Görsel Yok

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E: 2024/4003 K: 2024/4978

Ağustos 2, 2026 Suat Şimşek 0

Fen bilirkişi raporuna ekli krokiden anlaşıldığı üzere yola ulaşımı engelleyen su kanalı bulunduğu ancak fen bilirkişi raporunda yola bağlantı sağlayacak seçenekler belirtilirken bu hususun değerlendirilmediği, mahkemece de kanal üzerinden geçit kurulup kurulamayacağının ilgili kurumdan sorulmadığı görülmektedir. DSİ’ye ait kanal üzerinden bu şekilde geçit hakkı tesisi doğru değildir. Kaldı ki; taşınmazın kuzeyinde de kadastral yol bulunduğu halde bu yola bağlanabilecek seçenekler de araştırılmamıştır. Devamını Oku

Görsel Yok

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E: 2024/3780 K: 2024/4799

Ağustos 2, 2026 Suat Şimşek 0

Yararına geçit kurulacak taşınmazın tapuda kayıtlı niteliği ve kullanım amacı nazara alınarak özellikle tarım alanlarında, nihayet bir tarım aracının geçeceği genişlikte (emsaline göre 2,5-3 m.) geçit hakkı tesisine karar vermek gerekir. Bu genişliği aşan bir yol verilmesinin zorunlu olduğu hâllerde, gerekçesi kararda dayanakları ile birlikte gösterilmelidir. Devamını Oku

Görsel Yok

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E: 2024/3691 K: 2024/6017

Ağustos 2, 2026 Suat Şimşek 0

Bu tür davalar ülkemizde arazi düzenlenmesinin sağlıklı bir yapıya kavuşmamış olması ve her taşınmazın yol ihtiyacına cevap verilmemesi nedeniyle zorunlu olarak açılmaktadır. Geçit hakkı verilmesiyle genel yola bağlantısı olmayan veya yolu bulunsa bile bu yol ile ihtiyacı karşılanamayan taşınmazın genel yolla kesintisiz bağlantısı sağlanır. Uygulama ve doktrinde genellikle bunlardan ilkine “mutlak geçit ihtiyacı” veya “geçit yoksunluğu”, ikincisine de “nispi geçit ihtiyacı” ya da “geçit yetersizliği” denilmektedir. Devamını Oku

Görsel Yok

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E: 2024/3562 K: 2024/4559

Ağustos 2, 2026 Suat Şimşek 0

Uygun güzergâh saptanırken önemle üzerinde durulması gereken diğer bir yön ise aleyhine geçit kurulan taşınmaz veya taşınmazlar bölünerek kullanım şekli ve bütünlüğünün bozulmamasıdır. Şayet başka türlü geçit tesisi mümkün değilse bunun gerekçesi kararda açıkça gösterilmelidir. Devamını Oku

Görsel Yok

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E: 2024/3446 K: 2024/4861

Ağustos 2, 2026 Suat Şimşek 0

Davalı parsel malikleri lehine “akti yol” olarak belirlenen kısımdan hüküm kurulurken “kesintisizlik ilkesi” gereği yola ulaşabilmek için yolun devamındaki 268 parsel sayılı taşınmazdan geçen kısımdan da hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde kesintisizlik esası dikkate alınmaksızın 268 parsel sayılı taşınmaz aleyhine geçit kurulmadan hüküm verilmesinin yeniden bozmayı gerektirdiği, kabule göre de, dava konusu parsellerin 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 22/a maddesi uyarınca yenileme görmesi sonucunda oluşan yeni ada ve parsel numaraları belirtilmek suretiyle hüküm kurulması gerekirken sicil kaydı kapalı ada/parsel numaraları üzerinden hüküm kurulmasının doğru görülmediği Devamını Oku

Görsel Yok

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E: 2024/2782 K: 2024/4234

Ağustos 2, 2026 Suat Şimşek 0

Geçit ihtiyacının nedeni, taşınmazın niteliği ile bu ihtiyacın nasıl ve hangi araçlarla karşılanacağı davacının sübjektif arzularına göre değil, objektif esaslara uygun olarak belirlenmeli, taşınmaz mülkiyetinin sınırlandırılması konusunda genel bir ilke olan fedakarlığın denkleştirilmesi prensibi dikkatten kaçırılmamalıdır. Uygun güzergah saptanırken önemle üzerinde durulması gereken diğer bir yön ise, aleyhine geçit kurulan taşınmaz veya taşınmazlar bölünerek kullanım şekli ve bütünlüğünün bozulmamasıdır. Şayet başka türlü geçit tesisi mümkün değilse bunun gerekçesi kararda açıkça gösterilmelidir. Devamını Oku

Görsel Yok

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E: 2024/2497 K: 2024/3463

Ağustos 2, 2026 Suat Şimşek 0

Bu tür davalar ülkemizde arazi düzenlenmesinin sağlıklı bir yapıya kavuşmamış olması ve her taşınmazın yol ihtiyacına cevap verilmemesi nedeniyle zorunlu olarak açılmaktadır. Geçit hakkı verilmesiyle genel yola bağlantısı olmayan veya yolu bulunsa bile bu yol ile ihtiyacı karşılanamayan taşınmazın genel yolla kesintisiz bağlantısı sağlanır. Uygulama ve doktrinde genellikle bunlardan ilkine “mutlak geçit ihtiyacı” veya “geçit yoksunluğu”, ikincisine de “nispi geçit ihtiyacı” ya da “geçit yetersizliği” denilmektedir. Devamını Oku

Görsel Yok

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E: 2013/6902 K: 2013/8694

Temmuz 19, 2026 Suat Şimşek 0

6100 sayılı HMK’nun 297/2. maddesinde kararda iki tarafa yükletilen görev ve verilen hakların şüphe ve tereddütü gerektirmeyecek biçimde açık olarak yazılması öngörülmüştür. Hüküm fıkrasında mahkemenin neye karar verdiği açıkça yazılmalı, hüküm fıkrası çok açık ve infazı mümkün olmalıdır. Şarta bağlı ve terditli olarak hüküm kurulmamalıdır. Mahkemece, açıklanan madde hükmü göz ardı edilerek “geçit bedeli depo edilip karar kesinleştiği taktirde tapuya tesciline” şeklinde hüküm kurulması da doğru görülmemiştir. Devamını Oku

Görsel Yok

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E: 2006/5270 K: 2006/6486

Temmuz 19, 2026 Suat Şimşek 0

Yöresel halkın yararlandırılmasına sunulan meralardan geçit hakkı verilemez ise de, mahkemece, taşınmazların ana yola çıkışını gösterir şekilde krokisi getirtilip, mahallinde keşif yapılarak 103 parsel dışında uygun geçit alternatifleri araştırılıp, bilirkişiden Yargıtay denetimi yapabilmesi için gerekçeli taşınmazlar ile etrafını gösterir harita ve rapor alınmalı, en uygun geçit yeri saptanmalı, varılacak sonuca göre hüküm kurulmalıdır. Devamını Oku

Görsel Yok

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E: 2006/13204 K: 2006/14837

Temmuz 19, 2026 Suat Şimşek 0

Aleyhine geçit hakkı kurulan taşınmaz tapuda (…) Üniversitesi adına tarla niteliği ile kayıtlı olup (…) Üniversitesi Geliştirme Vakfı lehine 49 yıl süre ile intifa hakkı ile yükümlüdür. İntifa hakkının niteliği gereğince bu hakkın sahibi olan vakfın da davada yer alması gerektiğinin düşünülmemesi, taşınmazın Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunca birinci derecede sit alanı kabul edildiği yine arazinin tescilli orman alanı konumunda olduğu hususundaki davalı savunmalarının gözetilmemesi, davalı üniversiteye ait taşınmazların kullanımına ilişkin özel düzenlemeler bulunup bulunmadığı araştırılmaksızın 1903 parselden geçit hakkı tesis edilmesi doğru görülmemiştir. Devamını Oku

Görsel Yok

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E: 2007/1901 K: 2007/2841

Temmuz 19, 2026 Suat Şimşek 0

Elbirliği mülkiyetinde malikler mülkiyet payını ayırmadığından eşya üzerinde paydaş değil ortaktır. Yine bu tür mülkiyette işin özelliği gereği ortaklar arasında zorunlu dava arkadaşlığı vardır. Şayet davalı olacaklarsa davanın ortakların tümü aleyhine açılması gerekir. Medeni Kanunumuzda bir ortağın tek başına dava açabileceği, ne var ki açtığı bu davanın devam edebilmesi için öteki ortakların açılan davaya olur vermeleri, ya da davanın miras şirketine atanacak temsilci aracılığı ile sürdürülebileceği kural olarak benimsenmiştir ve dava ehliyetinin varlığı mahkemece resen araştırılması gereken hususlar arasındadır. Devamını Oku

Görsel Yok

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E: 2010/13678 K: 2011/73

Temmuz 19, 2026 Suat Şimşek 0

Türk Medeni Kanunu’nun 747. maddesi genel yola çıkmak için yeterli yolu bulunmayan taşınmaz sahibi ve malikine bu hakkı tanımıştır. Lehine geçit hakkı istenen 4196 sayılı parsel tapuda Hazine adına kayıtlı olup taşınmaz üzerindeki gecekondusu nedeniyle davacıya tapu tahsis belgesi verilmiştir. Ancak, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 04.12.1996 tarihli ve 1996/14-763-864 sayılı kararında da belirtildiği gibi, tapu tahsis belgesi bir mülkiyet belgesi olmayıp yalnızca fiili kullanmayı belirleyen ve ilgilisine kişisel hak sağlayan bir zilyetlik belgesidir. Davacı mülkiyet hakkı sahibi olmadığından geçit kurulması talebinde bulunamaz. Bu nedenle davacının dava açma sıfatı bulunmadığından davanın reddi gerekir. Devamını Oku

Görsel Yok

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E: 2014/11433 K: 2015/2308

Temmuz 19, 2026 Suat Şimşek 0

Dava, geçit hakkı kurulması isteğine ilişkindir. 6100 sayılı Kanunun2. maddesi gereğince, dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ve şahıs varlığına ilişkin davalarda aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemeleri görevlidir. Somut olaya gelince; dava, 6100 sayılı HMK’nın yürürlüğe girdiği 01.10.2011 tarihinden sonra 09.05.2013 tarihinde açıldığından asliye hukuk mahkemesi görevlidir. Mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenerek karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir. Devamını Oku

Görsel Yok

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E: 2008/9984 K: 2008/10854

Temmuz 19, 2026 Suat Şimşek 0

Mahkemece davacı taşınmazı sınırında bulunan yolun, davacının ihtiyacına cevap verip vermediği kot farkı nedeniyle yolun kullanılması mümkün olamıyorsa, onarılmak suretiyle geçide elverişli duruma gelip gelmeyeceği, yerinde keşif yapılarak incelenmeli, yukarıdaki ilkelerde gözetilerek sonuca gidilmelidir. Eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmediğinden karar bozulmalıdır. Devamını Oku

Görsel Yok

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E: 2010/817 K: 2010/1608

Temmuz 19, 2026 Suat Şimşek 0

Davacının evinin konumu nedeniyle parselinin arka kısmında bulunan diğer binalara (pansiyon) araç girişinin olanaklı olmaması geçit isteminin kabulünü gerektirmez. Yukarıda da açıklandığı üzere geçit ihtiyacının varlığından söz edilebilmesi için yararına geçit hakkı istenilen parselin yola cephesinin bulunmaması veya mevcut yolun yetersiz olması gereklidir. Somut olayda; mahkemece, dava konusu 36 sayılı parsel yararına, 39 sayılı parselden geçit hakkı kurulmasına karar verilmiştir. Ancak, dosyaya sunulan pafta örneği ve bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere 36 sayılı parselin doğusu yola cephelidir. Devamını Oku

Görsel Yok

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E: 2014/3016 K: 2014/7139

Temmuz 19, 2026 Suat Şimşek 0

Somut olayda, mahkemece davacının geçit yoksunluğu ve geçit yetersizliği sebebine dayalı olarak davalıların parselinden yol istemesi için haklı sebebi olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de dosya içerisindeki pafta örneğine göre davacı adına kayıtlı 22 parsel sayılı taşınmazın zeminde yol olarak kullanılan alana cephesi nokta şeklinde gözükmektedir. Bu nokta şeklindeki bağlantının yola giriş ve çıkışı sağlayacak genişlikte olmadığı açık olduğundan davacı adına kayıtlı taşınmaz nispi geçit ihtiyacı içinde bulunmaktadır. Devamını Oku

Görsel Yok

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E: 2012/6072 K: 2012/6763

Temmuz 19, 2026 Suat Şimşek 0

Geçit davalarında amaç, genel yolla bağlantısı bulunmayan taşınmaz parçalarının genel yola kesintisiz bağlantısını sağlamaktır. Davacı 2368, 2367 ve 2362 parsel sayılı taşınmaz maliklerini davalı göstermiş ise de 2678 parsel sayılı taşınmaz dava dışı kişi adına özel yol vasfıyla tescilli olup davacı tarafından kullanılması için bu taşınmaz üzerinde de davacı parseli lehine geçit tesisine ihtiyaç vardır. Bu nedenle 2678 parsel sayılı taşınmazın maliki harçlı dahili dava dilekçesi ile bu davaya dahil ettirilerek veya hakkında ayrıca dava açılarak bu davayla birleştirilmek suretiyle taraf teşkili sağlanmalıdır. Hükmün açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir. Devamını Oku

Görsel Yok

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E: 2013/3285 K: 2013/5219

Temmuz 19, 2026 Suat Şimşek 0

Bu tür davalarda, davacı ve davalı şahısların leh ve aleyhine değil, taşınmazların leh ve aleyhine geçit kurulması gerektiğinden davacının eşine ait başka taşınmazı da kullanmakta olduğu ve bu taşınmazdan ana yola geçit imkanının bulunduğu gerekçesi ile davanın reddi doğru değildir. Taşınmazın davacının eşi adına kayıtlı olması ise belirlenecek güzergahlarda komşuluk hukuku ilkeleri gereğince üçüncü şahısların taşınmazlarına göre bu taşınmazdan müstakilen veya kısmen geçit kurulması konusunda tercih nedeni olabilir. Devamını Oku

Görsel Yok

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E: 2014/67 K: 2014/4005

Temmuz 19, 2026 Suat Şimşek 0

Ancak aleyhine geçit hakkı kurulan taşınmazın kültür ve tabiat varlığı olduğu yönünde tapu kaydının beyanlar hanesinde belirtme bulunduğundan, bu durumun geçit kurulmasına engel oluşturup oluşturmayacağı Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulundan sorularak alınacak cevaba göre geçit kurulabilecek seçenekler üzerinde yeniden değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. Devamını Oku