1. Anasayfa
  2. Yargıtay Kararları Kararları
  3. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E: 2023/176 K: 2023/3455 


Karayolları 15. Bölge Müdürlüğünün 29.03.2021 tarihli yazısında; bilirkişi raporunda belirtilen tüm alternatif güzergahlardan karayoluna bağlantı yapılmasının trafik güvenliği açısından Bölge Müdürlüğünce uygun görülmediği belirtilmiştir. O halde mahkemece yeniden keşif yapılarak başka alternatifler bulunup bulunmadığı araştırılarak Karayolları Genel Müdürlüğünden belirlenen alternatiflere ilişkin ilgili mevzuat ve gerekse can güvenliği açısından tehlike oluşturup, oluşturmadığı veya davacının katlanabileceği boyuttaki harcama ile varsa sakıncalarının giderilip giderilemeyeceği ve bunun için ne yapılması gerektiğine ilişkin görüşü sorulup sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir.

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen geçit hakkı tesisi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 14. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili ve bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin …. ilçesi, …. Mevkii, 2299 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, bu parselin yola çıkışının olmadığını, taşınmaza imar inşaat ruhsatı alabilmesi için belediyeye müracaatında belediyenin vermiş olduğu 08/12/2011 tarih ve 2011/12 kararı ile dava konusu parselin belediye tarafından düzenlenen 27/12/2010 tarih ve 25/10 sayılı yapı ruhsatının 3194 sayılı İmar Kanunu hükümleri çerçevesinde değerlendirilerek, 2258 No.lu parselin kamulaştırılmasına veya 2299 No.lu parsel malikinin mahkeme kararı ile geçit hakkı alınması sonucu inşaatın başlamasına demek sureti ile yolun tesisi için inşaatının beklemekte olduğunu, 2258 No.lu parselin fatih konut yapı kooperatifi adına kayıtlı olduğunu, bu durumun kooperatifin yönetim kurulu kişilerine iletildiğini, tüm bu nedenlerle yolu olmayan ve müvekkiline ait olan 2299 No.lu parselin imar planında yol olan güzergah üzerindeki 2258 No.lu parselden trafik akışına uygun yeterli geçit tesisine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar cevap dilekçesi sunmamışlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 28.02.2014 tarihli ve 2012/116 Esas, 2014/60 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne, davacıya ait 2299 parsel No.lu taşınmazın fen bilirkişilerinin 06/08/2013 havale tarihli bilirkişi raporuna ekli krokisinde sarı çizgi ile işaretli (A) alternatifi olarak yer alan 3,88 m²’lik kısmın, 2258 parsel (yeni parsel No:181 ada 5 parsel) aleyhine ve 2299 parsel (yeni parsel No:181 ada 6 parsel) lehine 3 m genişliğinde geçit hakkı tesisine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 14. Hukuk Dairesi 14.12.2015 tarih ve 2015/15475 Esas, 2015/1155 Karar sayılı ilamında; ”.. davanın kabulüne karar verilmiş ise de mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. 181 ada 6 sayılı parsel (eski 2299 sayılı parsel) sayılı taşınmazın genel yola sınırı bulunmadığından mutlak geçit ihtiyacı içinde bulunduğu açıktır.

Aleyhine geçit kurulan 181 ada 5 sayılı parselin (eski 2258 sayılı parsel) doğusundaki 1, 2, 3, 4, 6, 10 ve 11 sayılı parsellere göre düşük kotta olduğu, nazım imar planına göre de bu parsellerin bulunduğu yerden imar yolunun geçirileceği anlaşılmaktadır.

Geçit davalarında uygulanan fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesi gereğince öncelikle yüzölçümü daha büyük olan taşınmazlar üzerinden geçit kurulması tercih edilmelidir. Doğu taraftaki tercih edilmeyen alternatiflerin üzerinde bulunduğu 7 ve 8 parsel sayılı taşınmazların yüzölçümü ise oldukça azdır. Ayrıca, bu kapsamda 7 ve 8 parsel sayılı taşınmazların kuzeyindeki 4 parsel sayılı taşınmazdan doğu taraftaki Bartın-Amasra yoluna ulaşacak şekilde geçit kurulup kurulamayacağı da araştırılmış değildir.

Diğer taraftan dosya içerisindeki Amasra Belediye Meclisinin 08.12.2011 tarihli, 113 sayılı kararı da değerlendirilerek öncelikle batı taraftaki 5 parsel sayılı taşınmaz üzerinde ileride konut (inşaat) yapılmasının mümkün olup olmayacağı hususu da değerlendirilerek en uygun yerden geçit kurulması gerekir. Mahkemece, belirtilen hususlar gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.

Kabule göre de davalılar …, …, …’ün 1984-1989 yılları arasında kooperatif yönetim kurulunda bulundukları şeklinde beyanda bulunduklarından davalı kooperatifin şu anki mevcut yöneticilerinin kim olduklarının Ticaret Sicil Müdürlüğünden araştırılarak taraf teşkilindeki noksanlığın gözetilmemesi de yerinde değildir.” şeklindeki gerekçeyle bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davanın kabulüne, davacıya ait Bartın ili, Amasra ilçesi, Kum Mahallesi 181 ada 6 parsel lehine, 181 ada 10 parsel ve 181 ada 9 parsel aleyhine 03/07/2017 havale tarihli fen bilirkişi raporuna ekli krokide yer alan 2. alternatif olarak gösterilen 181 ada 10 parsel üzerinde G ile gösterilen 43.62 m²’lik alanda ve 181 ada 9 parsel üzerinde H ile gösterilen 4.16 m²’lik alanda geçit hakkı tesisine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalılar …, … ve … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Karayoluna bağlantısı uygun bulunmayan alternatif üzerinden geçit tesis edildiğini, Karayolları 15. Bölge Müdürlüğü 14.12.2017 tarihli yazısında açıkça 181 ada 6 parselin kadastral veya köy yoluna cepheli olan 5 No.lu parsel üzerinden (5 No.lu alternatif) geçit hakkı almasının daha uygun olacağı mütala edildiğini, mahkemenin hüküm kurduğu 2 numaralı alternatif olan 181 ada 9 ve 10 No.lu taşınmazlar üzerinden geçit hakkı tesisi halinde kara yoluna çıkışa ilişkin olarak ise Karayolları 15. Bölge Müdürlüğü’nün 29.03.2021 tarihli yazısında ise; bilirkişi raporunda belirtilen tüm alternatif güzergahlardan karayoluna bağlantı yapılmasının trafik güvenliği açısından Bölge Müdürlüğünce uygun görülmediğinin belirtildiğini, İnfaz edilme imkan ve ihtimali olmayan, Karayolları Bölge Müdürlüğü görüşü aksine kurulmuş hukuka ve yerleşik içtihata aykırı kararın bozulması gerektiğini belirtmiştir.

2. Davalılar vekili ise; bozma ilamının gereklerinin yerine getirilmediğini, Karayolları 15. Bölge Müdürlüğü’nün olumsuz görüşü bulunduğu ve 9 No.lu parselin yüzölçümü çok küçük olduğu halde bu alternatif üzerinden geçit tesisinin doğru olmadığını, ayrıca geçit tesis edilen alanın fiilen otopark alanı olarak kullanıldığını, karayoluna araçların park edilemeyeceğini, bu durum dikkate alınarak bir hesaplama yapılması gerektiğini ancak bedelin de düşük hesaplandığını belirterek hükmün bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, Türk Medeni Kanununun 747 nci maddesine dayalı geçit hakkı tesisi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) “Zorunlu geçit” kenar başlıklı 747 nci maddesi şöyledir; “Taşınmazından genel yola çıkmak için yeterli geçidi bulunmayan malik, tam bir bedel karşılığında bir geçit hakkı tanınmasını komşularından isteyebilir.

Bu hak, ilk önce kendisinden bu geçidin istenmesi önceki mülkiyet ve yol durumuna göre en uygun düşen komşuya karşı ve daha sonra bundan en az zarar görecek olana karşı kullanılır.

Zorunlu geçit iki tarafın menfaati gözetilerek belirlenir.”

2. Türk Medeni Kanunu’nun 747/2 maddesi gereğince geçit isteği, önceki mülkiyet ve yol durumuna göre en uygun komşuya, bu şekilde ihtiyacın karşılanmaması halinde geçit tesisinden en az zarar görecek alana yöneltilmelidir. Zira geçit hakkı taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak hakkı olmakla birlikte, özünü komşuluk hukukundan alır. Bunun doğal sonucu olarak yol saptanırken komşuluk hukuku ilkeleri gözetilmelidir. Geçit ihtiyacının nedeni, taşınmazın niteliği ile bu ihtiyacın nasıl ve hangi araçlarla karşılanacağı davacının subjektif arzularına göre değil, objektif esaslara uygun olarak belirlenmeli, taşınmaz mülkiyetinin sınırlandırılması konusunda genel bir ilke olan fedakarlığın denkleştirilmesi prensibi dikkatten kaçırılmamalıdır.

3. 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki Kanununun “Erişme kontrolü uygulanan karayollarına bağlantı, şehir geçişleri ve yerleşim” başlıklı 17. maddesine göre;

“Erişme kontrolü uygulanan karayollarına bağlantılar Genel Müdürlüğün uygun gördüğü yerlerde ve şekillerde yapılır. Erişme kontrolü uygulanan karayolu çevresinin bu bağlantı noktalarına ulaşımı, toplayıcı yollarla veya bağlantı noktasına ulaşan diğer yollar vasıtasıyla sağlanır.

Erişme kontrolü uygulanan karayollarına bitişik taşınmaz sahipleri ile kiracıları veya kullananların arazilerinden erişme kontrolü uygulanan karayoluna doğrudan giriş ve çıkış hakları yoktur.

Erişme kontrolü uygulanan karayolunun şehir geçişlerinde karayolunun şehir ile bağlantı ve ilişkilerinin düzenlenmesi, Genel Müdürlüğün teklifi üzerine, Bakanlık ve ilgili belediye tarafından müştereken kararlaştırılır. İşletme hakkı verilen veya devredilen erişme kontrolü uygulanan karayollarında, şehir geçiş güzergâhının veya karayolunun şehir ile bağlantı ve ilişkilerinin değiştirilmesinde işletici şirketin görüşü alınır.”

4. Yukarıda değinilen yasa hükmü doğrultusunda, mahkemece kurulan geçit yeri paftasına işaretlenerek Karayolları Genel Müdürlüğüne gönderilmeli, çıkışın karayolu bağlantısı nedeniyle gerek ilgili mevzuat ve gerekse can güvenliği açısından tehlike oluşturup, oluşturmadığı veya davacının katlanabileceği boyuttaki harcama ile varsa sakıncalarının giderilip giderilemeyeceği ve bunun için ne yapılması gerektiği sorulmalı; karayoluna çıkış engeli bulunduğu saptanırsa ve bunun giderilme olanağı da yok ise diğer alternatifler üzerinde durulmalı, bu da mümkün değilse davanın reddedilmesi gerekir.

3. Değerlendirme

1. Karayolları 15. Bölge Müdürlüğünün 29.03.2021 tarihli yazısında; bilirkişi raporunda belirtilen tüm alternatif güzergahlardan karayoluna bağlantı yapılmasının trafik güvenliği açısından Bölge Müdürlüğünce uygun görülmediği belirtilmiştir. O halde mahkemece yeniden keşif yapılarak başka alternatifler bulunup bulunmadığı araştırılarak Karayolları Genel Müdürlüğünden belirlenen alternatiflere ilişkin ilgili mevzuat ve gerekse can güvenliği açısından tehlike oluşturup, oluşturmadığı veya davacının katlanabileceği boyuttaki harcama ile varsa sakıncalarının giderilip giderilemeyeceği ve bunun için ne yapılması gerektiğine ilişkin görüşü sorulup sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

2. Kabule göre de; güncel tapu bilgileri üzerinden infaza uygun hüküm kurulması gerekirken taşınmazların mahalle değişiklikleri dikkate alınmadan güncel olmayan tapu bilgileri üzerinden hüküm tesisi de hatalıdır.

Bu sebeplerle hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR

Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,

Peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 20.06.2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.