1. Anasayfa
  2. Yargıtay Kararları Kararları
  3. Yargıtay 14. Hukuk Dairesi Kararları

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E: 2009/8734 K: 2009/9889


Haciz şerhlerinin kaldırılması istemine gelince, bu nitelikteki davaların tapu kütüğünde yararına haciz şerhi konulan kişi veya kurumlara yöneltilmesi gerekir. Dava konusu taşınmazın üzerinde icra müdürlüğü ve vergi dairesi lehine konulmuş haciz şerhleri bulunmaktadır. Dava sözü edilen kurumlara ve kişilere yöneltilmediğinden usul ekonomisi de dikkate alınarak davacıya lehine haciz şerhi konulan kurumlar ve kişiler hakkında dava açmak üzere uygun bir süre verilmeli, açılacak dava eldeki dava ile birleştirilmeli, yargılama sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır.

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 04.12.2006 gününde verilen dilekçe ile noter satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali, tescil ve tapudaki şerhlerin terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne, davalı K3 aleyhine açılan davanın husumet yokluğundan reddine dair verilen 12.03.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar K2 ve K1 vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

Dava, 09.12.1999 günlü biçimine uygun düzenlenen satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil ve tapudaki şerhlerin terkini istemine ilişkindir.

Davalı K3, davayı kabul etmiş, diğer davalılar zamanaşımı, 5 yıllık tapudaki şerh süresinin geçmiş bulunduğu ve sözleşmenin hukuken geçersiz olduğu nedenleri ile davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar davalı K2 ve K1’nin temyizi üzerine Dairemizce 10.11.2008 tarihinde tüketici mahkemesinin görevli olup olmadığının araştırılması yönünden bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyulup tüketici mahkemesi sıfatıyla davanın kabulüne 8 nolu dairenin tapu kaydının iptali ile şerhlerden arındırılarak davacı adına tesciline, davalı K3 yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,

2-Haciz şerhlerinin kaldırılması istemine gelince, bu nitelikteki davaların tapu kütüğünde yararına haciz şerhi konulan kişi veya kurumlara yöneltilmesi gerekir. Zira verilen şerhler onların yararınadır. Hükümle yaratılacak durumda yine onların hukukunu etkileyecektir. Dava konusu taşınmazın üzerinde icra müdürlüğü ve vergi dairesi lehine konulmuş haciz şerhleri bulunmaktadır. Dava sözü edilen kurumlara ve kişilere yöneltilmediğinden usul ekonomisi de dikkate alınarak davacıya lehine haciz şerhi konulan kurumlar ve kişiler hakkında dava açmak üzere uygun bir süre verilmeli, açılacak dava eldeki dava ile birleştirilmeli, yargılama sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır. Dava açılmadığı takdirde, tapu iptali ve tescil istemi şerhle yükümlü olarak sonuca bağlanmalıdır.

Yukarıda değinilen yönler bir yana bırakılarak tapudaki şerhlerle ilgili yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığından karar bozulmalıdır.

3-Ayrıca, davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakıldığı halde karar başlığında bu hususun yazılmamış olması doğru değildir. HUMK.nun 80. maddesi gereğince mahallinde bu hatanın giderilmesi gerekir.

SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine, 28.09.2009 tarihinde oybirliği ile karar veriLdi.