Son Yazılar

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 2024/270 K: 2025/681

Zararın hangi yönteme göre belirleneceğine ilişkin TMK’nın 1007. maddesinde hüküm bulunmaması nedeniyle, Yargıtay'ın yerleşik içtihatları ile 2942 sayılı Kanun’un 11. maddesinde belirtilen yönteme göre değer tespit edilmesi gerektiği, buna göre de değerlendirme tarihi olan tapu iptali ve tescil davasında verilen…

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 2023/672 K: 2025/130

Davacı hisseleri devraldığı işlem sırasında, söz konusu taşınmazın hukuken özel mülkiyete konu olamayacak yerlerden olduğunu bilecek durumdadır. Devlet, yeni malike satın aldığı payın uyuşmazlık konusu ve mevcut kayıtların doğruluğunun an itibarıyla tartışmalı olduğunu, dolayısıyla söz konusu sicil kayıtlarını bu hâliyle…

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 2023/644 K: 2025/129

Kamuya açıklık prensibinin sonucu olarak, ilgili her kişi sicili incelemek imkânına sahip olduğu için, bu imkânı kullanan kişi sicildeki kaydı göreceğinden, imkânı kullanmayan kişi ise gerekli özeni sarf etmiş olmayacağından kimse sicilde var olan bir kaydı bilmediği hususunda iyiniyet iddia…

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 2023/637 K: 2025/165

Yargılama devam ederken devralan davacı tapuda devir işlemi sırasında, söz konusu taşınmazın bir bölümünün hukuken özel mülkiyete konu olamayacak yerlerden olduğunu bilecek durumdadır. Devlet, davacıya satın aldığı taşınmazın bir bölümünün uyuşmazlık konusu ve mevcut kaydın doğruluğunun an itibarıyla tartışmalı olduğunu,…

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 2023/16 K: 2025/36

Davacının yöre sakini olması karşısında 124.500 m2'lik yüzölçümü ile 1.124.500 m2'lik yüzölçümü farkını ayırt edebileceği açıktır. Somut olayda kadastro tespit sırasında taşınmazın yüzölçümü ve sınırlarında bir yanlışlık yapılmayıp sadece tapu sicilinde yüzölçümü bilgisinin yanlış yazıldığı anlaşılmakta olup, 2001 yılında taşınmazda…

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 2022/1124 K. 2024/146

Her ne kadar tapu işlemleri kadastro işlemlerinden başlayarak birbirini takip eden sıralı işlemler olduğundan ve tapu kütüğünün oluşumu aşamasındaki kadastro işlemleri ile tapu işlemleri bir bütün oluşturduğundan, bu kayıtlarda yapılan hatalardan dolayı 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi anlamında Devletin…

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 2020/136 K. 2020/895

Uygulamada bazı durumlarda üçüncü kişilerin tapu kütüğündeki yolsuzluğu bilmesi gerektiğinden yola çıkarak kötü niyetin kendiliğinden sabit olduğu ve TMK'nın 1023. maddesine dayanmak isteyenlerin iyi niyetli olduklarını ispat etmesi gerektiği kabul edilmiştir . Buna göre, taşınmazın süratle ve düşük bedelle bir…

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 2020/16 K. 2022/1720

Devlet memurlarınca tutulmasından ileri gelecek bütün zararlardan dolayı vatandaşlara karşı ferî değil, aslî bir sorumluluk yüklenmiştir. Devlet’in sorumluluğundan söz edebilmek için, tapu sicilinin tutulmasında sicil görevlisinin hukuka aykırı bir işleminin ve bununla zararlı sonuç arasında nedensellik bağının varlığı gerekmekle birlikte, eylemin…

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 2019/652 K: 2022/1486

Tapu sicilinin hatalı tutulması nedeniyle uğramış olduğu zararın tazmini amacıyla 1007. maddeye dayanarak açılan davada, talep edilen tazminatın miktarının dava tarihi itibariyle davacı tarafından belirlenebilir nitelikte olmadığı açık olup dava tarihinde itibariyle terkin edilen taşınmazın gerçek değeri ile bu terkin…

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 2018/343 K. 2021/1515

Dava dilekçesi ve Hazine tarafından sunulan dilekçelerin içeriğine göre, dava dilekçesinde davalı olarak Etimesgut Tapu Müdürlüğüne izafeten Hazine gösterilmiş ise de, Hazinenin davada vekil ile temsil edilmesi, sunulan dilekçelerin Hazine adına sunulduğunun belirtilmesi ve savunma hakkının kısıtlandığına dair bir itirazının…

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E: 2025/5278 K. 2026/959

Yapılan incelemede taşınmazın davacı tarafından açık artırma yoluyla satın alındığı ve taşınmaza ilişkin açık artırma şartnamesi ile dosyasında tapu kaydındaki orman şerhine ilişkin bilgiye yer verilmediği tespit edildiğinden, taşınmazın gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun’un 1007. maddesi gereğince davalı Hazineden tahsiline…

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 2009/383 K: 2009/517

Davaya konu somut olayda, yapılan kadastro işlemine süresi içinde Hazine adına itiraz etmekle yükümlü olan görevliler üzerlerine düşen görevlerini yapmamışlardır. Tapu işlemleri kadastro tespiti işlemlerinden başlayarak birbirini takip eden işlemler olduğundan ve tapu kütüğünün oluşumu aşamasındaki kadastro işlemleri ile tapu…

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E: 2002/958 K: 2002/6024

Tapu sicil müdürlüğü çalışanları tarafından davacıya taşınmazlarda pay satın aldığını gösteren, tapu senedi başlığını taşıyan, fotoğrafsız belgeler verildiği, ancak bu belgelerin dayanağı olan resmi akit senedinin idarede bulunmadığı anlaşılmaktadır. Akit senedi bulunmadığına ve devrin sicile kaydedilmemiş olmasına göre davacının taşınmaz…

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 1979/1086 K: 1979/1240

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 1979/1086 K: 1979/1240 T: 27.06.1979 MK.nun 917/1. maddesi hükmünce "Hazine Tapu Sicillerinin tutulmasından mütevellit bütün zararlardan mes'uldür". Devletin buradaki sorumluluğu kusursuz sorumluluk halidir. Bunun için ortada gerçekleşmiş bir zarar bulunmalı, bu zarar tapu sicilinin hukuka…

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 1943/251 K: 2020/895

1. Taraflar arasındaki “tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İstanbul Anadolu19. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen davanın kabulüne ilişkin karar davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına…

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E: 2004/12580 K: 2004/13477

Türk Medeni Kanununun 1007. maddesi hükmüne göre, "Tapu sicilinin tutulmasından doğan bütün zararlardan Devlet sorumludur." Öte yandan Devletin diğer bir deyişle hazinenin çalıştırdığı kişiler görevlerini ifa ederken işin gerektirdiği yeterli özeni göstermek zorundadırlar. Devletin gerek elamanını seçerken, gerek çalıştırırken aynı…

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 2007/422 K: 2007/536

Somut dava, tapuda sahte vekâletnameye dayalı satış nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Dava, hukuksal dayanağını kusursuz sorumluluktan almakta ve kusura değil tehlike prensibine dayanmaktadır. Tapu sicil müdürlüğü görevlilerinin kusurlu olup olmadığının araştırılmasına ya da kusurun varlığının ispatına gerek olmadığı…

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 1999/1-222 K: 1999/226 T: 21.4.1999

Medeni Kanun’un 917. maddesinden kaynaklanan davalarda uygulanacak zamanaşımı süresi tapu kaydının düzeltilmesi davasının reddine ilişkin kararın kesinleşme tarihinden başlar. Taraflar arasındaki “kayıt terkini” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; S. Asliye 2. Hukuk Mahkemesi’nce davanın reddine dair verilen 8.5.1997 gün ve…