Son Yazılar

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 1979/548 K: 1982/46

15.3.1944 gün, E.1943/13, K.1944/8 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında belirtildiği gibi, tapuda yanlışlık başlı başına hukuki bir mevcudiyet ifade etmeyip, ancak sebebiyet verdiği zarar itibariyle hukuki bir mevcudiyet ifade eder. Bunun doğal (tabii) sonucu ise zamanaşımının kayıt tashihine ait davanın reddine…

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 1999/222 K: 1999/226

Öğreti ve uygulamada MK. 917. maddesinden kaynaklanan davalarda uygulanacak zamanaşımına ilişkin yasa maddesi BK. nun 60. maddesidir. Medeni Kanunun 917. maddesi gereğince Hazinenin sorumlu tutulabilmesi için, tapu sicilinin tutulmasından zarar doğması, memurun hukuka aykırı eylemi olması ve ikisi arasında da…

Hukuk Genel Kurulu E: 2010/1-336 K: 2010/396

Dava, Medeni Kanunun 1007. maddesince Devletin sorumluluğuna dayalı bir dava olduğuna göre husumetin hazineye yöneltilmesi zorunludur. Ne var ki, davacı dava dilekçesinde tapu sicil müdürlüğünü hasım göstererek dava açmıştır. Davacının asıl dava etmek istediği kişinin "tapu sicil müdürlüğü" değil, "hazine"…

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 2004/526 K: 2004/589

Kusursuz sorumluluk da illiyet bağının kesilebilmesi için zarar görenin ağır kusurunun bulunması veya üçüncü bir kişinin illiyet bağını kesebilecek nitelikte ağır kusurunun olması veya hakkında zararlandırıcı sonucun meydana gelmesinde öngörülmeyen bir halin bulunması gerekmektedir. Somut olayda zarar gören davacının illiyet…

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 2023/1023 K: 2025/552

TMK'nın 1007. maddesi uyarınca Devletin sorumluluğu, kusursuz sorumluluktur. Bu nedenle temel hareket noktası, davacının taşınmazı satın alırken iyiniyetli olup olmadığı değil, uğradığı zarar ile Devletin kusursuz sorumluluğu arasındaki illiyet bağını kesecek unsurların bulunup bulunmadığıdır. Buna göre somut olayın özelikleri itibarıyla…

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 2024/270 K: 2025/681

Zararın hangi yönteme göre belirleneceğine ilişkin TMK’nın 1007. maddesinde hüküm bulunmaması nedeniyle, Yargıtay'ın yerleşik içtihatları ile 2942 sayılı Kanun’un 11. maddesinde belirtilen yönteme göre değer tespit edilmesi gerektiği, buna göre de değerlendirme tarihi olan tapu iptali ve tescil davasında verilen…

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 2023/672 K: 2025/130

Davacı hisseleri devraldığı işlem sırasında, söz konusu taşınmazın hukuken özel mülkiyete konu olamayacak yerlerden olduğunu bilecek durumdadır. Devlet, yeni malike satın aldığı payın uyuşmazlık konusu ve mevcut kayıtların doğruluğunun an itibarıyla tartışmalı olduğunu, dolayısıyla söz konusu sicil kayıtlarını bu hâliyle…

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 2023/644 K: 2025/129

Kamuya açıklık prensibinin sonucu olarak, ilgili her kişi sicili incelemek imkânına sahip olduğu için, bu imkânı kullanan kişi sicildeki kaydı göreceğinden, imkânı kullanmayan kişi ise gerekli özeni sarf etmiş olmayacağından kimse sicilde var olan bir kaydı bilmediği hususunda iyiniyet iddia…

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 2023/637 K: 2025/165

Yargılama devam ederken devralan davacı tapuda devir işlemi sırasında, söz konusu taşınmazın bir bölümünün hukuken özel mülkiyete konu olamayacak yerlerden olduğunu bilecek durumdadır. Devlet, davacıya satın aldığı taşınmazın bir bölümünün uyuşmazlık konusu ve mevcut kaydın doğruluğunun an itibarıyla tartışmalı olduğunu,…

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 2023/16 K: 2025/36

Davacının yöre sakini olması karşısında 124.500 m2'lik yüzölçümü ile 1.124.500 m2'lik yüzölçümü farkını ayırt edebileceği açıktır. Somut olayda kadastro tespit sırasında taşınmazın yüzölçümü ve sınırlarında bir yanlışlık yapılmayıp sadece tapu sicilinde yüzölçümü bilgisinin yanlış yazıldığı anlaşılmakta olup, 2001 yılında taşınmazda…

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 2022/1124 K. 2024/146

Her ne kadar tapu işlemleri kadastro işlemlerinden başlayarak birbirini takip eden sıralı işlemler olduğundan ve tapu kütüğünün oluşumu aşamasındaki kadastro işlemleri ile tapu işlemleri bir bütün oluşturduğundan, bu kayıtlarda yapılan hatalardan dolayı 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi anlamında Devletin…

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 2020/136 K. 2020/895

Uygulamada bazı durumlarda üçüncü kişilerin tapu kütüğündeki yolsuzluğu bilmesi gerektiğinden yola çıkarak kötü niyetin kendiliğinden sabit olduğu ve TMK'nın 1023. maddesine dayanmak isteyenlerin iyi niyetli olduklarını ispat etmesi gerektiği kabul edilmiştir . Buna göre, taşınmazın süratle ve düşük bedelle bir…

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 2020/16 K. 2022/1720

Devlet memurlarınca tutulmasından ileri gelecek bütün zararlardan dolayı vatandaşlara karşı ferî değil, aslî bir sorumluluk yüklenmiştir. Devlet’in sorumluluğundan söz edebilmek için, tapu sicilinin tutulmasında sicil görevlisinin hukuka aykırı bir işleminin ve bununla zararlı sonuç arasında nedensellik bağının varlığı gerekmekle birlikte, eylemin…

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 2019/652 K: 2022/1486

Tapu sicilinin hatalı tutulması nedeniyle uğramış olduğu zararın tazmini amacıyla 1007. maddeye dayanarak açılan davada, talep edilen tazminatın miktarının dava tarihi itibariyle davacı tarafından belirlenebilir nitelikte olmadığı açık olup dava tarihinde itibariyle terkin edilen taşınmazın gerçek değeri ile bu terkin…

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 2018/343 K. 2021/1515

Dava dilekçesi ve Hazine tarafından sunulan dilekçelerin içeriğine göre, dava dilekçesinde davalı olarak Etimesgut Tapu Müdürlüğüne izafeten Hazine gösterilmiş ise de, Hazinenin davada vekil ile temsil edilmesi, sunulan dilekçelerin Hazine adına sunulduğunun belirtilmesi ve savunma hakkının kısıtlandığına dair bir itirazının…

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 2009/383 K: 2009/517

Davaya konu somut olayda, yapılan kadastro işlemine süresi içinde Hazine adına itiraz etmekle yükümlü olan görevliler üzerlerine düşen görevlerini yapmamışlardır. Tapu işlemleri kadastro tespiti işlemlerinden başlayarak birbirini takip eden işlemler olduğundan ve tapu kütüğünün oluşumu aşamasındaki kadastro işlemleri ile tapu…

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 1979/1086 K: 1979/1240

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 1979/1086 K: 1979/1240 T: 27.06.1979 MK.nun 917/1. maddesi hükmünce "Hazine Tapu Sicillerinin tutulmasından mütevellit bütün zararlardan mes'uldür". Devletin buradaki sorumluluğu kusursuz sorumluluk halidir. Bunun için ortada gerçekleşmiş bir zarar bulunmalı, bu zarar tapu sicilinin hukuka…

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 1943/251 K: 2020/895

1. Taraflar arasındaki “tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İstanbul Anadolu19. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen davanın kabulüne ilişkin karar davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına…

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 2007/422 K: 2007/536

Somut dava, tapuda sahte vekâletnameye dayalı satış nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Dava, hukuksal dayanağını kusursuz sorumluluktan almakta ve kusura değil tehlike prensibine dayanmaktadır. Tapu sicil müdürlüğü görevlilerinin kusurlu olup olmadığının araştırılmasına ya da kusurun varlığının ispatına gerek olmadığı…

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 2005/512 K: 2005/535

Tescil davalarının kamu düzenini ilgilendirmesi ve kanun koyucu tarafından da benimsenen kamusal ağırlığı nedeni ile taşınmazın kazanmaya elverişli yerlerden olup olmadığını kendiliğinden gözetmesi ve araştırması zorunludur. Bu cümleden olarak, tescili istenen taşınmazın tapuda kayıtlı olup olmadığının da duraksamaya yol açmayacak…

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 2010/277 K: 2010/310

Kamuya ait olmayan, malik ya da zilyedi bulunan kişilerce “harman zamanı harmanın döküldüğü yer” olarak kullanılan yer olup; buradaki ekonomik amaç harmanın dökülüp, buna bağlı işlemlerin harman zamanında gerçekleştirilmesidir. Bu şekilde gerçekleşen tasarruf, beklenen ekonomik amaca uygun ve iktisap bakımından…