1. Anasayfa
  2. Yargıtay Kararları Kararları
  3. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E: 2022/5110 K: 2023/5696 T: 23.11.2023


Kamu malı niteliğinde olan bir yerin, kişinin istifadesine terki olanaklı değildir. Ancak geçit ihtiyacı olan taşınmazın genel yola ulaşımını sağlayacak taşınmazlar arasında dere olması, yol ihtiyacının karşılanmasına engel teşkil etmez. Dere üzerinden köprü ile bağlantı olanağının bulunması halinde bunun külfeti, geçit isteyene yüklenmek suretiyle buralardan da geçit hakkı tesisi mümkündür.

Taraflar arasındaki geçit hakkı kurulması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin … ili, İzmit ilçesi, … Köyü, … Dönümü Mevki 129 ada 219 ve 220 parsel sayılı taşınmazların maliki olduğunu, bu taşınmazların genel yola çıkışı bulunmadığını, 220 parselde müvekkilinin bir yapı kayıt belgesi bulunan evi ve müştemilatı olduğunu, müvekkilinin aynı yer 135 ada 172 parsel sayılı taşınmazdan ulaşımını sağladığını ve bu parselden yol hakkı istemi olduğunu, davalıların 135 ada 172 parsel numaralı taşınmazın hisseli malikleri olduğunu, tüm bu sebeplerden dolayı müvekkilinin maliki olduğu … ili, İzmit ilçesi, … Köyü, 129 ada 220 ve 219 parsel sayılı taşınmazlara kendi istemleri olan taşınmazdan yahut mahkemece keşif icra edilerek belirlenecek başka bir taşınmazdan bedeli ödenmek suretiyle geçit hakkı tesisine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Bir kısım davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacı ve etrafta bulunan diğer taşınmaz maliklerinin ulaşımlarını 135 ada 173 parsel sayılı taşınmaz üzerinden sağladıklarını, geçit hakkı tesis edilmesi gereken taşınmazın da bu taşınmaz olduğunu, müvekkilerinin taşınmazları ile davacı taşınmazı arasında … yatağı bulunduğundan davacıya davalıların taşınmazlarından geçit hakkı verilemeyeceğini, bu nedenlerle davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mahallinde yapılan keşif sonucu alınan 26.04.2021 tarihli … bilirkişisi … imzalı bilirkişi raporunda 1 … ve 2 nci alternatif olarak gösterilen geçit hakkı güzergahlarında … yatağının bulunması nedeniyle uygun geçit hakkı güzergahı olarak değerlendirilemeyeceği, davacı vekilinin de üzerinde … yatağı bulunmayan (3) No.lu güzergah üzerinden geçit hakkı talep etmediklerine ilişkin beyanı nazara alınarak davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili; yerel mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu, mahkemece bilirkişi raporlarına karşı sunmuş oldukları itirazlarının dikkate alınmadan karar verildiğini, hali hazırda … üzerinde mevcut bir köprünün bulunup kullanıldığını, anılan derenin geniş nitelikli bir … olmadığını, bilirkişi raporlarında belirtilen 3 üncü alternatifin gerek mesafe, gerek değer itibariyle oldukça külfetli olduğunu, müvekkilinin hali hazırda davaya konu olan tarlalarına bu derenin üzerinde bulunan ve uzunluğu 3-4 metre olan bir köprü vasıtasıyla ulaştığını, fiilen köprünün kullanıldığını, bilirkişi raporlarında belirtilen 1 … ve 2 nci alternatiflerin mahkemece dikkate alınması gerektiğini, bilirkişi tarafından yapılan değer tespitinin fahiş olduğunu, yine davalı yararına vekalet ücreti takdir edilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, Mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; … yatağının olmadığı … alternatifin 3 No.lu alternatif yol olmasına rağmen davacının 3 nolu alternatiften talebinin olmadığının anlaşılması karşısında kesintisizlik ilkesi de nazara alınarak İlk Derece Mahkemesince davanın esası yönünden reddine karar verilmesinde ve kendisini vekil marifetiyle temsil ettiren davalılar yararına vekalet ücreti takdir edilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenlerle kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, geçit hakkı kurulması talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. Bu tür davalar ülkemizde arazi düzenlenmesinin sağlıklı bir yapıya kavuşmamış olması ve her taşınmazın yol ihtiyacına cevap verilmemesi nedeniyle zorunlu olarak açılmaktadır. Geçit hakkı verilmesiyle genel yola bağlantısı olmayan veya yolu bulunsa bile bu yol ile ihtiyacı karşılanamayan taşınmazın genel yolla kesintisiz bağlantısı sağlanır. Uygulama ve doktrinde genellikle bunlardan ilkine “mutlak geçit ihtiyacı” veya “geçit yoksunluğu”, ikincisine de “nispi geçit ihtiyacı” ya da “geçit yetersizliği” denilmektedir. Geçit hakkı verilmesine ilişkin davalarda, bu hak taşınmaz leh ve aleyhine kurulacağından leh ve aleyhine geçit istenen taşınmaz maliklerinin tamamının davada yer alması zorunludur. Ancak, yararına geçit istenen taşınmaz paylı mülkiyete konu ise dava paydaşlardan biri veya birkaçı tarafından açılabilir. Geçit tesisi davalarında başlangıçta davacı tarafından öngörülemediğinden dava dilekçesinde talep edilen yer dışındaki güzergahlardan da geçit kurulması gerekebilir. Bu güzergah üzerindeki taşınmazların maliklerine dava dilekçesi ile husumet yöneltilmemiş olması kabul edilebilir bir yanılgıya dayandığından 6100 sayılı HMK’nın 124. maddesi gereğince dürüstlük kuralına aykırı olmayan bu taraf değişikliği talebi kabul edilerek davacının bu kişilerin harçsız olarak davaya katılmalarını sağlamasına imkan verilmelidir.

2. Türk Medeni Kanunu’nun 747/2 nci maddesi gereğince geçit isteği, önceki mülkiyet ve yol durumuna göre en uygun komşuya, bu şekilde ihtiyacın karşılanmaması hâlinde geçit tesisinden en az zarar görecek olana yöneltilmelidir. Zira geçit hakkı taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak hakkı olmakla birlikte, özünü komşuluk hukukundan alır. Bunun doğal sonucu olarak yol saptanırken komşuluk hukuku ilkeleri gözetilmelidir. Geçit ihtiyacının nedeni, taşınmazın niteliği ile bu ihtiyacın nasıl ve hangi araçlarla karşılanacağı davacının sübjektif arzularına göre değil, objektif esaslara uygun olarak belirlenmeli, taşınmaz mülkiyetinin sınırlandırılması konusunda genel bir ilke olan fedakârlığın denkleştirilmesi prensibi dikkatten kaçırılmamalıdır.

3. Uygun güzergâh saptanırken önemle üzerinde durulması gereken diğer bir yön ise aleyhine geçit kurulan taşınmaz veya taşınmazlar bölünerek kullanım şekli ve bütünlüğünün bozulmamasıdır. Şayet başka türlü geçit tesisi mümkün değilse bunun gerekçesi kararda açıkça gösterilmelidir.

4. Yararına geçit kurulacak taşınmazın tapuda kayıtlı niteliği ve kullanım amacı nazara alınarak özellikle tarım alanlarında, nihayet bir tarım aracının geçeceği genişlikte (emsaline göre 2,5-3 m.) geçit hakkı tesisine karar vermek gerekir. Bu genişliği aşan bir yol verilmesinin zorunlu olduğu hâllerde, gerekçesi kararda dayanakları ile birlikte gösterilmelidir.

5. Saptanan geçit nedeniyle yükümlü taşınmaz malikine ödenmesi gereken bedel taşınmazın niteliği gözetilerek uzman bilirkişiler aracılığı ile objektif kıstaslar esas alınarak belirlenmelidir. Bu bedel de hükümden önce depo ettirilmelidir. Hemen belirtmek gerekir ki, bedelin belirlenmesinden sonra hüküm tarihine kadar taşınmazın değerinde önemli derecede değişim yaratabilecek … bir süre geçmiş veya bedel tespitinden sonra yörede taşınmazın değerini artıracak değişiklikler meydana gelmiş olabilir. Bu gibi durumlarda mülkiyet hakkı kısıtlanan taşınmaz malikinin mağduriyetine neden olmamak ve diğer tarafın hakkın kötüye kullanılması sonucunu doğuracak olası davranışlarını önlemek için hüküm tarihine yakın … bir değer tespiti yapılmalıdır.

6. Geçit hakkı kurulmasına ilişkin davalarda davanın niteliği gereği yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılmalıdır.

3. Değerlendirme

1. Davacı, … ili, İzmit ilçesi, … Köyü, … Dönümü Mevki 129 ada 219 ve 220 parsel sayılı taşınmazları için, davalılara ait aynı yer 135 ada 172 parsel sayılı taşınmaz üzerinden geçit hakkı kurulmasını istemiştir. Mahkemece, 171, 172 ve 173 parsel sayılı taşınmazlar ile geçit istenen taşınmazlar arasında … bulunduğu, yola doğrudan bağlantı sağlanamayacağı, geçit hakkı kurulabilecek 26.04.2021 tarihli … bilirkişisi raporunun ekinde yer … krokide gösterilen 3 No.lu alternatif yoldan geçit hakkı verilmesini davacı vekilinin açıkça istemediklerini beyan etmesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.

2. Davacı taşınmazının genel yola bağlantısının olmadığı sabittir. Bu bağlantının yukarıda açıklanan ilkeler uyarınca araştırılarak saptanması gerekmektedir. … yatakları kural olarak Türk Medeni Kanunu’nun 715 … maddesi kapsamına giren devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerdendir. Bu özelliği itibariyle de kamu malıdır. Kamu malı niteliğinde olan bir yerin, kişinin … istifadesine terki olanaklı değildir. Ancak geçit ihtiyacı olan taşınmazın genel yola ulaşımını sağlayacak taşınmazlar arasında … olması, yol ihtiyacının karşılanmasına engel teşkil etmez. … üzerinden köprü ile bağlantı olanağının bulunması halinde bunun külfeti, geçit isteyene yüklenmek suretiyle buralardan da geçit hakkı tesisi mümkündür. Bu nedenlerle mahkemece mahallinde uzman bilirkişiler marifetiyle yeniden keşif yapılmak suretiyle kamu malı niteliğinde olan yerlerden geçit hakkı tesis edilemeyeceği ve geçit davalarında uygulanan kesintisizlik ilkesi göz önünde bulundurularak lehine geçit hakkı tesisi istenilen taşınmazın yola ulaşımın sağlanmasının mümkün olup olmadığı araştırılmalı, ilgili taşınmazların tapu kayıtları temin edilmeli, tapu kayıt maliklerinin davada usulüne uygun şekilde taraf olması sağlanmalı, davacının maliki olduğu taşınmazdan genel yola kadar kesintisiz bağlantı sağlanacak şekilde alternatifler oluşturularak en uygun alternatiften geçit hakkı kurulmalı, uygun alternatifler belirlenirken, DSİ Bölge Müdürlüğünden görüş sorulmak suretiyle dereden köprü yapılarak veya hali hazırda bulunan köprülerden geçit hakkı verilmesinde sakınca bulunup bulunmadığı öğrenilerek bağlantı sürekliliği sağlanabilen alternatifler de değerlendirilerek sonuca gidilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş; bu nedenlerle hükmün bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK’nın 373/1 … maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,

İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda belirtilen nedenle BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.11.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.