1. Anasayfa
  2. Yargıtay Kararları Kararları
  3. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E: 2024/2014 K: 2024/3481 T: 13.6.2024


Fen bilirkişi raporu ve ekli krokisinde güzergahın geçit tesisi için en uygun güzergah olduğu bildirildiğinden, bu güzergahtan geçit verilip verilemeyeceğinin, bilirkişilerce belirlenen diğer alternatif güzergahlar da birlikte değerlendirilip araştırıldıktan sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, kesintisizlik ilkesine aykırı olarak su arkı üzerinde ve güzergah üzerinde bulunan zeytin ağaçlarının kesilmesine sebebiyet verecek şekilde geçit tesisine karar verilmesi doğru görülmeyerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Taraflar arasında görülen geçit hakkı tesisi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı ….vd. vekili, davalı … ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; maliki olduğu 7 ada 215 parsel sayılı taşınmazın genel yola bağlantısının bulunmadığını ileri sürerek davalılara ait aynı yer 214 ve 218 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde uygun bir bedel karşılığında geçit hakkı kurulmasını talep etmiş; 12.11.2014 tarihli dilekçesi ile de aynı yer 150, 195, 208, 209, 210, 211, 212 ve 213 parsel sayılı taşınmaz maliklerinin davaya dahil edilmesini istemiştir.

II. CEVAP

1. Davalı … vd. vekili cevap dilekçesinde; halihazırda davacının taşınmazını kullanabilmesi için yola ihtiyacının olmadığını, davalı …’e ait yol istenen 214 parselin karşı kenarında hazır ve çalışan bir yolun mevcut olduğunu, burasının insanların kullandığı ve işleyen bir yol olduğunu, 218 ve 214 parsel arasından istenen yolun hem çok uzun hem de pahalı bir yol olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2. Dahili Davalı Maliye Hazinesi vekili cevap dilekçesinde; açılan davayı kabul etmediklerini, bilirkişi raporlarının incelenmesinden 1 No.lu güzergahın yol olarak en uygun güzergah olduğunun anlaşıldığını belirterek davanın usul ve esastan reddine karar verilmesini istemiştir.

3. Davalı … duruşmada alınan beyanında; tarafına ait parselden yol verilmesi halinde yolun evinin dibinden geçeceğini, ayrıca güzergahta bulunan hidroforun kaldırılmasının gerekeceğini, bu nedenle başka bir güzergahtan yol verilmesini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 28.04.2015 tarihli ve 2013/697 Esas, 2015/186 Karar sayılı kararı ile; davanın bir kısım davalılar yönünden reddine; davalılar …, …, … ve Hazine yönünden kabulü ile davacıya ait 215 No.lu parsel lehine, 10.10.2014 tarihli fen bilirkişi ek raporu ve ekli krokisinde (W), (X), (F) ve (G) harfleriyle gösterilen ve davalılara ait 214, 22, 150 ve 195 No.lu parseller üzerinde toplam 735,12 m²’lik yerden geçit hakkı kurulmasına karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.

2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 18.04.2019 tarihli ve 2018/3958 Esas, 2019/3601 Karar sayılı kararı ile; Mahkemece, 06.06.2014 tarihli fen bilirkişi raporu ve ekli krokisinde 1 No.lu alternatif olarak gösterilen güzergahın geçit tesisi için en uygun güzergah olduğu bildirildiğinden, bu güzergahtan geçit verilip verilemeyeceğinin, bilirkişilerce belirlenen diğer alternatif güzergahlar da birlikte değerlendirilip araştırıldıktan sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, kesintisizlik ilkesine aykırı olarak su arkı üzerinde ve güzergah üzerinde bulunan zeytin ağaçlarının kesilmesine sebebiyet verecek şekilde geçit tesisine karar verilmesi doğru görülmeyerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bir kısım davalılar yönünden davanın husumet nedeniyle reddine, bir kısım davalılar yönünden kabulü ile 7 ada 215 parsel lehine, fen bilirkişilerinin 21.07.2022 tarihli rapor ve rapora ekli krokide 7 ada 218 parsel içerisinde sarı renk ile gösterilen ve A harfi ile belirtilen 334.52 m² ve 214 parsel içerisinde mavi renk ile gösterilen ve B harfi ile belirtilen 210.80 m² olmak üzere toplam 545,32 m²’lik yerden yol geçit hakkı tesisine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı …, davalılardan … vd. vekili ile katılma yoluyla davacı vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri

1. Davalı … temyiz dilekçesinde; en uygun güzergahların 2 ve 3 No.lu güzergahlar olduğunu, bu güzergahlarda bulunan diğer parsellerin de yolu olmayıp hepsi yönünden sorunun çözülmüş olacağını, 1 No.lu güzergahtan verilen geçitin başkaca geçit davalarının açılmasına da gerekçe oluşturacağını, ayrıca mevcut yolun arazisi üzerindeki yapıya 0.50 m mesafede olduğunu, bu ölçünün yapısına ve ağaçlarına zarar verecek kadar yakın olduğunu, yeterli araştırma yapılmadan 1 No.lu güzergahtan geçit verildiğini, geçit bedelinin de oldukça düşük hesaplandığını ileri sürerek hükmün bozulmasını istemiştir.

2. Davalılardan … vd. vekili temyiz dilekçesinde; davacının geçit ihtiyacı olmadığını, halihazırda kullandığı yol bulunduğunu, mevcut yol nedeniyle her araç geçişinde zeytin ağaçlarının zarar göreceğini, verimlerinin azalacağını, arazi bütünlüğünün bozulacağını, zeytin ağaçlarının 16 yaşında olup büyüme evresinde olduklarını, yol nedeniyle zeytin ağaçlarının sulanamayıp sürülemeyeceğini, her 2 parselden toplamda 57 zeytin ağacının kuruyacağını belirterek hükmün bozulmasını istemiştir.

3. Katılma yoluyla temyize başvuran davacı vekili dilekçesinde; Mahkemece inşaaat bilirkişi raporunun hükme esas alındığını, halbuki 28.04.2023 tarihli ziraat raporunda bedelin 116.382,72 TL olarak hesaplandığını, 5 aylık süredeki bu yüksek farkın afaki olduğunu, yetkili ziraat bilirkişisi tarafından hazırlanan raporun hükme esas alınması gerektiğini, ancak uzman olmayan inşaatçı bilirkişi raporunun esas alındığını, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle davacının 20 kat fazla geçit bedeli ödediğini, ayrıca dahili davalı olarak eklenen kişilerin Mahkeme ara kararı uyarınca eklendiğini, lehlerine vekalet ücreti takdirinin isabetli olmadığını ileri sürerek hükmün bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, yola çıkışı bulunmayan taşınmaz lehine geçit tesisi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 747 nci maddesi.

3. Değerlendirme

1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Davalı … vd. vekili, davacı vekili ve davalı … yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, davalı … vd. ve davalı …’e ise iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 13.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.