan "ölü şahıs hakkında dava açılamayacağı" kuralı bu davada uygulanamaz. Bu nedenle ölü olduğu sonradan anlaşılan paydaşların mirasçıları belirlenerek davaya dahil edilmeleri böylece taraf teşkilinin sağlanması gerekir. Mahalli…
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E: 2001/2152 K: 2001/2544 T: 27.03.2001
Ortaklığın giderilmesi davalarında paydaşlar sağsa kendilerinin, ölü ise ibraz ettirilecek veraset belgesi ile saptanacak mirasçılarının davaya dahil edilmesi, böylece taraf teşkil olunması zorunludur. Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar bir kısım davalılar…
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E: 2003/10301 K: 2004/1494 T: 02.03.2004
Ölü kişi hakkında dava açılamaz ise de, Yargıtay uygulamalarında, ortaklığın giderilmesi davalarının özelliği dikkate alınarak ölü paydaşın mirasçılarının saptanması ve davanın kendilerine yöneltilmesinin sağlanması suretiyle yargılamaya devam edilmesi gerektiği kabul edilmektedir. Dava dilekçesinde kat mülkiyeti kurulmak veya satış suretiyle ortaklığın…
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E: 2002/1416 K: 2002/1543 T: 11.03.2002
Ortaklığın giderilmesi davasında, muhtesatın, taşınmazın paydaşlarına değil de üçüncü şahsa aidiyetinin anlaşılması halinde bu şahsı muhtesat nedeniyle davaya dahil etmek ve ona satış bedelinden pay vermek mümkün değildir. Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına…
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E: 2002/592 K: 2002/742 T: 05.02.2002
Davanın vasiye yöneltilmesi doğru ise de, vasinin husumete izin belgesini ilgili mahkemeden alarak vesayet altına alınan adına davayı takip etmesi gerekir. Mahkemece vasinin husumete izin belgesi almadan davayı yürütüp neticelendirmesi doğru olmadığı. Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası…
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E: 2005/1005 K: 2005/2705 T: 24.03.2005
Paydaşlığının (ortaklığın) giderilmesi geçerli bir paylaşma (taksim) sözleşmesine dayanılarak isteniyorsa bu şekilde açılmış davanın reddi gerekir. Zira bu gibi durumlarda paylaşma (taksim) sözleşmesine göre tescil davası açılmalıdır. Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair…
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E: 2002/3168 K: 2002/3341 T: 14.05.2002
İştirak halinde mülkiyete konu taşınmazların iştirakcileri arasında yazılı taksim sözleşmesinin bulunması halinde sözleşmeye konu taşınmaz için ortaklığın giderilmesi istenemez. Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar davalılardan (…) tarafından süresi içinde temyiz edilmiş…
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 2005/662 K: 2005/699 T: 07.12.2005
İİK.nun 121. maddesi uyarınca İcra Tetkik Merciince (İcra Mahkemesince) verilen yetkiye dayalı olarak, alacaklı tarafından açılan ortaklığın giderilmesi davasına, Türk Medeni Kanunu'nun 648. maddesi çerçevesinde atanan kayyım tarafından devam olunması usulen olanaklıdır. Eş söyleyişle, davanın mutlaka kayyım tarafından açılmış olması…
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E: 2019/849 K: 2021/3529 T: 26.05.2021
Borçlu ortağın alacaklısı tarafından açılan davalarda birden fazla taşınmaz dava konusu edilmiş ise icra takibine konu borç miktarına göre dava tarihi itibariyle taşınmazlardan borçlu ortağın payına düşecek değerin tespit edilerek borca yetecek kadar (sayıda) taşınmazın ortaklığının giderilmesine karar verilmesi, fazlaya…
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E: 2003/306 K: 2003/437 T: 28.01.2003
Yeni yasal düzenlenme karşısında elbirliği mülkiyetine, elbirliği mülkiyeti ile birlikte paylı mülkiyete tâbi mallarda borçlu mirasçının alacaklısı olan kişinin paylaştırma davası açabilmesi için alacaklı veya borçlunun yararlarını da korumak amacı ile Medeni Kanunun 648. maddesi gereğince kayyım atanması istemesi, kayyım…
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E: 2014/18017 K: 2015/6326 T: 20.04.2015
Dava kayyım atanması istemine ilişkin olup, husumetin hakkında kayyım tayini istenen borçluya yöneltilmesi, gösterdiği takdirde borçlunun da delillerinin toplanması ve tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucu uyarınca karar verilmesi gerekirken taraf teşkili sağlanmadan işin esası hakkında hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Dava…
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E: 2010/12543 K: 2010/25490 T: 02.11.2010
Borçlunun bir taşınmaz üzerindeki miras hissesi tapu siciline tescil edilmemiş ise alacaklının, öncelikle İİK’nun 94/II. Maddeye göre borçlunun miras hissesinin tapu siciline tescilini sağlaması ondan sonra miras hissesinin İİK’nun 121. maddesine göre paraya çevrilmesini istemesi gerekir. Alacaklı, borçlunun miras hissesini…
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E: 2019/2339 K: 2019/7744 T: 13.11.2019
İcra mahkemesinden alınan yetkiye dayalı olarak açılan davalarda kural olarak borçlu ortağın mülkiyet hakkının elbirliği mülkiyetine konu olması gerekir. Bu şekilde açılacak davalarda borçlu ortak (paydaş) dahil tüm ortakların (paydaşların) davaya dahil edilmeleri zorunludur. Dava konusu iştirak halindeki taşınmaz, yargılama…
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 2004/509 K: 2004/568 T: 03.11.2004
Elbirliği mülkiyetine tabi bir malda payı bulunan borçludan alacaklı olan kişi, İcra Mahkemesinden alacağı yetkiye dayanarak borçlunun da içinde bulunacağı tüm elbirliği ortaklarına karşı dava açıp bu davayı sonuçlandıracağına; buradaki dava açmak hakkı hakime ya da başka bir kişiye tanınmadığına;…
