1. Anasayfa
  2. Yargıtay Kararları Kararları
  3. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E: 2023/5301 K: 2024/328 T: 18.1.2024


Lehine geçit kurulan 38 parsel sayılı taşınmazın güneyindeki 37 parsel sayılı taşınmazın, lehine geçit kurulan 38 parsel sayılı taşınmazın paylı malikleri tarafından karar düzeltme aşamasında satın alındığı, bu sebeple aleyhine geçit kurulan 356 parsel sayılı taşınmazdan değil 37 parsel sayılı taşınmazdan geçit kurulması gerektiği, bu durumda mahkemece, geçit davalarında uygulanan fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesi gereğince lehine geçit kurulan 38 parsel sayılı taşınmazın paydaşları tarafından karar düzeltme aşamasında satın alınan 37 parsel sayılı taşınmaz aleyhine geçit kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediği.

Taraflar arasında görülen geçit hakkı kurulması istemiyle ilgili olarak verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, hükmün onanmasına karar verilmiş, bir kısım davalılar vekilinin karar düzeltme isteğinde bulunması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince karar düzeltme istemi kabul edilerek mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili; Aydın ili, … ilçesi, … Köyü, 38 parselde kayıtlı taşınmazın davacılara ait olup geçit ihtiyacı içinde olduklarını ileri sürerek; TMK’nın 747 nci maddesi uyarınca komşu parsel malikleri olan davalıların taşınmazları üzerinden geçit hakkı tesis edilmesini talep etmiştir.

II. BİRLEŞTİRİLEN DAVA

Birleştirilen Aydın 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/240 Esas sayılı dosyasında davacılar vekili; müvekkillerinin maliki oldukları Aydın ili, … ilçesi, … Mahallesi, 38 parsel lehine, davalıların maliki olduğu 350 parselden geçit hakkı kurulması için açılan davanın halen Aydın 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/1370 Esas sayılı dosyasında derdest olduğunu, bilirkişi raporunda davalı parselin de uygun güzergahlar arasında gösterilmesi sebebiyle bozma ilamı sonrasına eldeki davanın açıldığını, dava konusu 38 parsel lehine 35, 37 ve 356 parseller aleyhine geçit irtifakı kurulması ve davaların birleştirilmesi gerektiğini ileri sürerek, davaların birleştirilmesini ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

III. CEVAP

Davalılar … ve … vekili; dava konusu yerin batısında davacının kullandığı açık yol olduğunu, bu yol ile ana yola çıktığını, batı komşusundan ve diğer komşularından yola çıkma imkanı varken müvekkillerine dava açmasının usulsüz olduğunu, tüm komşuların davaya dahil edilmeleri gerektiğini, davacının yola ihtiyacının bulunmadığını, arazinin güneyinde de Germencik hudutlarından geçebilecek yol olduğunu, arazinin sınırlarının takip edilerek yol verilebileceğini, taşınmazları ikiye bölecek şekilde yol verilmesini kabul etmediklerini belirterek, davanın reddini savunmuştur.

Dahili davalı … duruşmadaki beyanında; davacının, davalı …’nun taşınmazından önceden beri geçmekte olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI

Yerel mahkemenin 19.12.2012 tarihli ve 2012/445 E: – 2012/595 K: sayılı kararıyla;

“…Davanın kabulü ile; Aydın ili, … ilçesi, … Köyü, 356 parsel üzerinde 02.10.2012 tarihli rapor ve eki krokisinde belirtilen mavi renkli, “C” harfi ile gösterilen 2 nolu seçenekten 3 m. genişliğinde 487,04 m2’lik yolun 2.211,00 TL bedel karşılığında, aynı yerdeki 38 parsel lehine geçit hakkı olarak irtifak hakkı tesisi ile tapuya tesciline, irtifak bedeli 2.211,00 TL’nin karar kesinleştiğinde, … Köyü 356 parsel maliklerine tapudaki hisseleri oranında ödenmesine…” karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Bir kısım davalılar vekillerinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 24.10.2014 tarihli, 2014/10050 Esas, 2014/11732 Karar sayılı ilamı ile hükmün onanmasına karar verilmiştir.

Bir kısım davalılar vekili karar düzeltme isteğinde bulunmuştur.

2. Karar düzeltme talebi üzerine yapılan incelemede; Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 07.09.2015 tarihli ve 2015/8890 Esas, 2015/7857 Karar sayılı kararıyla; “… Türk Medeni Kanunu’nun 747/2 nci maddesi gereğince geçit isteğinin, önceki mülkiyet ve yol durumuna göre en uygun komşuya, bu şekilde ihtiyacın karşılanmaması halinde geçit tesisinden en az zarar görecek olana yöneltilmesi gerektiği, zira geçit hakkı taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak hakkı olmakla birlikte, özünü komşuluk hukukundan aldığından, bunun doğal sonucu olarak yol saptanırken komşuluk hukuku ilkelerinin gözetilmesi gerektiği; geçit ihtiyacının nedeni, taşınmazın niteliği ile bu ihtiyacın nasıl ve hangi araçlarla karşılanacağının davacının sübjektif arzularına göre değil, objektif esaslara uygun olarak belirlenmesi gerektiği, taşınmaz mülkiyetinin sınırlandırılması konusunda genel bir ilke olan fedakârlığın denkleştirilmesi prensibinin dikkatten kaçırılmaması gerektiği; somut olaya gelince; lehine geçit kurulan 38 parsel sayılı taşınmazın güneyindeki 37 parsel sayılı taşınmazın, lehine geçit kurulan 38 parsel sayılı taşınmazın paylı maliklerinden … tarafından karar düzeltme aşamasında satın alındığı bu sebeple aleyhine geçit kurulan 356 parsel sayılı taşınmazdan değil 37 parsel sayılı taşınmazdan geçit kurulması gerektiği, karar düzeltme talebinde bulunan bir kısım davalılar vekili tarafından savunulmuş, getirtilen tapu kayıtlarından 37 parsel sayılı taşınmazın davacılardan … tarafından satın alındığı anlaşılmakla, bu durumda mahkemece, geçit davalarında uygulanan fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesi gereğince lehine geçit kurulan 38 parsel sayılı taşınmazın paydaşlarından … tarafından karar düzeltme aşamasında satın alınan 37 parsel sayılı taşınmaz aleyhine geçit kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediği, Dairece kararın belirtilen bu gerekçe ile bozulması gerekirken maddi hata sonucu onandığı, bu defa yapılan inceleme sonucu anlaşıldığından bir kısım davalılar vekilinin yerinde görülen karar düzeltme itirazlarının kabulü ile hükmün yukarıda açıklanan gerekçeyle bozulması gerektiği gerekçesiyle; bir kısım davalılar vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairenin 24.10.2014 tarihli, 2014/10050 Esas, 2014/11732 Karar sayılı onama ilamının kaldırılmasına, kararın açıklanan nedenlerle bozulmasına…” karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Temyiz İncelemesine Konu Karar

Mahkemenin 17.11.2022 tarih ve 2015/1370 Esas, 2022/640 Karar sayılı kararı ile;

“… Davacıların davasının kabulü ile, asıl dava dosyası olan 2015/1370 E: ve birleşen Aydın 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/240 Esas, 2021/250 Karar dosyası birlikte ele alınmak suretiyle; davacılara ait, Aydın ili, … ilçesi, … Köyü, 38 parsel sayılı taşınmaz lehine; davalılara ait Aydın ili, … ilçesi, … Köyü, 37 parsel ve Aydın ili, … ilçesi, … Köyü, 356 parsel aleyhine TMK’nın 747 nci maddesi uyarınca kadastro bilirkişi heyetinin 27.02.2020 tarihli raporuna ekli krokide belirtilen kırmızı renkli, 37/A harfi ile gösterilen 291,65 m²’lik alandan ve yeşil renkli, 356/B harfiyle gösterilen 216,70 m²’lik alandan 3 m genişlikte geçit hakkı tesisine…” karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Bir kısım davalılar vekili; 350 parsel sayılı taşınmazın aslında davacı …’in olup, mahkemeyi yanıltmak için üçüncü kişi adına tescil edildiğini, bu gerçeğin tüm köyün bilgisi dahilinde olduğunu, yargılama sırasında kadastro yenileme çalışmaları yapıldığı için taşınmazların sınırlarında değişiklik olduğunu, yargılamanın ise önceki ada – parsel numaraları üzerinden yapıldığını, 102 ada 9 parselin malikinin de davacı … olup oradan yol verilerek asmalı dere ile yol arasında ana yolla bağlantı kurulmasının sağlanabileceğini, bu suretle nimetin de külfetin de davacı üzerinde kalmış olacağını, kuru derenin ise bugüne kadar geçişlere hiç engel olmadığını, davacı …’in 37 ve 350 parselleri satın almış olması nedeniyle iki (2) numaralı seçeneğin tamamının 356 parselden değil de anılan bu iki parsellerden geçmiş olacağını, böylece 356 parsel lehine bir zarar doğmayacağını, sadece 35 parseldeki 9 m2’lik bir yerin kullanılmak zorunda kalacağını, geçit hakkı kurulurken iyiniyet kuralları gözardı edilmeden en az zarar görecek olana bu davanın yöneltilmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğini ileri sürerek; açıklanan ve re’sen tespit edilecek nedenlerle hükmün bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, Türk Medeni Kanununun 747 nci maddesi gereğince geçit hakkı kurulması istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

Türk Medeni Kanununun 747 nci maddesi gereğince; “Taşınmazından genel yola çıkmak için yeterli geçidi bulunmayan malik, tam bir bedel karşılığında bir geçit hakkı tanınmasını komşularından isteyebilir. Bu hak, ilk önce kendisinden bu geçidin istenmesi önceki mülkiyet ve yol durumuna göre en uygun düşen komşuya karşı ve daha sonra bundan en az zarar görecek olana karşı kullanılır. Zorunlu geçit iki tarafın menfaati gözetilerek belirlenir.”

3. Değerlendirme

1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.