Son Yazılar

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E: 2016/3857 K: 2016/4049 T: 4.4.2016

Tapuda kayıt düzeltilmesi ve tespit taleplerini, tapu maliki ile mirasçıları isteyebilir. Elbirliği mülkiyetinde, ortaklardan her hangi biri de tek başına tapuda murisin kimlik bilgileri ilgili olarak düzeltme isteyebilir. Ayrıca bu işlerin, bir başka dava nedeniyle verilen yetkiye dayanılarak açılması da…

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E: 2016/16038 K: 2016/10863 T: 5.12.2016

Talebin niteliği gereğince, yargılama harcı ve vekâlet ücreti maktu olarak belirlenmelidir.  Tapu müdürlüğü ilgili sıfatıyla yasal hasım olduğundan yargılama giderlerinden ve yargılama giderlerinden olan vekâlet ücretinden sorumlu tutulmamalıdır. Taraflar arasında görülen tapu kaydında düzeltim davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne…

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E: 2016/7798 K: 2016/6898

Akit tablosu, dayanak tapu kaydı, kadastro tutanağı gibi belgelerde var olan çelişkiler veya hatalı yazımlar nedeniyle, idarece tapu maliklerinin talepleri kabul edilmemektedir. Ancak, tapuda intikal işlemlerinin yaptırılabilmesi için "çoğun içinde az da vardır" kuralı gereğince bir tespit hükmü kurulması gerekeceği…

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E: 2014/14511 K: 2014/17225

Tapu Sicil Tüzüğü’nün 74. maddesinde ana veya yardımcı siciller üzerinde yapılmış hata veya eksiklikler ile aynı Tüzüğün 75. maddesinde tapu sicil bilgilerinin güncellenmesi ve eksikliklerin, ilgililerin başvuruları üzerine Tapu Müdürlüklerince düzeltilebileceği düzenlenmiştir. Davacı, işlem yapmak üzere Tapu Müdürlüğü’ne başvurduğuna, ancak…

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E: 2014/7807 K: 2015/7980

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 383. maddesine göre de, çekişmesiz yargı işlerinde görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece Sulh Hukuk Mahkemeleridir. Bu itibarla, çekişmesiz yargı işi olan tespit taleplerine Sulh Hukuk Mahkemelerince bakılması gerekir. Anılan Kanunun 114/1-c ve 115.…

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E: 2016/7798 K: 2016/6898

Akit tablosu, dayanak tapu kaydı, kadastro tutanağı gibi belgelerde var olan çelişkiler veya hatalı yazımlar nedeniyle, idarece tapu maliklerinin talepleri kabul edilmemektedir. Ancak, tapuda intikal işlemlerinin yaptırılabilmesi için "çoğun içinde az da vardır" kuralı gereğince bir tespit hükmü kurulması gerekeceği…

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E: 2015/1710 K: 2015/2269

İlgililerin tapu müdürlüklerine yaptıkları yazılı ya da sözlü düzeltim başvuruları üzerine, tapu müdürlüklerinin Tüzüğün 75. maddesinde belirtilen araştırma ve soruşturmayı yapmadan verdikleri soyut içerikli ret kararları da davayı mahkeme önünde dinlenebilir hale getirmez. Taraflar arasında görülen tapu kaydında düzeltim davası…

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E: 2015/15670 K: 2015/12907

Tapu Sicili Tüzüğünün yürürlüğe girdiği 17.8.2013 tarihinden itibaren, ilgililerin idareye müracaat etme ön şartını yerine getirmeden doğrudan mahkemede dava açmaları halinde, davayı açmakta haklı olduklarını söyleyebilme olanağı yoktur. Taraflar arasında görülen tapu kaydında düzeltim davası sonunda, yerel mahkemece davanın, usulden…

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E: 2017/5491 K: 2018/812 T: 7.2.2018

Tapu Sicili Tüzüğünün Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği 17.8.2013 tarihten itibaren, ilgililerin mahkemeye müracaat etmeden önce, ilk olarak tapu müdürlüklerine yukarda açıklanan prosedüre uygun şekilde başvurması kaçınılmaz olup, değinilen prosedür izlenmeden mahkeme önüne getirilen davanın dinlenebilme olanağı yoktur. DAVA: Taraflar…

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E: 2017/3479 K: 2017/4701 T: 27.9.2017

Kayıtların tutulmasında tapu müdürlükleri görevli ve sorumlu bulunduğundan, bu tür davalarda tapu müdürlükleri de ilgili sıfatıyla yer almalıdır. Hal böyle olunca, tapu müdürlüğüne tebligat yapılmalıdır. DAVA: Taraflar arasında görülen davada; Davacı, mahkemece verilen yetki belgesine dayalı olarak açtıkları davada, davaya…

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E: 2016/3857 K: 2016/4049

Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin adı, soyadı, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir…

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E: 2006/4662 K: 2006/5589 T: 11.5.2006

Taşınmazdaki cins değişikliği Kadastro veya Tapu Sicil Müdürlüklerince taşınmazın maliklerinin tamamı ya da bir veya bir kaçının başvurması üzerine maliklerden talep edilecek bazı belgelerin verilmesiyle yapılması zorunlu idari işler arasındadır. Başka bir anlatımla bu tür iş ve işlemlerin yerine getirilmesi…

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E: 2015/11069 K: 2015/11311

Tapu Sicili Tüzüğünün 72 ve 74. maddelerine göre tapu kütüğündeki kaydın değiştirilmesi ve kütük üzerindeki düzeltmelerin, bir başka ifade ile tapuda cins ve vasıf düzeltilmesi işlemlerinin tapu idaresince yapılacağı ve idari bir görev olduğu tartışmasızdır. Hâl böyle olunca, davanın görev…

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E: 2016/17583 K: 2018/9102 T: 16.4.2018

Tapu Sicili Tüzüğünün 72 ve 74. maddelerine göre tapu kütüğündeki kaydın değiştirilmesi ve kütük üzerindeki düzeltmelerin, bir başka ifade ile tapuda cins ve vasıf düzeltilmesi işlemlerinin tapu idaresince yapılacağı ve idari bir görev olduğu tartışmasız olup, davanın reddine karar verilmesi…

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E: 2004/1772 K: 2004/2156 T:03.03.2004

Hazine tarafından 2886 sayılı Kanunun 75. maddesine göre ecrimisil tespit edilmeksizin ecrimisil ihbarnamesi gönderme yolu tercih edilmeden doğrudan doğruya genel hükumlere gore genel mahkemelerde Hazine tarafından fuzuli şagile karsı dava açılabilir. Taraflar arasında görülen davada; davacı, kayden maliki bulunduğu imar…

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E: 2004/12036 K: 2004/12673 T:08.11.2004

İmar Kanununda belirtildiği üzere imar uygulamasıyla tecavüzlü duruma gelen yapılar bakımından muhtesat bedeli ödenmedikçe kaydı yeni edinen kişinin muhtesat sahibini imar parselinde men edemeyeceği gibi, ecrimisil istemesinin de olanaksız bulunduğu tartışmasızdır. Taraflar arasında görülen davada; davacı, tapulamada 1677 parselden 1550/8380 payı…

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E: 2004/274 K: 2004/2295 T: 4.3.2004

3621 sayılı Yasanın 6. maddesi hükmü gereği kıyı kenar çizgisi üzerinde devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yapılaşma olanağı olmayan mahal özelliğini taşıyan dava konusu taşınmazdan yararlanılabilmesi için; 2634 sayılı Turizmi Teşvik Yasası hükümlerinde açıklanan koşulların yerine getirilmesi gereklidir. Taraflar…

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E: 2005/1703 K: 2005/6037 T: 12.05.2005

Aktif dere yatakları, Türk Medeni Kanununun 715 (Eski 641 maddesi) ve 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 16/c maddeleri hükümleri gereği kamu malı niteliğinde, özel mülkiyete konu olamayacak ve tescile tabi olmayan yerlerdendir. Bu nitelikteki taşınmazlarda her ne surette olursa olsun sicil oluşturulması…

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E: 2005/3073 K: 2005/4524 T: 13.04.2005

Yapılan şuyulandırma işlemi zemine ilişkin ise, ze­minin üzerindeki yapılar bakımından imar parseli malik veya paydaşlarınca kaim bedeli ödenmeksizin yapı sahibi bu yerden men edilemez ve yapı da yıkılamaz. Taraflar arasında görülen davada; Davacı; kayden paydaşı bulunduğu 1850 ada 62 parsel…

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E: 2004/14677 K: 2005/468 T: 27.01.2005

Parselasyona karşı açılan iptal davasının kabul edilmiş, böylece imar parselleri hukuki dayanaktan yoksun hale gelmiştir. Bu durumda, yapılacak is, kadastral parsele dönülmek suretiyle davacı hakkının kendisine teslim edilmesinden ibarettir. Uygulama olanaksızlığının mahkeme kararının uygulamasına engel teşkil etmeyeceği de açıktır. Fiili…

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E: 2004/11184 K: 2004/14636 T: 28.12.2004

Davalılarca inşa edilen yapıların çekişmeli taşınmaza tecavüzlü oldukları ve bu tecavüzünde imar uygulaması sonucu meydana geldiği anlaşılmaktadır. Bu durumda çekişmenin, İmar Yasası'nın 18. maddesi göz önünde bulundurularak çözüme kavuşturulacağı kuskusuzdur. Bu durumda yıkımı istenen muhtesatın kaim bedellerinin mahkeme veznesine depo ettirilmesi…

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E: 2004/10353 K: 2004/13814 T: 14.12.2004

Tecavüzlü durumun imar uygulaması ile oluştuğu açıktır. Bu durumda, davacıların imar parselinden kaynaklanan mülkiyet haklarına üstünlük tanınmak suretiyle çekişmenin çözüme kavuşturulması zorunludur. Taraflar arasında görülen davada; davacılar, adlarına kayıtlı 4 parsel sayılı taşınmaza davalıların gecekondular yaparak elattıklarını ileri sürerek, el atmalarının önlenmesine, yapıların…

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E: 2004/11454 K: 2004/12516 T: 04.11.2004

İmar uygulaması iptal edilmiş ve kesinleşmiştir. Dairenin bozma ilamında belirtildiği üzere imar şuyulandırması, davacı yönünden dayanağını yitirmiştir. Yapılacak iş, kadastral parsele dönülmek suretiyle davacı hakkının kendisine teslim edilmesinden ibarettir. Sonradan oluşan fiili durum (cadde v.s. tesis açılması) mahkeme (idari yargı)…