Kat Mülkiyeti Yasası’nın 25. maddesinin 1. fıkrasında (…), aynı maddenin 3. fıkrasında ise birinci fıkrada yazılı çekilmezlik hallerinin mevcut farz edildiği durumlar sayılmış olup, dava konusu uyuşmazlığın sözü edilen madde kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir. Kat Mülkiyeti Kanununun 47. maddesinin 4. fıkrasında ise (…) şeklinde düzenleme getirilmiş olup, istem bu madde kapsamında değerlendirilmesi gerekir.
Dava dilekçesinde, davalının 17 Ağustos 1999 depreminde yıkılan Arkadaşlık Sitesi B-1 Blok ve B-2 Blok ile ilgili yeniden yapım kararı alındığını, davalının masraflara katılmadığını, davalıya ait payın değeri karşılığından kat irtifakını gerçekleştiren davacılara devredilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacılar vekili, 17 Ağustos 1999 depreminde yıkılan Arkadaşlık Sitesi B-1 ve B-2 Blok ile ilgili olarak paydaşların yeniden yapım kararı aldıklarını, davalının ihtara rağmen yapım masraflarına katılmadığını, dava süresince binaların yapılıp kat maliklerinin taşındığını ileri sürerek, davalının paydaşlıktan çıkartılarak, hissesinin bağımsız bölümlerini yaptırmak isteyen davacılara arsa payları oranında devredilmesini istemiştir. Mahkemece, kat maliklerinin davalının yükümlülüklerini yerine getirmemesinden dolayı aleyhine yetkili ve görevli mahkemede dava açmak ve takip yapmak ve Kat Mülkiyeti Yasası’nın 25. maddesinde yazılı koşullar gerçekleştiğinde yeniden dava açma haklarının saklı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kat Mülkiyeti Yasası’nın 25. maddesinin 1. fıkrasında “kat maliklerinden biri bu kanuna göre kendisine düşen borçları ve yükleri yerine getirmemek suretiyle diğer kat maliklerinin haklarını onlar için çekilmez hale gelecek derecede ihlal ederse, onlar, o kat malikinin müstakil bölümü üzerindeki mülkiyet hakkının kendilerine devredilmesini hakimden isteyebilirler.” aynı maddenin 3. fıkrasında ise birinci fıkrada yazılı çekilmezlik hallerinin mevcut farz edildiği durumlar sayılmış olup, dava konusu uyuşmazlığın sözü edilen madde kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir. Kat Mülkiyeti Kanununun 47. maddesinin 4. fıkrasında ise “birden ziyade bağımsız bölüm tamamen harap olup da bunlardan birinin yeniden yapılması diğerinin yapılmasına bağlı bulunuyorsa, bağımsız bölümleri harap olan kat malikleri bunları yeniden yaptırıp yaptırmayacaklarını, harap olma tarihinden başlayarak altı ay içinde diğer kat maliklerine yazılı olarak bildirmeye mecburdurlar. Bildirmeyenlerin yeniden yaptırmak istemedikleri kabul olunur ve onların arsa payları, değeri karşılığında bölümlerini yeniden yaptırmak isteyenlere öncelikle devredilir.“ şeklinde düzenleme getirilmiş olup, istem bu madde kapsamında değerlendirilerek bu maddeye göre taraf teşkili sağlanıp dava aşamasında bağımsız bölümlerin devredilmiş olması halinde yeni maliklerin davaya dahil edilerek tarafların tüm delilleri toplanarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davanın nitelendirilmesinde hataya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 17.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.