Geçit hakkı kurulan güzergahın en az zarar görecek taşınmazlardan geçirilmiş olması, daha önce geçit hakkı kurulmuş yerlerden tesis edilerek fedakârlığın denkleştirilmesi prensibinin dikkate alındığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Taraflar arasında görülen geçit hakkı kurulması davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 16.04.2018 tarihli, 2015/11308 Esas, 2018/3065 Karar sayılı ilamı ile Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemenin kararı davalılar … … ve … vekili ile davalı … tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili asıl ve birleştirilen dava dilekçelerinde; müvekkilinin … Köy, 1286 No.lu parsel (… 766 ada, 56 parsel) maliki olduğunu, taşınmazının genel yolla bağlantısının bulunmadığını, davalılarında aynı yer 1278 (… 53), 1279 (… 51), 1280 (… 50), 1282 (… 54) ve 1285 (… 55) parsel sayılı taşınmazların malikleri olduklarını belirterek mahkemece bu taşınmazlardan uygun güzergahın tespiti ile müvekkili lehine geçit hakkı tesis edilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Bir kısım davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece ölü kişiye karşı dava açılamayacağı gibi mirasçıları davaya dahil edilerek de davaya devam edilemeyeceğinden asıl davada 1282 parsel maliki …’in dava tarihinden önce ölmüş olması, birleşen davada da 1278, 1279, 1280 ve 1285 parsel sayılı taşınmazların maliki davalı olarak gösterilmediğinden husumetin doğru yöneltilmediği sonucuna varılarak, asıl dava yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, birleştirilen davanın tefrikine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin 22.04.2014 tarih ve 2007/193 Esas, 2014/385 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 16.04.2018 tarih ve 2015/11308 Esas, 2018/3065 Karar sayılı ilâmında; davacının ölü kişi aleyhine dava açması kabul edilebilir bir yanılgıya dayandığından mahkemece, ölen kişinin veraset belgesi ile belirlenen tüm mirasçılarına dava dilekçesi tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmak suretiyle davanın esasına girilmesi gerekirken aleyhine geçit hakkı kurulması talep edilen 1282 parsel sayılı taşınmaz malikinin ölü olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında dava konusu … ilçesi, Adrasan (…) … Mahallesinde kain davacının hisse sahibi olduğu 776 ada 56 parsel sayılı taşınmazın genel yola çıkışının bulunmadığı, genel yola çıkışının sağlanması için en uygun alternatif yolun dosya kapsamına alınan 11.05.2021 tarihli bilirkişi heyet raporunda 1 … alternatif olarak belirtildiği, davacının iş bu alternatife göre, krokide A1, A2, A3 ve daha önce 55 parsel lehine 54 parsel aleyhine tapuda 16.05.2015 tarih ve 4274 yevmiye numarası ile tesis edilen geçit irtifakına konu alanı kullanmak suretiyle genel yola bağlantı kurabileceği, dava konusu … ilçesi, Adrasan (…) … mahallesinde kain davacının hisse sahibi olduğu 776 ada 56 parsel sayılı taşınmaz lehine; aynı yerde kain A1 (32,81 m2), A2 (18,05 m2), A3 (99,03M2) ve daha önce 55 parsel lehine 54 parsel aleyhine tapuda 16.05.2015 tarih ve 4274 yevmiye numarası ile tesis edilen geçit irtifakına konu krokida dalgalı işaret ile gösterilen … (139,93 m2) ile gösterilen toplam 289,82m2 üzerine kurulu yerden zorunlu geçit hakkı tesisine ve tapuya iş bu geçit irtifakının tesciline, dava konusu 776 ada 50, 51, 55 ve 54 parsel haricinde kalan parsel maliklerine yönelen davanın iş bu taşınmazlar yönünden geçit irtifakı kurulmaması sebebiyle pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, 54 parselden geçen, daha önce geçit irtifakı kurulmuş yerden bu defa başka taşınmaz lehine olacak şekilde yeniden geçit irtifakı kurulacağından, artacak geçit yükünden mütevellit 54 parsel maliki lehine 15.000,00 TL tazminat takdiri ile iş bu tazminatın davacıdan tahsili ile 54 parsel malikine (parsel maliki müteveffa … olması sebebiyle mirasçılarına miras hissesine göre) ödenmesine, 54 parselden geçen daha önce geçit irtifakı kurulmuş yerden 55 parsel lehine önceden geçit hakkı verildiğinden bu defa başka taşınmaz lehine olacak şekilde yeniden geçit irtifakı kurulacağından, bu durumun 55 parsel malikinin hakkını kısıtlayacak mahiyette olması sebebiyle 55 parsel maliki (davalı …) lehine 10.000,00 TL tazminat takdiri ile iş bu tazminat tutarının davacıdan tahsili ile 55 parsel malikine ödenmesine, davanın mahiyeti gereği davacı tarafça yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar … … ve … vekili ile davalı … temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Nedenleri
1. Davalılar … … ve … vekili temyiz dilekçesinde; davacının gelip geçebileceği zeminde yolunun olduğunu, aynı yere ilişkin olarak aynı mahkemede birden fazla derdest yol geçit hakkı davası bulunduğunu, bu davaların birleştirilmesi gerektiğini, daha önce geçit hakkı verilen kısımlardan yol hakkı verilmesini, mahalli bilirkişi ve tanıkları dinlenilmediğinden eksik araştırma ve inceleme yapılarak karar verilmesinin hatalı olması nedeniyle kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı … temyiz dilekçesinde; davacının geçit ihtiyacının karşılanması için alternatif güzergahlar belirlenirken hakkaniyetli davaranılmadığını, fedakarlığın dekleştirilmesi ilkesine aykırı olarak davacının geçit ihtiyacının büyük bir bölümünün kendi taşınmazından karşılandığını, geçit bedeli olarak belirlenen bedelin piyasa rayiç değerinin çok çok altında olduğunu, taşınmazın Adrasan Turizm tatil beldesinde denize çok yakın bir konumda olmasından ötürü günümüzde dönüm değerinin 5 milyon TL ettiğini, verilen kararın hatalı olması nedeniyle bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, geçit hakkı kurulması talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. Bu tür davalar ülkemizde arazi düzenlenmesinin sağlıklı bir yapıya kavuşmamış olması ve her taşınmazın yol ihtiyacına cevap verilmemesi nedeniyle zorunlu olarak açılmaktadır. Geçit hakkı verilmesiyle genel yola bağlantısı olmayan veya yolu bulunsa bile bu yol ile ihtiyacı karşılanamayan taşınmazın genel yolla kesintisiz bağlantısı sağlanır. Uygulama ve doktrinde genellikle bunlardan ilkine “mutlak geçit ihtiyacı” veya “geçit yoksunluğu”, ikincisine de “nispi geçit ihtiyacı” ya da “geçit yetersizliği” denilmektedir. Geçit hakkı verilmesine ilişkin davalarda, bu hak taşınmaz leh ve aleyhine kurulacağından leh ve aleyhine geçit istenen taşınmaz maliklerinin tamamının davada yer alması zorunludur. Ancak, yararına geçit istenen taşınmaz paylı mülkiyete konu ise dava paydaşlardan biri veya birkaçı tarafından açılabilir. Geçit tesisi davalarında başlangıçta davacı tarafından öngörülemediğinden dava dilekçesinde talep edilen yer dışındaki güzergahlardan da geçit kurulması gerekebilir. Bu güzergah üzerindeki taşınmazların maliklerine dava dilekçesi ile husumet yöneltilmemiş olması kabul edilebilir bir yanılgıya dayandığından 6100 sayılı HMK’nın 124 üncü maddesi gereğince dürüstlük kuralına aykırı olmayan bu taraf değişikliği talebi kabul edilerek davacının bu kişilerin harçsız olarak davaya katılmalarını sağlamasına imkan verilmelidir.
2. Türk Medeni Kanunu’nun 747/2 nci maddesi gereğince geçit isteği, önceki mülkiyet ve yol durumuna göre en uygun komşula, bu şekilde ihtiyacın karşılanmaması hâlinde geçit tesisinden en az zarar görecek olana yöneltilmelidir. Zira geçit hakkı taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak hakkı olmakla birlikte, özünü komşuluk hukukundan alır. Bunun doğal sonucu olarak yol saptanırken komşuluk hukuku ilkeleri gözetilmelidir. Geçit ihtiyacının nedeni, taşınmazın niteliği ile bu ihtiyacın nasıl ve hangi araçlarla karşılanacağı davacının sübjektif arzularına göre değil, objektif esaslara uygun olarak belirlenmeli, taşınmaz mülkiyetinin sınırlandırılması konusunda genel bir ilke olan fedakârlığın denkleştirilmesi prensibi dikkatten kaçırılmamalıdır.
3. Uygun güzergâh saptanırken önemle üzerinde durulması gereken diğer bir yön ise aleyhine geçit kurulan taşınmaz veya taşınmazlar bölünerek kullanım şekli ve bütünlüğünün bozulmamasıdır. Şayet başka türlü geçit tesisi mümkün değilse bunun gerekçesi kararda açıkça gösterilmelidir.
4. Yararına geçit kurulacak taşınmazın tapuda kayıtlı niteliği ve kullanım amacı nazara alınarak özellikle tarım alanlarında, nihayet bir tarım aracının geçeceği genişlikte (emsaline göre 2,5-3 m.) geçit hakkı tesisine karar vermek gerekir. Bu genişliği aşan bir yol verilmesinin zorunlu olduğu hâllerde, gerekçesi kararda dayanakları ile birlikte gösterilmelidir.
5. Saptanan geçit nedeniyle yükümlü taşınmaz malikine ödenmesi gereken bedel taşınmazın niteliği gözetilerek uzman bilirkişiler aracılığı ile objektif kıstaslar esas alınarak belirlenmelidir. Bu bedel de hükümden önce depo ettirilmelidir. Hemen belirtmek gerekir ki, bedelin belirlenmesinden sonra hüküm tarihine kadar taşınmazın değerinde önemli derecede değişim yaratabilecek … bir süre geçmiş veya bedel tespitinden sonra yörede taşınmazın değerini artıracak değişiklikler meydana gelmiş olabilir. Bu gibi durumlarda mülkiyet hakkı kısıtlanan taşınmaz malikinin mağduriyetine neden olmamak ve diğer tarafın hakkın kötüye kullanılması sonucunu doğuracak olası davranışlarını önlemek için hüküm tarihine yakın … bir değer tespiti yapılmalıdır.
6. Geçit hakkı kurulmasına ilişkin davalarda davanın niteliği gereği yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılmalıdır.
3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 … maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer … sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, geçit hakkı kurulan güzergahın en az zarar görecek taşınmazlardan geçirilmiş olması, daha önce geçit hakkı kurulmuş yerlerden tesis edilerek fedakârlığın denkleştirilmesi prensibinin dikkate alındığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Mahkemece, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin bozma ilamı doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılarak verilmiş olan karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalılar … … ve … vekili ile davalı …’in yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Fazla yatırılan onama harcının davalı … ve davalı …’e iadesine, HUMK’un 440/III- 2 nci bendi gereğince ilama karşı kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolunun açık bulunduğuna, Dosyanın kararı veren Mahkemesine gönderilmesine, 23.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.