Geçit hakkının tesisi veya terkini davalarında harç ve vekalet ücretinin irtifak bedeli üzerinden tayini gerekirken mahkemece aleyhine geçit kurulan taşınmaz değeri üzerinden harç ve vekalet ücreti belirlenmesi doğru görülmemiştir.
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 18.10.2002 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkının terkini istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın kabulüne dair verilen 14.7.2005 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davalılar Nusretullah, Gülhan, Bahri, Şakir ve Necmiye Ünal vekili tarafından istenilmekle tayin olunan 1.5.2007 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden bir kısım davalılar vekili Av.Cahit Acar geldi. Karşı taraftan davacılar ve vekili gelmediler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Dava, geçit hakkının terkini istemine ilişkindir. Davacılar 153 parsel sayılı taşınmazları üzerinden 154 parsel sayılı taşınmaz yararına tesis edilen geçit hakkının davalı taşınmazın genel yola bağlantısının sağlandığı gerekçesiyle terkinine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü bir kısım davalılar vekili temyiz etmiştir.
Gerçekten de davacılar taşınmazı üzerinden 30.1.1968 tarihinde geçit hakkı tesis edildiğinde davalılar taşınmazının genel yola bağlantısı yoktur. Geçit hakkı tesis edilirken de haritasında (B) harfi ile işaretli yol açılıncaya kadar muvakkat geçit hakkı tesis edildiği belirtilmiştir. (B) harfi ile işaretli olan yerin Nevzat Ayanbeyoğlu Sokağı olduğu ve bu yolun açıldığı anlaşılmıştır. Bu durumda davalı taşınmazın yol ihtiyacının kalmaması nedeniyle davanın kabulüne karar verilmesinde bir usulsüzlük yoktur. Ancak, geçit hakkının tesisi veya terkini davalarında harç ve vekalet ücretinin irtifak bedeli üzerinden tayini gerekirken mahkemece aleyhine geçit kurulan taşınmaz değeri üzerinden harç ve vekalet ücreti belirlenmesi doğru görülmemiştir. Bu husus HUMK.nun 438/VII. maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm fıkrası düzeltilerek kararın onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle yerel mahkeme kararının hüküm fıkrasının 3. bendinin hüküm fıkrasından çıkartılarak yerine “247,00 YTL nisbi harcın peşin alınan harçtan mahsubu ile fazla yatırılan harcın iadesine” cümlesinin eklenmesine, yine hüküm fıkrasının 5. bendinin hüküm fıkrasından çıkartılarak yerine “Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 550,00 YTL nisbi vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine” cümlesinin eklenmesine, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 500,00 YTL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde yatırana iadesine, 1.5.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.