1. Anasayfa
  2. Yargıtay Kararları Kararları
  3. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E: 2023/3752 K: 2023/4072 T: 25.9.2023


Dosya içerisinde yer alan taşınmazın geniş pafta örneğinin incelenmesinde de davacıya ait taşınmazının etrafının ormanla çevrili olduğu görülmekle birlikte Mahkemece davacının dava açmakta haklı olduğu şeklinde bir sonuca da varılamadığından davalı lehine maktu vekâlet ücreti takdiri gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması bozmayı gerektirir.

Taraflar arasında görülen geçit hakkı tesisi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı, 221 parsel sayılı taşınmaz lehine geçit hakkı kurulmasını talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; mera ve ormanlar aleyhine zorunlu geçit hakkı tesisi mümkün olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEME KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 03.04.205 tarih ve 2014/900 Esas, 2015/187 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 28.05.2018 tarih ve 2015/15549 Esas, 2018/4154 Karar sayılı kararıyla; ”… dava konusu 221 parsel sayılı taşınmazın doğusunda dosyadaki mevcut krokiye göre yol gösterilmiştir. Taşınmazın diğer cephelerinin orman olması nedeniyle, kadastral yol olup olmadığı anlaşılamamaktadır. Mahkemece bu husus gözetilerek dava konusu 221 parsel sayılı taşınmazın çevresini de gösterir şekilde geniş paftası getirtilerek davacının geçit ihtiyacı içinde olup olmadığı araştırılmalı, geçit ihtiyacının bulunduğunun tespit edilmesi halinde yukarıda değinilen ilkelere göre inceleme ve araştırma yapılması ondan sonra bir karar verilmesi gerekirken, noksan inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.” şeklindeki gerekçeyle hüküm bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili; davalı kurum lehine vekâlet ücreti verilmesi gerektiğini belirterek hükmü temyiz etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, Türk Medeni Kanunu’nun 747 nci maddesi gereğince geçit hakkı kurulması istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Esastan sonuçlanmayan davada yargılama gideri” başlıklı 331 inci maddesinin ilk fıkrasında; “Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder.” düzenlemesi mevcuttur.

3. Değerlendirme

1. Mahkemece bozma ilâmı sonrası keşif yapılamamış, davacıya ait taşınmazın geçit ihtiyacı içinde bulunup bulunmadığı tespit edilememiştir. Ne var ki dosya içerisinde yer alan taşınmazın geniş pafta örneğinin incelenmesinde de davacıya ait taşınmazının etrafının ormanla çevrili olduğu görülmekle birlikte Mahkemece davacının dava açmakta haklı olduğu şeklinde bir sonuca da varılamadığından davalı lehine maktu vekâlet ücreti takdiri gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması bozmayı gerektirir.

2. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

3. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple; Davalı tarafın Mahkeme kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Mahkeme kararının, hüküm fıkrasının 4 numaralı bendinin çıkartılarak yerine “Davalı lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 2.725,00 TL maktu vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.