1. Anasayfa
  2. Yargıtay Kararları Kararları
  3. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E: 2023/579 K: 2023/2334


4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 747/2. maddesi gereğince geçit isteği, önceki mülkiyet ve yol durumuna göre en uygun komşuya, bu şekilde ihtiyacın karşılanmaması halinde geçit tesisinden en az zarar görecek olana yöneltilmelidir. Zira geçit hakkı taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak hakkı olmakla birlikte, özünü komşuluk hukukundan alır. Bunun doğal sonucu olarak yol saptanırken komşuluk hukuku ilkeleri gözetilmelidir. Geçit ihtiyacının nedeni, taşınmazın niteliği ile bu ihtiyacın nasıl ve hangi araçlarla karşılanacağı davacının sübjektif arzularına göre değil, objektif esaslara uygun olarak belirlenmeli, taşınmaz mülkiyetinin sınırlandırılması konusunda genel bir ilke olan fedakarlığın denkleştirilmesi prensibi dikkatten kaçırılmamalıdır.

Taraflar arasında görülen geçit hakkı tesisi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar dava dilekçesinde; kendilerinin 32 parsel sayılı taşınmazın maliki olduklarını, bu taşınmazın ana yola bağlantısı bulunmadığından davalılara ait 31 ve 33 parsel sayılı taşınmazların arasındaki kısımdan geçit hakkı tesisini talep etmişlerdir.

II. CEVAP

Bir kısım davalılar vekili, cevap dilekçesinde; davacı tarafın geçit yoksunluğunun bulunmadığını, taşınmazda kadimden beri mevcut olan patika yolun bulunduğunu ve davacı tarafından kullanıldığını, ayrıca davacıların bu patika yolun genişletilmesine yönelik talepleri varsa bu taleplerinin de hukuka aykırı olduğunu, davacı taşınmazının tarım arazisi olmadığını, bu nedenle traktör, biçerdöver ve kamyon gibi araçların girip çıkmasına ihtiyacının bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

… 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 29.12.2016 tarihli ve 2015/286 Esas, 2016/400 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne; … ili, …. ilçesi, …. Mahallesi, 102 ada 31 parsel malikleri olan davalılar …, …, …, …, … ve …’ye karşı açılan davanın reddine; davacıların diğer davalılara karşı olan taleplerine yönelik olarak ise … ili, …. ilçesi, …. Mahalllesi, 102 ada 32 parselde kayıtlı taşınmaz lehine … ili, …. ilçesi, …. Mahalllesi, 102 ada 33 parsel sayılı taşınmaz aleyhine fen bilirkişileri….. ve …… imzalı 04.01.2016 tarihli rapor ve krokilerinde A harfi ile gösterilen 2,5 m genişliğinden 28,96 m²’lik yüz ölçümlü alanın geçit hakkı tesisine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde, davalılardan … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 26.02.2020 tarihli ve 2017/4839 Esas, 2020/2260 Karar sayılı kararındaki, “… davacılara ait 32 parsel sayılı taşınmazın etrafında alternatif olabilecek diğer tüm parsellere göre yüzölçümü oldukça küçük olan 33 parsel sayılı taşınmazdan geçit hakkı kurulması, geçit irtifakı ile yükümlü kılınan 33 parsel sayılı taşınmazın ekonomik olarak kullanılmasını oldukça zorlaştıracağından mahkemece, 32 parsel sayılı taşınmaz için diğer alternatifler de değerlendirilerek geçit hakkının yüzölçümü büyük olan parsellerden kurulmasının mümkün olup olmadığı araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu husus gözetilmeden eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru görülmediği …” gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Kalkandere Asliye Hukuk Mahkemesinin 06.04.2022 tarihli ve 2021/42 Esas; 2022/77 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne; … ili, ….. ilçesi, …. Mahallesi, …. Civarı Mevkii 102 ada 32 parsel sayılı taşınmaz lehine, … ili, ….. ilçesi, …. Mahallesi, …. Civarı Mevkii 102 ada 35 parsel sayılı taşınmaz aleyhine bilirkişi heyetinin 31/12/2021 tarihli fen bilirkişi raporuna ekli krokide C harfi ile gösterilen 61,35 m² yüz ölçümlü kısım üzerinde geçit hakkı tesisine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, bir kısım davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri

1. Geçit hakkına dayalı olarak geçit irtifakı tesis edilirken objektif esasların dikkate alınması gerektiğini,

2. Dosyadaki bilirkişi raporunda alternatifler arasında belirtilen 31 sayılı parsel üzerindeki geçidin diğer alternatiflere göre mesafe itibariyle daha uzun sayılabileceğinden davacı aleyhine olduğuna dair yapılan değerlendirmenin hatalı olduğunu,

3. 35 sayılı parsel yönünden yapılan değerlendirmenin de hatalı olduğunu,

4. Davacının kullandığı patika yolun bulunduğunu,

5. 35 sayılı parsel, patikanın bulunduğu taşınmaza nazaran daha büyük olsa da bu parsel üzerinde yapılaşmanın bulunduğunu, bunun da bu yerin başka yapıların inşasına açık olduğunun bir göstergesi olduğunu ve müvekkillerinin zarara uğrayacağını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 747. maddesi gereğince geçit hakkı tesisi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.

2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 747/2. maddesi gereğince geçit isteği, önceki mülkiyet ve yol durumuna göre en uygun komşuya, bu şekilde ihtiyacın karşılanmaması halinde geçit tesisinden en az zarar görecek olana yöneltilmelidir. Zira geçit hakkı taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak hakkı olmakla birlikte, özünü komşuluk hukukundan alır. Bunun doğal sonucu olarak yol saptanırken komşuluk hukuku ilkeleri gözetilmelidir. Geçit ihtiyacının nedeni, taşınmazın niteliği ile bu ihtiyacın nasıl ve hangi araçlarla karşılanacağı davacının sübjektif arzularına göre değil, objektif esaslara uygun olarak belirlenmeli, taşınmaz mülkiyetinin sınırlandırılması konusunda genel bir ilke olan fedakarlığın denkleştirilmesi prensibi dikkatten kaçırılmamalıdır.

3. Uygun güzergah saptanırken önemle üzerinde durulması gereken diğer bir yön ise, aleyhine geçit kurulan taşınmaz veya taşınmazlar bölünerek kullanım şekli ve bütünlüğünün bozulmamasıdır. Şayet başka türlü geçit tesisi mümkün değilse bunun gerekçesi kararda açıkça gösterilmelidir.

3. Değerlendirme

1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin bozma ilamından sonra İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak alanında uzman bilirkişilerden 31.12.2021 tarihli bilirkişi raporunun alındığı görülmüştür. Bu raporda, davacı tarafın geçit ihtiyacını karşılayabilecek 4 ayrı alternatif belirlenmiş olup 1. alternatif: Krokide B harfi ile gösterilen, 34 sayılı parsel üzerinden verilen, 44,34 m² yüz ölçümüne sahip, 3 m genişliğinde ve 24.931,74 TL değerinde; 2. alternatif: Krokide C harfi ile gösterilen, 35 sayılı parsel üzerinden verilen, 61,35 m² yüz ölçümüne sahip, 3 metre genişliğinde ve 27.120,38 TL değerinde; 3. seçenek: Krokide D harfi ile gösterilen, 31 sayılı parsel üzerinden verilen, 41,49 m² yüz ölçümünde, 3 metre genişliğindedir. Söz konusu güzergah üzerinde tapu kaydında görülmeyen tek katlı yapılar olduğundan geçidin kullanılması için yapıların kaldırılmasının gerektiği belirtilerek bu geçidin ekonomik olmaması sebebiyle değer tespiti yapılmamıştır. 4. seçenek: Krokide E harfi ile gösterilen, 31 sayılı parsel üzerinden verilen, 259,55 m² yüz ölçümüne sahip ve 114.736,67 TL değerindedir. Bozma öncesi 04.01.2016 tarihli kök raporda belirtilen 2.5 metre genişliğinde ve 28,96 m² yüz ölçümüne sahip krokide A harfi ile gösterilen geçidin 17.147,95 TL değerinde olduğu belirtilmiştir. Mahkemece, bozma ilamında belirtilen ve yukarıda açıklamasına yer verilen fedakarlığın denkleştirilmesi prensibi esas alınarak 102 ada 35 parsel sayılı taşınmaz aleyhinde kurulacak geçit hakkının, parselin büyüklüğü, geometrisi ve üzerindeki yapılaşma göz önünde bulundurulduğunda parselin kullanılmasını kısıtlamayacağı, bu nedenle alternatifleri arasında en uygun olan güzergahın 102 ada 35 parsel sayılı taşınmaz olduğu kanaatiyle fen bilirkişi raporuna göre C harfi ile gösterilen 61,35 m² alan üzerinde davacıya ait 102 ada 32 parsel sayılı taşınmaz lehine geçit hakkı kurulmasına dair karar verildiği anlaşılmıştır.

3. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Bir kısım davalılar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 26.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.