Son Yazılar

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 2020/136 K. 2020/895

Uygulamada bazı durumlarda üçüncü kişilerin tapu kütüğündeki yolsuzluğu bilmesi gerektiğinden yola çıkarak kötü niyetin kendiliğinden sabit olduğu ve TMK'nın 1023. maddesine dayanmak isteyenlerin iyi niyetli olduklarını ispat etmesi gerektiği kabul edilmiştir . Buna göre, taşınmazın süratle ve düşük bedelle bir…

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 2020/16 K. 2022/1720

Devlet memurlarınca tutulmasından ileri gelecek bütün zararlardan dolayı vatandaşlara karşı ferî değil, aslî bir sorumluluk yüklenmiştir. Devlet’in sorumluluğundan söz edebilmek için, tapu sicilinin tutulmasında sicil görevlisinin hukuka aykırı bir işleminin ve bununla zararlı sonuç arasında nedensellik bağının varlığı gerekmekle birlikte, eylemin…

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 2019/652 K: 2022/1486

Tapu sicilinin hatalı tutulması nedeniyle uğramış olduğu zararın tazmini amacıyla 1007. maddeye dayanarak açılan davada, talep edilen tazminatın miktarının dava tarihi itibariyle davacı tarafından belirlenebilir nitelikte olmadığı açık olup dava tarihinde itibariyle terkin edilen taşınmazın gerçek değeri ile bu terkin…

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 2018/343 K. 2021/1515

Dava dilekçesi ve Hazine tarafından sunulan dilekçelerin içeriğine göre, dava dilekçesinde davalı olarak Etimesgut Tapu Müdürlüğüne izafeten Hazine gösterilmiş ise de, Hazinenin davada vekil ile temsil edilmesi, sunulan dilekçelerin Hazine adına sunulduğunun belirtilmesi ve savunma hakkının kısıtlandığına dair bir itirazının…

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 2009/383 K: 2009/517

Davaya konu somut olayda, yapılan kadastro işlemine süresi içinde Hazine adına itiraz etmekle yükümlü olan görevliler üzerlerine düşen görevlerini yapmamışlardır. Tapu işlemleri kadastro tespiti işlemlerinden başlayarak birbirini takip eden işlemler olduğundan ve tapu kütüğünün oluşumu aşamasındaki kadastro işlemleri ile tapu…

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 1979/1086 K: 1979/1240

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 1979/1086 K: 1979/1240 T: 27.06.1979 MK.nun 917/1. maddesi hükmünce "Hazine Tapu Sicillerinin tutulmasından mütevellit bütün zararlardan mes'uldür". Devletin buradaki sorumluluğu kusursuz sorumluluk halidir. Bunun için ortada gerçekleşmiş bir zarar bulunmalı, bu zarar tapu sicilinin hukuka…

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 1943/251 K: 2020/895

1. Taraflar arasındaki “tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İstanbul Anadolu19. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen davanın kabulüne ilişkin karar davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına…

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 2007/422 K: 2007/536

Somut dava, tapuda sahte vekâletnameye dayalı satış nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Dava, hukuksal dayanağını kusursuz sorumluluktan almakta ve kusura değil tehlike prensibine dayanmaktadır. Tapu sicil müdürlüğü görevlilerinin kusurlu olup olmadığının araştırılmasına ya da kusurun varlığının ispatına gerek olmadığı…

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 2005/512 K: 2005/535

Tescil davalarının kamu düzenini ilgilendirmesi ve kanun koyucu tarafından da benimsenen kamusal ağırlığı nedeni ile taşınmazın kazanmaya elverişli yerlerden olup olmadığını kendiliğinden gözetmesi ve araştırması zorunludur. Bu cümleden olarak, tescili istenen taşınmazın tapuda kayıtlı olup olmadığının da duraksamaya yol açmayacak…

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 2010/277 K: 2010/310

Kamuya ait olmayan, malik ya da zilyedi bulunan kişilerce “harman zamanı harmanın döküldüğü yer” olarak kullanılan yer olup; buradaki ekonomik amaç harmanın dökülüp, buna bağlı işlemlerin harman zamanında gerçekleştirilmesidir. Bu şekilde gerçekleşen tasarruf, beklenen ekonomik amaca uygun ve iktisap bakımından…

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 2005/312 K: 2005/331

Kayıt maliki olan kişinin yapılan inceleme ve mirasçılık belgesine göre hiç mirasçı bırakmadığı belirlendiğine göre Türk Medeni Kanununun 501. maddesi uyarınca terekesi Hazineye intikal eder. Böyle bir yerin de Türk Medeni Kanununun 713/2. maddesi uyarınca kazanılması mümkün olmaz. Taraflar arasındaki…

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 2005/645 K: 2005/690

Kayıt malikinin ölüm tarihi, zilyetliğin başlangıç tarihinden trampa tarihine kadar 20 yıldan fazla süre ile taşınmaz davacılar tarafından tasarruf edildiğine göre tapu kaydı hukuki değerini yitirmiş olmaktadır. Kaydın hukuki değerini yitirmesinden sonra yapılan intikal, trampa ve temlik işlemleri yolsuz tescil…

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 1999/1052 K: 2000/10

Davalı her üç takibe de itiraz etmiş, itirazların icra tetkik merciinde kaldırılmasına karar verilmesi üzerine, takibe konu borçların tamamını davadan önce ödemiş, sonuncu ödemeden üç ay sonrada kat mülkiyetinin devri davası açılmışsa da; 634 sayılı Kanunun 25. madde 4. fıkrasının…

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 2005/662 K: 2005/699 T: 07.12.2005

İİK.nun 121. maddesi uyarınca İcra Tetkik Merciince (İcra Mahkemesince) verilen yetkiye dayalı olarak, alacaklı tarafından açılan ortaklığın giderilmesi davasına, Türk Medeni Kanunu'nun 648. maddesi çerçevesinde atanan kayyım tarafından devam olunması usulen olanaklıdır. Eş söyleyişle, davanın mutlaka kayyım tarafından açılmış olması…

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 2004/509 K: 2004/568 T: 03.11.2004

Elbirliği mülkiyetine tabi bir malda payı bulunan borçludan alacaklı olan kişi, İcra Mahkemesinden alacağı yetkiye dayanarak borçlunun da içinde bulunacağı tüm elbirliği ortaklarına karşı dava açıp bu davayı sonuçlandıracağına; buradaki dava açmak hakkı hakime ya da başka bir kişiye tanınmadığına;…

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 2005/314 K: 2005/321 T: 11.05.2005

Elbirliği mülkiyetine tabi bir malda payı bulunan borçludan alacaklı olan kişi, İcra Mahkemesinden alacağı yetkiye dayanarak borçlunun da içinde bulunacağı tüm elbirliği ortaklarına karşı dava açıp bu davayı sonuçlandırabilir. Buradaki dava açma hakkı hakime ya da başka bir kişiye tanınmadığına;…

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 1975/463 K: 1976/1998 T: 30.04.1976

Taşınmazın devamlı bir maksada tahsis edilmesi ise; müşterek maldan paydaşların tahsis edildiği gayeye uygun olarak yararlanabilmeleri demektir. Örnek olarak belirtilmek gerekirse, iki taşınmaz mal arasındaki duvar, birden fazla taşınmaz için açılan yol, kuyu, çeşme veya ayrı binaların bir yerden ısınmasını…

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 2005/358 K: 2005/470 T: 21.9.2005

Yasal önalım hakkının kullanılması için öngörülen üç aylık hak düşürücü süre, satışın, önalım hakkı sahibine alıcı veya satıcı tarafından noter aracılığıyla bildirildiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Önalım hakkı sahibinin satışı kesin olarak başka bir şekilde öğrenmiş olması sürenin işlemesine yol…

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 2017/2006 K. 2018/371 T. 28.2.2018

Nispi geçit ihtiyacının olduğu durumlarda geçit hakkı tesis edilip edilmeyeceği somut olaydaki durum ve şartlar dikkate alınarak hukuka ve hakkaniyete uygun bir şekilde değerlendirilmelidir. Bu durumda davacının nispi geçit ihtiyacı içerisinde olduğu gözetilerek öncelikle mevcut akdi geçit irtifakının 2,5-3 metreyi…

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 2017/1746 K. 2018/981 T. 25.4.2018

Mahkemece kurulan geçit yeri paftasına işaretlenerek Karayolları Genel Müdürlüğüne gönderilmeli, çıkışın karayolu bağlantısı nedeniyle gerek ilgili mevzuat ve gerekse can güvenliği açısından tehlike oluşturup, oluşturmadığı veya davacının katlanabileceği boyuttaki harcama ile varsa sakıncalarının giderilip giderilemeyeceği ve bunun için ne yapılması…

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 2023/218 K: 2025/30 T: 12.2.2025

Satış bedelinin muvazaalı olduğu ileri sürülerek önalım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemiyle açılan davada, davalının cevap dilekçesinde şuf'a bedelinin depo edilmesi kaydıyla davayı kabul ettiğini belirttiği, ancak bedelde muvazaa iddiasının reddini savunduğu somut olayda, davalının cevap dilekçesindeki beyanının…

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 1978/1101 K: 1980/1420 T: 19.03.1980

Henüz kat irtifakı kurulmamış veya kat mülkiyetine geçilmemiş inşa edilmekte olan apartmanda, davacının kendisi gibi, belirli bir daireyi satın aldığını bildiği davalı hakkında ön alım davası açmasının ve 240.000 lira bedelle alınan yeri 35.000,00 TL lira ile ele geçirmek istemesinin…