Son Yazılar

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 2010/29 K: 2010/66

Davada dayanılan ve noterde düzenlenen "muvafakatname" başlıklı belge davacının davalı malikin rızasıyla taşınmazına yapı yaptığını, yani yapıya mülkiyetin ileride kendisine geçirileceği inancıyla başladığını gösterir. Görülüyor ki yapının kıymeti, arsa değerinden fazladır. Kısaca somut uyuşmazlıkta davanın kabulü için aranan sübjektif ve…

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 2010/8 K: 2010/62

Davacı resmi şekilde yapılmamış olan taşınmaz satış sözleşmesinden yararlanamayacağı gibi malzeme sahibine mülkiyeti isteme yetkisi veren Türk Medeni Kanununun 724. maddesinden de yararlanamaz. Çünkü davacının mevcut binasını restore ederek iyileştirmesi, yasanın aradığı kendi malzemesi ile başkasının arazisi üzerine iyi niyetle…

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 2021/465 K: 2023/269

Somut olayda, davaya konu edilen Belediyeye ait tapulu taşınmazın bir kısmının öncesinde özel kişiye ait olduğu daha sonra takas suretiyle edinildiği, akabinde de ihale suretiyle satışa çıkarıldığı anlaşılmaktadır. Tüm bunlardan, anılan yerin Belediyenin özel mülkiyetine tabi olduğu, kamu malı olmadığı…

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 2023/147 K: 2024/312

Bir yerin imar ve ihya ile kazanılması için taşınmazın emek ve para sarf edilerek tarım arazisi hâline getirilmesi gerekir. Tarıma müsait olmayan araziden maksat, yararlanılacak bitki ve ürünlerin yetiştirilmediği topraklardır. Ekime, dikime ve ürün yetiştirmeye müsait olmayan yerler ihya edilecek…

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 1990/648 K: 1991/65

Uygulamada vsiyetnamenin tenfizi davalarının gerçekten bir aynı hakkın tesisi için öngörülmediği, sadece sulh hukuk mahkemesince açılan vasiyetnamenin M.K.nun 535 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tebliğ işlemlerinin ikmalinden ve gerekli yasal sürelerin geçmesinden sonra herhangi bir itiraza uğramadığı ve iptalinin de istenemediği…

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 1977/6-535 K: 1977/701

Davacının şufa davası açtığı taşınmaz hakkında, davalının satış vaadi senedine dayanarak aleyhine cebri tescil davası açtığı, satış vaadinin senedi geçerli olduğu ve yapıldığı andan itibaren mülkiyeti geçirme yükümlülüğünü yüklediği, bu dava kabul olunduğu takdirde davacının paydaşlık sıfatı kalmayacağı ve dolayısıyla…

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu E: 1990/1 K: 1991/1

Müşterek veya iştirak halindeki mülkiyette şuyuun giderilmesi sonucu elde edilen satış bedelinden muhdesatı yapan paydaşa ödenecek miktarın muhdesatın vücuda getirildiği tarihte bunun yapılması için harcanan parayla sınırlı bulunmadığına 22.2.1991 gününde yapılan ilk toplantıda, E. 1990/1, K. 1991/1 sayı ile üçte…

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 2009/277 K: 2009/352

Maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan..." tümcesinden tapu kaydının hukuki durumunun açık olmaması, kayıt malikinin belirlenmemesi amaçlanmıştır. Kadastro yoluyla oluşturulan kayıtlarda, malik sütununun boş ve açık bırakılması, kayıt malikinin kimliğini ortaya koyacak bilgilerin bulunmaması, soyut bir ismin yazılı olması veya hayali ve…

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 2007/76 K: 2007/58

Türk Medeni Kanunu’nun 713. maddesinin öngördüğü koşullara sahip olan kişinin tescil talebinde bulunabilmesinin, hakkın doğmuş olması koşuluna bağlı olduğu şüphesizdir. Kişinin talebi üzerine mahkemece yapılacak işlem, koşulların mevcut olduğunun tespiti halinde, tescile karar vermekten ibarettir. Kazandırıcı zamanaşımı koşullarının oluşması ile…

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 2007/4-212 K: 2007/261

Satış işlemi yapılırken; satıcının kimlik belgesi sureti işlem dosyasına alınmamış ve dosyadaki asıl malikin hüviyeti ile karşılaştırılmamıştır. Gerçek malikin tescil dosyasında bulunan fotoğrafı ile sahte satıcının evraka eklediği fotoğraflar çok farklı olmasına karşın işlem ilgili memurlar tarafından ifa edilmiştir. Tapudaki…

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 2023/648 K: 2025/512

Yargılama sırasında dava konusu ana taşınmaz yıkılmış ancak taraf iradeleri ile yeniden arsa payları belirlenmek sureti ile kat irtifakı ya da kat mülkiyeti tesis edilmemiştir. Kaldı ki üzerindeki bina yıkılarak arsa hâline gelen taşınmazda kat malikleri arsa payı oranında ortak…

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 2012/542 K: 2012/905

Üçüncü kişi konumundaki taşınmazı temlik alan davalının iyi niyetli olup olmadığının belirlenmesi yönünden tarafların bildirecekleri tanıkların dinlenmesi, davalının ekonomik durumunun araştırılması ve tüm kanıtlar değinilen ilkeler ile birlikte değerlendirme yapılması, sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Diğer taraftan, saklı pay sahibi…

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 2012/492 K: 2012/696

Somut olayda, çekişmeye konu taşınmazın miras bırakan tarafından davalılara 01.11.2004 tarihinde temlik edildiği, miras bırakanın temlik iradesinin gerçekleştiği tarih itibariyle davalı çocukları dışında başkaca mirasçısının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Kaldı ki, temlik tarihinde davacı miras bırakan ile aynı evde yaşayan, ücret karşılığı…

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 2001/958 K: 2001/1035

Vasiyetçi her ne kadar vasiyetnameden, vasiyetname ile bağdaşmayan bir hukuki tasarrufla rücu edebilirse de o tasarrufun hukuki sonuç doğurabilmesi daha açık bir anlatımla vasiyetnameyi ortadan kaldırabilmesi için sonradan yaptığı hukuki tasarrufun geçerli olması gerekir. Öyleyse lehine muayyen mal vasiyetinde bulunulan…

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 2017/1263 K: 2019/603

Mirasbırakanın, davalının eşine sağladığı bakım ve desteğin yarattığı minnet duygusu yanında ileride kendisine de bakacağı düşüncesi ve güveniyle hareket ettiği anlaşılmaktadır. Nitekim murisin ölmeden önce kendisine bakması için dava konusu taşınmazı davalıya sattığı bir kısım davacı tanıkları tarafından da dile…

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 2014/560 K: 2015/2371

Muvazaa iddiasına dayalı davaların da zamanaşımına ve hak düşürücü süreye tabi olmaksızın her zaman açılabileceği yargısal uygulamayla benimsenmiştir. Hukuk Genel Kurulunun 22.6.1983 gün ve 479/719 sayılı kararında da belirtildiği üzere muvazaa sebebinin ortadan kalkması veya bir zamanın geçmesi ile görünürdeki…

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 2003/458 K: 2003/470

Muris muvazaası olgusunu etraflı olarak tanımlayıp, koşullarına açıklık getiren, 1.4.1974 gün ½ sayılı içtihadı birleştirme kararının, mülkiyetin nakline ilişkin temliki işlemleri kapsamına alıp, belli bir kişi yararına sınırlı bir süre için tesis edilen intifa hakkını içermediğinde hiçbir kuşku ve duraksama…

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 1992/586 K: 1992/782

Davalının üçüncü şahıstan tapu memuru huzurunda iktisap ettiği ve fakat bedeli muris tarafından ödenen taşınmaz mal murisin mülkiyetine geçmediğinden muris muvazaası sebebiyle istenemez. Butlan sonucunu doğurarak, murisin temliki tasarruflarının iptaline imkan tanıyan bu tevhidi içtihat kararının uygulanabilmesi için temliki tasarrufa…

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 2000/126 K: 2000/143

Muris muvazaasına dayalı işlemin yapıldığı tarihte mirasçı olmayan davacı daha sonra mirasçı sıfatına haiz olduğuna göre muvazaalı işlemin iptali için dava açma hakkı vardır. Böyle bir davanın temlikin yapıldığı tarihte mirasçılık sıfatını taşıyanların açabileceğini kabul etmek olanağı bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki…

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 2017/1224 K: 2021/209

Tapu Sicil Tüzüğünün 75/4. maddesindeki tapu müdürlüğüne başvuru zorunluluğu ve buna bağlı olarak idari itiraz sürecinin tamamlanmadığından bahisle davanın usulden reddine karar verilmesi mümkün değildir. 1. Taraflar arasındaki “tapu kaydında düzeltim” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Akşehir Sulh Hukuk Mahkemesince…

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 1976/1921 K: 1977/431

Medenî Kanunun 917. maddesinden doğan devletin sorumluluğu kusursuz sorumluluk ilkesine dayanmakta olup bu durumda dahi koşulları gerçekleştiği takdirde Borçlar Kanununun 44. maddesinin uygulanması olanağı mevcuttur. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; (Malkara Asliye Hukuk Mahkemesi)nce davanın reddine dair…