Bölge adliye mahkemesince, sulh hukuk mahkemesinin görev alanına giren ve paydaşlıktan çıkarma istemine ilişkin olan davada verilen kararın temyizinin kabil olmaması nedeniyle temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 12/09/2017 tarihinde verilen dilekçeyle paydaşlıktan çıkarma talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda davanın reddine dair verilen 15/09/2020 tarihli hükmün istinaf yoluyla incelenmesi davacılar vekili tarafından talep edilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesince istinaf talebinin esastan reddine dair verilen kararın davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya ve içeriğindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
Dava, Türk Medeni Kanunu’nun 696 ıncı maddesi uyarınca paydaşlıktan çıkarma istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Davacılar vekili tarafından istinaf talebinde bulunulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesince istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. Hükmü, davacılar vekili temyiz etmişlerdir.
Bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerince verilip temyiz edilebilen kararlar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesi hükmüyle belirlenmiştir. Bu hükme göre, kural olarak bölge adliye mahkemesince verilen temyizi kabil nihai kararlar ile hakem kararlarının iptali talebi üzerine verilen kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir. (HMK m. 361/f.1)
Öte yandan; Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362/1-b maddesi uyarınca, bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerince verilen, kira ilişkisinden doğan ve miktar veya değeri itibariyle temyiz edilebilen alacak davaları ile kira ilişkisinden doğan diğer davalardan üç aylık kira tutarı temyiz sınırının üzerinde olanlar hariç olmak üzere Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 4. maddesinde gösterilen davalar ile (23.06.1965 tarihli ve 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’ndan doğup taşınmazın aynına ilişkin olan davalar hariç) özel kanunlarda sulh hukuk mahkemesinin görevine girdiği belirtilen davalarla ilgili kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamaz. Bu anlamda, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 4. maddesi ve özel kanunlar uyarınca sulh hukuk mahkemesince verilen kararlara karşı istinaf başvurusunda bulunulması halinde, bölge adliye mahkemesi ilgili hukuk dairesince verilecek karar kesin olup, temyiz edilmesi mümkün değildir.
Somut olayda; bölge adliye mahkemesince, sulh hukuk mahkemesinin görev alanına giren ve paydaşlıktan çıkarma istemine ilişkin olan davada verilen kararın temyizinin kabil olmaması nedeniyle temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin Bölge Adliye Mahkemesinin kararının kesin olması nedeniyle Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 36. maddesi yollamasıyla 346. maddesi gereğince REDDİNE,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 26.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.