Taşınmazdaki paylı mülkiyetin 4706 s. Yasanının 5. maddesinin uygulanması sonucunda ortaya çıkması, davacının sahip olduğu payın dahi öncesinde 4706 sayılı yasa gereğince satın alınan pay olması, her ne kadar belediye taşınmazda paydaş ise de, belediyenin taşınmazdaki paylarını 4706 Sayılı Yasanın 5 maddesi gereğince öncelikle yapı sahipleri ile bunların kanuni ve akdi haleflerine satmakla yükümlü olması, Yasa gereğince satış işlemlerinin hali hazırda devam etmesi ve bir kısım kişilerin satın alma haklarını kullanmasına rağmen taksitlerini henüz bitirmemiş olması nedeniyle tapuda paylarını devralmamış olmasına, bu aşamada ortaklığın giderilmesine karar verilmesi halinde yasa gereğince satın alma hakkı elde eden kişilerin hak kaybında neden olacak olmasına, 4706 s. yasa gereğince başlatılan satış işlemleri sonuçlanmadan ortaklığın giderilmesi talep edilemeyeceği
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar, davalı Belediye ve H.. Ç.. tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, bir adet taşınmaz üzerinde ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulü ile ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiş hüküm davalı Belediye Başkanlığı ve Davalı H.. Ç.. tarafından temyiz edilmiştir.
Paydaşlığın(ortaklığın) giderilmesi davaları paylı ve elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabi mallarda paydaşlar veya ortaklar arasındaki hukuki ilişkiyi sona erdiren, birlikte mülkiyetten ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan iki taraflı, taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır. TMK’nun 698 maddesi hükümüne göre hukuki bir işlem gereğince veya paylı malın sürekli bir amaca özgülenmiş olması sebebiyle paylı mülkiyeti devam ettirme yükümlülüğü bulunmadıkça, paydaşlardan her biri malın paylaşılmasını isteyebilir. Ancak uygun olmayan zamanlarda paylaşma isteminde bulunulamaz. (TMK.nun 698/3 md)
Olayımıza gelince; Davacı davaya konu .. Ada.. parsel sayılı taşınmazda paydaş olduğunu belirterek ortaklığın giderilmesini istemiştir. Davalı Belediye Başkanlığı davalının paydaşlığının 4706 Sayılı Yasadan kaynaklandığını, taşınmazın tamamının öncesinde Vakıflar Genel Müdürlüğüne ait iken takas yolu ile Maliye Hazinesine devredildiğini, sonrasında ise 31.12.2000 tarihinden önce üzerine gecekondusu olan kişilere doğrudan satılmak üzere Maliye Hazinesi ve Kepez Belediyesi arasında yapılan protokol ile 4706 Sayılı yasa gereğince bedelsiz olarak belediyeye devredildiğini, Belediye tarafından taşınmazın gecekondu sahiplerine satılmasına ilişkin sözleşmelerin yapıldığını, gecekondu sahiplerinin taşınmaz bedeline ilişkin taksitlerinin tamamını maliye hazinesine ödemeleri halinde mülkiyetin gecekondu sahiplerine devredileceğini, taksitlerini ödemekte olan gecekondu sahipleri olduğunu, taksitlerinin tamamını henüz ödemediklerinden tapunun bu kişilere devrininde sağlamadığını, taşınmazın satılması halinde bu kişilerinde mağdur olacağını belirterek davanın reddini istemiştir.
Tapu kaydına ve dosyadaki mevcut sözleşme içeriklerine göre, davaya konu parselin öncesinde Maliye Hazinesine ait iken 4706 Sayılı Yasanın 5. maddesi maddesinin 6 fıkrası gereğince öncelikle yapı sahipleri ile bunların kanuni ve akdi haleflerine satılmak üzere belediyeye bedelsiz olarak devredildiği anlaşılmaktadır. İlgili yasa maddesi gereğince taşınmazın belediyelerce öncelikle yapı sahipleri ile bunların kanuni ve akdi haleflerine rayiç bedeli üzerinden satılacağı ve satış bedelinin de 5 yıla kadar taksitlendirilebileceği, devir tarihinden itibaren 3 yıl içinde satılamayan taşınmazların ise belediyenin muvafakatine ve hükme gerek olmaksızın Hazine adına resen tescil edileceği düzenlemiştir. Nitekim davacı da dava konusu taşınmazdaki payını 4706 Sayılı Yasanın 5. maddesinde istifade ederek taksitlerini ödemek suretiyle 24.02.2011 tarihinde hisse tapusunu belediyeden devralan Mustafa Doğan’dan 14.04.2011 tarihinde satın almıştır.
Taşınmazdaki paylı mülkiyetin 4706 Sayılı Yasanının 5. maddesinin uygulanması sonucunda ortaya çıkması, davacının sahip olduğu payın dahi öncesinde 4706 sayılı yasa gereğince satın alınan pay olması, her ne kadar belediye taşınmazda paydaş ise de, belediyenin taşınmazdaki paylarını 4706 Sayılı Yasanın 5 maddesi gereğince öncelikle yapı sahipleri ile bunların kanuni ve akdi haleflerine satmakla yükümlü olması, Yasa gereğince satış işlemlerinin hali hazırda devam etmesi ve bir kısım kişilerin satın alma haklarını kullanmasına rağmen taksitlerini henüz bitirmemiş olması nedeniyle tapuda paylarını devralmamış olmasına, bu aşamada ortaklığın giderilmesine karar verilmesi halinde yasa gereğince satın alma hakkı elde eden kişilerin hak kaybında neden olacak olmasına, kaldı ki, taşınmazın satışının yasa kapsamında yapılmaması halinde belediyenin mülkiyetindeki payların bedelsiz olarak yeninden hazineye geçecek olmasına göre, TMK’nun 698/3 maddesi hükmü çerçevesinde, 4706 Sayılı yasa gereğince başlatılan satış işlemleri sonuçlanmadan ortaklığın giderilmesi talep edilemeyeceğinden zamansız açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerler davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 25.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.