Son Yazılar

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 2012/542 K: 2012/905

Üçüncü kişi konumundaki taşınmazı temlik alan davalının iyi niyetli olup olmadığının belirlenmesi yönünden tarafların bildirecekleri tanıkların dinlenmesi, davalının ekonomik durumunun araştırılması ve tüm kanıtlar değinilen ilkeler ile birlikte değerlendirme yapılması, sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Diğer taraftan, saklı pay sahibi…

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 2012/492 K: 2012/696

Somut olayda, çekişmeye konu taşınmazın miras bırakan tarafından davalılara 01.11.2004 tarihinde temlik edildiği, miras bırakanın temlik iradesinin gerçekleştiği tarih itibariyle davalı çocukları dışında başkaca mirasçısının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Kaldı ki, temlik tarihinde davacı miras bırakan ile aynı evde yaşayan, ücret karşılığı…

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 2001/958 K: 2001/1035

Vasiyetçi her ne kadar vasiyetnameden, vasiyetname ile bağdaşmayan bir hukuki tasarrufla rücu edebilirse de o tasarrufun hukuki sonuç doğurabilmesi daha açık bir anlatımla vasiyetnameyi ortadan kaldırabilmesi için sonradan yaptığı hukuki tasarrufun geçerli olması gerekir. Öyleyse lehine muayyen mal vasiyetinde bulunulan…

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 2017/1263 K: 2019/603

Mirasbırakanın, davalının eşine sağladığı bakım ve desteğin yarattığı minnet duygusu yanında ileride kendisine de bakacağı düşüncesi ve güveniyle hareket ettiği anlaşılmaktadır. Nitekim murisin ölmeden önce kendisine bakması için dava konusu taşınmazı davalıya sattığı bir kısım davacı tanıkları tarafından da dile…

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 2014/560 K: 2015/2371

Muvazaa iddiasına dayalı davaların da zamanaşımına ve hak düşürücü süreye tabi olmaksızın her zaman açılabileceği yargısal uygulamayla benimsenmiştir. Hukuk Genel Kurulunun 22.6.1983 gün ve 479/719 sayılı kararında da belirtildiği üzere muvazaa sebebinin ortadan kalkması veya bir zamanın geçmesi ile görünürdeki…

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 2003/458 K: 2003/470

Muris muvazaası olgusunu etraflı olarak tanımlayıp, koşullarına açıklık getiren, 1.4.1974 gün ½ sayılı içtihadı birleştirme kararının, mülkiyetin nakline ilişkin temliki işlemleri kapsamına alıp, belli bir kişi yararına sınırlı bir süre için tesis edilen intifa hakkını içermediğinde hiçbir kuşku ve duraksama…

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 1992/586 K: 1992/782

Davalının üçüncü şahıstan tapu memuru huzurunda iktisap ettiği ve fakat bedeli muris tarafından ödenen taşınmaz mal murisin mülkiyetine geçmediğinden muris muvazaası sebebiyle istenemez. Butlan sonucunu doğurarak, murisin temliki tasarruflarının iptaline imkan tanıyan bu tevhidi içtihat kararının uygulanabilmesi için temliki tasarrufa…

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 2000/126 K: 2000/143

Muris muvazaasına dayalı işlemin yapıldığı tarihte mirasçı olmayan davacı daha sonra mirasçı sıfatına haiz olduğuna göre muvazaalı işlemin iptali için dava açma hakkı vardır. Böyle bir davanın temlikin yapıldığı tarihte mirasçılık sıfatını taşıyanların açabileceğini kabul etmek olanağı bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki…

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 2017/1224 K: 2021/209

Tapu Sicil Tüzüğünün 75/4. maddesindeki tapu müdürlüğüne başvuru zorunluluğu ve buna bağlı olarak idari itiraz sürecinin tamamlanmadığından bahisle davanın usulden reddine karar verilmesi mümkün değildir. 1. Taraflar arasındaki “tapu kaydında düzeltim” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Akşehir Sulh Hukuk Mahkemesince…

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 1976/1921 K: 1977/431

Medenî Kanunun 917. maddesinden doğan devletin sorumluluğu kusursuz sorumluluk ilkesine dayanmakta olup bu durumda dahi koşulları gerçekleştiği takdirde Borçlar Kanununun 44. maddesinin uygulanması olanağı mevcuttur. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; (Malkara Asliye Hukuk Mahkemesi)nce davanın reddine dair…

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 1979/548 K: 1982/46

15.3.1944 gün, E.1943/13, K.1944/8 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında belirtildiği gibi, tapuda yanlışlık başlı başına hukuki bir mevcudiyet ifade etmeyip, ancak sebebiyet verdiği zarar itibariyle hukuki bir mevcudiyet ifade eder. Bunun doğal (tabii) sonucu ise zamanaşımının kayıt tashihine ait davanın reddine…

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 1999/222 K: 1999/226

Öğreti ve uygulamada MK. 917. maddesinden kaynaklanan davalarda uygulanacak zamanaşımına ilişkin yasa maddesi BK. nun 60. maddesidir. Medeni Kanunun 917. maddesi gereğince Hazinenin sorumlu tutulabilmesi için, tapu sicilinin tutulmasından zarar doğması, memurun hukuka aykırı eylemi olması ve ikisi arasında da…

Hukuk Genel Kurulu E: 2010/1-336 K: 2010/396

Dava, Medeni Kanunun 1007. maddesince Devletin sorumluluğuna dayalı bir dava olduğuna göre husumetin hazineye yöneltilmesi zorunludur. Ne var ki, davacı dava dilekçesinde tapu sicil müdürlüğünü hasım göstererek dava açmıştır. Davacının asıl dava etmek istediği kişinin "tapu sicil müdürlüğü" değil, "hazine"…

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 2004/526 K: 2004/589

Kusursuz sorumluluk da illiyet bağının kesilebilmesi için zarar görenin ağır kusurunun bulunması veya üçüncü bir kişinin illiyet bağını kesebilecek nitelikte ağır kusurunun olması veya hakkında zararlandırıcı sonucun meydana gelmesinde öngörülmeyen bir halin bulunması gerekmektedir. Somut olayda zarar gören davacının illiyet…

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 2023/1023 K: 2025/552

TMK'nın 1007. maddesi uyarınca Devletin sorumluluğu, kusursuz sorumluluktur. Bu nedenle temel hareket noktası, davacının taşınmazı satın alırken iyiniyetli olup olmadığı değil, uğradığı zarar ile Devletin kusursuz sorumluluğu arasındaki illiyet bağını kesecek unsurların bulunup bulunmadığıdır. Buna göre somut olayın özelikleri itibarıyla…

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 2024/270 K: 2025/681

Zararın hangi yönteme göre belirleneceğine ilişkin TMK’nın 1007. maddesinde hüküm bulunmaması nedeniyle, Yargıtay'ın yerleşik içtihatları ile 2942 sayılı Kanun’un 11. maddesinde belirtilen yönteme göre değer tespit edilmesi gerektiği, buna göre de değerlendirme tarihi olan tapu iptali ve tescil davasında verilen…

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 2023/672 K: 2025/130

Davacı hisseleri devraldığı işlem sırasında, söz konusu taşınmazın hukuken özel mülkiyete konu olamayacak yerlerden olduğunu bilecek durumdadır. Devlet, yeni malike satın aldığı payın uyuşmazlık konusu ve mevcut kayıtların doğruluğunun an itibarıyla tartışmalı olduğunu, dolayısıyla söz konusu sicil kayıtlarını bu hâliyle…

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 2023/644 K: 2025/129

Kamuya açıklık prensibinin sonucu olarak, ilgili her kişi sicili incelemek imkânına sahip olduğu için, bu imkânı kullanan kişi sicildeki kaydı göreceğinden, imkânı kullanmayan kişi ise gerekli özeni sarf etmiş olmayacağından kimse sicilde var olan bir kaydı bilmediği hususunda iyiniyet iddia…

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 2023/637 K: 2025/165

Yargılama devam ederken devralan davacı tapuda devir işlemi sırasında, söz konusu taşınmazın bir bölümünün hukuken özel mülkiyete konu olamayacak yerlerden olduğunu bilecek durumdadır. Devlet, davacıya satın aldığı taşınmazın bir bölümünün uyuşmazlık konusu ve mevcut kaydın doğruluğunun an itibarıyla tartışmalı olduğunu,…

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 2023/16 K: 2025/36

Davacının yöre sakini olması karşısında 124.500 m2'lik yüzölçümü ile 1.124.500 m2'lik yüzölçümü farkını ayırt edebileceği açıktır. Somut olayda kadastro tespit sırasında taşınmazın yüzölçümü ve sınırlarında bir yanlışlık yapılmayıp sadece tapu sicilinde yüzölçümü bilgisinin yanlış yazıldığı anlaşılmakta olup, 2001 yılında taşınmazda…

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 2022/1124 K. 2024/146

Her ne kadar tapu işlemleri kadastro işlemlerinden başlayarak birbirini takip eden sıralı işlemler olduğundan ve tapu kütüğünün oluşumu aşamasındaki kadastro işlemleri ile tapu işlemleri bir bütün oluşturduğundan, bu kayıtlarda yapılan hatalardan dolayı 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi anlamında Devletin…

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 2020/136 K. 2020/895

Uygulamada bazı durumlarda üçüncü kişilerin tapu kütüğündeki yolsuzluğu bilmesi gerektiğinden yola çıkarak kötü niyetin kendiliğinden sabit olduğu ve TMK'nın 1023. maddesine dayanmak isteyenlerin iyi niyetli olduklarını ispat etmesi gerektiği kabul edilmiştir . Buna göre, taşınmazın süratle ve düşük bedelle bir…

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 2020/16 K. 2022/1720

Devlet memurlarınca tutulmasından ileri gelecek bütün zararlardan dolayı vatandaşlara karşı ferî değil, aslî bir sorumluluk yüklenmiştir. Devlet’in sorumluluğundan söz edebilmek için, tapu sicilinin tutulmasında sicil görevlisinin hukuka aykırı bir işleminin ve bununla zararlı sonuç arasında nedensellik bağının varlığı gerekmekle birlikte, eylemin…