Danıştay 6. Dairesi E: 1991/3280 K: 1992/4042 T: 9.11.1992
Tescil harici kalmış devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşınmazlar, düzenleme ortaklık payı olarak düşülemez. Devamını Oku
Tescil harici kalmış devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşınmazlar, düzenleme ortaklık payı olarak düşülemez. Devamını Oku
Mahkemece parselasyon planı ile belirlenen düzenleme sınırının tespitinin yerinde olup olmadığı hususunun incelenmesi gerekirken, konunun düzenleme ortaklık payı ve davacıya tahsis edilen parseller yönünden incelenmesinde isabet görülmediği Devamını Oku
Henüz parselasyona tabi tutulmadığı anlaşılan yerde yol artığı olduğu belirtilen taşınmazın 3194 sayılı yasanın 17. maddesine göre satışına karar verilmesinde isabet görülmediği Devamını Oku
Yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda bazı köylerin belediye mücavir alanı olarak belirlenmesinde mevzuata aykırılık bulunmadığının belirtilmesine karşın mahkemece işlemin yeni belediye kurulması halinde yeterli kaynağın sağlanması gerektiği bu nedenle bu köylerin belediye mücavir sahası olarak tespitinin yerinde olacağı gerekçesiyle iptaline karar verilmesinde isabet görülmediği Devamını Oku
İfraz konusunda belediye encümeni yetkili bulunduğundan, mahalli sulh hukuk mahkemesine belediyece ifraz isteminin reddi yolundaki verilen cevabın dava konusu olamayacağı Devamını Oku
Mücavir alan sınırlarının belirlenmesine ilişkin işlemler, idare mahkemesinin görev alanı kapsamındadır. Devamını Oku
Geçici inşaat ruhsatı verilmesine ilişkin işlemin kişisel menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılacak bir iptal davasının konusu olabilecek bir işlem olması nedeniyle TMMOB mimarlar odası samsun şube başkanlığının dava açmakta ehliyetli bulunmadığı Devamını Oku
3194 sayılı imar kanununun 42.maddesi gereğince fenni sorumlu adına verilen para cezasına ilişkin belediye encümeni kararının davacının işyeri veya ikametgahı olmayan inşaatta mal sahibine tebliğ edildiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle mahkemece, düzenlenen ödeme emrinin iptaline karar verilmesinde isabetsizlik görülmediği Devamını Oku
Yazılı emirle bozulan adli mahkeme kararının hukuki sonuçları ortadan kalkmadığından, para cezasının iptali yolundaki mahkeme kararı göz önünde bulundurularak düzenlenen ödeme emrinin iptaline karar verilmesinde isabetsizlik görülmediği Devamını Oku
Yazılı emirle kısmen bozularak para cezası miktarının indirilmesinin evvelce düzenlenen ödeme emrinin iptalini gerektirmediği Devamını Oku
Davacının paydaşı olduğu taşınmazların ıslah imar planı uygulamasına tabi tutulmasına ilişkin işlemin iptali yolundaki idare mahkemesi kararının; davalı idarece davacının 1997 m2 yerinin özel parselasyon planına göre yol olması ve uzun zamandır bu amaçla kullanılması nedeniyle 2981 sayılı kanununun 3290 sayılı kanunun değişik 10/b maddesi uyarınca resen tapudan terkin edildiği öne sürülmekte ise de, dava dosyasının incelenmesinden olayda sözü edilen yasanın 10/c maddesinin uygulandığı, (b) fıkrasının uygulanabilme koşullarının bulunmadığı anlaşıldığından düzenleme ortaklık payının tüm paydaşlardan aynı oranda alınması gerekirken davacının % 91,6 diğer paydaşlardan % 9 oranında alınmasında mevzuata uyarlık görülmediği gerekçesiyle onanması Devamını Oku
Taşınmazın imar planında vilayet tevsii alanından çıkarılması konusunda başvurunun cevap verilmemek suretiyle zımnen reddi yolundaki valilik işleminin davaya konu edilemeyeceği Devamını Oku
Aynı yönde evvelce yapılan imar planı değişikliği Danıştay’ca iptal edildiğinden, mahkemece bu husus gözetilmeksizin bu konuda eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporuna istinaden davanın reddine karar verilmesinde isabet görülmediği Devamını Oku
İmar planında yeşil alana tahsisli olan davacı taşınmazına karşılık parselasyon sonucu oluşan bir parselin 2/3’ünün verilmesinde mevzuata aykırılık bulunmadığı nedeniyle mahkemece, düzenlenen bilirkişi raporunda düzenleme öncesi imar planında yeşil alana tahsisli davacı parselinin daha değerli olduğunun belirtildiği gerekçe gösterilerek düzenleme işleminin iptaline karar verilmesinde isabet görülmediği Devamını Oku
İmar planına göre toplu taşıma yolu olan yer, parselasyon işlemi sonucu düzenlenen ortaklık payı ile oluşturulmalıdır. Düzenlemeye giren parsellerin alanları oranında pay verilerek yapılacak paylaştırma ile oluşturulamaz. Devamını Oku
Evvelce kamulaştırılarak mülkiyetlerinden çıkan taşınmazla ilgili imar planı değişikliğinin, belde sakini olarak beldenin ve beldede yaşayanların olumsuz etkileneceği yolunda bir iddia ileri sürmeyen davacıların bu… Devamını Oku
Tevhit (birleştirme) konusunda karar vermeye belediye encümeni yetkili bulunduğundan, davacı isteminin belediye başkanlığınca reddine dair işlemde yetki yönünden isabet bulunmadığı, nedeniyle mahkemece iptali yolunda karar isabetsizlik görülmediği Devamını Oku
Kamu yararı düşünülmeksizin mevcut fiili durumun vatandaş mağduriyeti gibi bir gerekçe ile alanlarının konut alanına dönüştürüldüğü, böylece imar planları hazırlanmasında göz önünde tutulması gereken bir yerleşme alanında yaşayacak nüfus ile bu nüfus yetecek konut, entegre yeşil alan, park, okul gibi donatı getirilmesi gerekliliğinin göz ardı edildiği Devamını Oku
Parselasyon işleminin davacılar parseli yönünden incelenmesi gerektiğinden, mahkemece davacı olmayan kişiye okul alanı tahsis edildiği gerekçesiyle işlemi iptal etmesinde isabet görülmediği Devamını Oku
Evvelce ifraz işlemine tabi tutulan taşınmazın yeniden parselasyon işlemine konu olması halinde önceden alınan düzenleme ortaklık payının bu defa ancak % 35’e tamamlanabileceği nedeniyle mahkemece yeniden tamamlayıcı düzenleme ortaklık payının parselin ifraz sonucu kalan kısmı üzerinden hesaplanmasında isabet görülmediği Devamını Oku
Mücavir alan sınırlarının belirlenmesine ilişkin işlemler, idare mahkemesinin görev alanı kapsamındadır. Devamını Oku
Telif hakkı © 2026 | MH Themes tarafından WordPress teması