• Yazılar
  • Favoriler
  • Yorumlar
15 Tem, 2026

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E: 2011/4252 K: 2011/8340

Dava konusu temliklerin gerçekleştirdiği tarihte murisin gözetmediği başkaca mirasçısı yoktur. Davacı ile bu temliklerden sonra evlenmiştir. Bir başka ifadeyle temlik tarihinde davacının mirasçılık sıfatı yoktur ve aynı tarihte temlikte bulunmadığı başka bir mirasçısının varlığı söz konusu olmadığına göre yapılan temlik…

15 Tem, 2026

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E: 2013/11738 K: 2013/12538

Davanın, tapudaki satışların muris muvazaası olduğu iddiası ile taşınmazların tapularının iptali ile tenkis talebine yönelik, yenilik doğurucu hüküm almayı gerektiren dava olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda, 3402 Sayılı Yasanın 25/3. maddesi gereğince mahkemenin yenilik doğurucu hüküm almayı gerektiren dava ile ilgili…

15 Tem, 2026

Yargıtay 1.  Hukuk Dairesi E: 1997/10570 K: 1997/11956

Muvazaalı işlem geçersiz olup hiçbir hüküm ve sonuç doğurmaz. Ayrıca belirli bir sürenin geçmesiyle veya tarafların olurları (rızaları) ile geçerli hale gelemez. Mahkemece kendiliğinden (resen) göz önünde tutulur. Bu itibarla muvazaa nedenine dayanılarak, her zaman dava açılabilir. Açılan dava sonunda…

15 Tem, 2026

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 2012/542 K: 2012/905

Üçüncü kişi konumundaki taşınmazı temlik alan davalının iyi niyetli olup olmadığının belirlenmesi yönünden tarafların bildirecekleri tanıkların dinlenmesi, davalının ekonomik durumunun araştırılması ve tüm kanıtlar değinilen ilkeler ile birlikte değerlendirme yapılması, sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Diğer taraftan, saklı pay sahibi…

15 Tem, 2026

Yargıtay 1.  Hukuk Dairesi E: 2007/13020 K: 2008/3383

Yenilik doğurucu davaların kadastro mahkemesinin görevine girmediği tartışmasızdır. Oysa muris muvazaası hukuksal nedeniyle açılan davalar mülkiyet hukuku ile ilgili olup, sonucu itibariyle verilen hükümler yenilik doğurucu değil, açıklayıcı nitelik taşırlar. O halde taşınmazın tutanağının düzenlenmesiyle 3402 sayılı Yasa'nın 25. maddesi…

14 Tem, 2026

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E: 2011/3137 K: 2011/8013

Mahkemece, çekişme konusu taşınmazın murisin öldüğünü bilen eşi vekil Hatice tarafından mal kaçırmak amacıyla düşük bedelle davalıya temlik edildiği, davalının iyi niyetli olmadığı, muris muvazaasının sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Türk Medeni Yasasının 28. maddesi uyarınca, ölümle şahsiyet…

14 Tem, 2026

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E: 2011/10433 K: 2012/2385

Çekişme konusu taşınmazların öncesinde tapusuz ve miras bırakana ait olduğu, onun tarafından bağışlanması sebebiyle kadastro tespitinin davalı adına yapılarak kesinleşmesi ile çap kaydının oluştuğu sabittir. Muris tarafından yapılan tasarruf, mülkiyeti davalıya geçiren işlemlerden ise de; böylesi bir durumda 1.4.1974 tarih…

14 Tem, 2026

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E: 2013/5279 K: 2013/8683

Dava dışı İbrahim'in miras bırakanın tek erkek çocuğu olduğu, eşi ve çocuklarıyla birlikte babası miras bırakanın yanında kaldığı, alım gücünün bulunmadığı, miras bırakanın satım ihtiyacının olmadığı dosya kapsamı ve tanık beyanlarından anlaşılmaktadır. O halde, ilk satış işleminin muvazaalı olduğu hususu…

14 Tem, 2026

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 2012/492 K: 2012/696

Somut olayda, çekişmeye konu taşınmazın miras bırakan tarafından davalılara 01.11.2004 tarihinde temlik edildiği, miras bırakanın temlik iradesinin gerçekleştiği tarih itibariyle davalı çocukları dışında başkaca mirasçısının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Kaldı ki, temlik tarihinde davacı miras bırakan ile aynı evde yaşayan, ücret karşılığı…

13 Tem, 2026

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E: 2011/4252 K: 2011/8340

Temlikleri gerçekleştirdiği tarihte mirasbırakanın gözetmediği başkaca mirasçısı yoktur. Bir başka ifadeyle temlik tarihinde davacının mirasçılık sıfatı yoktur ve aynı tarihte temlikte bulunmadığı başka bir mirasçısının varlığı söz konusu olmadığına göre yapılan temlik bakımından murisin iradesinin mal kaçırma amaçlı ve muris…

13 Tem, 2026

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E: 2013/3154 K: 2013/5147

He ne kadar, 6100 sayılı HMK'nın 12/3. maddesinde, taşınmazın aynına yönelik davaların birden fazla taşınmaza ilişkin olması halinde taşınmazlardan birinin bulunduğu yer mahkemesinde diğer taşınmazlarla birlikte dava açılabileceği öngörülmüş ise de; somut olay bakımından, taşınmazların bulunduğu yerlerde ayrı ayrı açılmış…

12 Tem, 2026

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 2001/958 K: 2001/1035

Vasiyetçi her ne kadar vasiyetnameden, vasiyetname ile bağdaşmayan bir hukuki tasarrufla rücu edebilirse de o tasarrufun hukuki sonuç doğurabilmesi daha açık bir anlatımla vasiyetnameyi ortadan kaldırabilmesi için sonradan yaptığı hukuki tasarrufun geçerli olması gerekir. Öyleyse lehine muayyen mal vasiyetinde bulunulan…

12 Tem, 2026

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E: 2012/8995 K: 2012/14620

Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tüm mirasçılar adına tescil isteğine ilişkindir. Somut olayda, elbirliği (iştirak) halinde mülkiyet söz konusu olup, dava dışı ortaklar bulunmaktadır. Hal böyle olunca, davaya katılmayan ortakların olurlarının alınması ya da miras şirketine…

12 Tem, 2026

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E: 2015/10739 K: 2015/13279

Davacının davada aktif dava ehliyetinin bulunup bulunmadığının tespitinin davanın neticesine etkili olduğu gözetilerek, yukarıda belirtilen gerekçelerle hasımlı açılacak davada davacının mirasçı olarak gösterildiği mirasçılık belgesinin, vasiyet yolu ile mirasçılıktan çıkartıldığı da öne sürülmek suretiyle iptali ve yeni mirasçılık durumunu belirleyen…

12 Tem, 2026

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E: 2012/14532 K: 2013/13205

Muris muvazaası hukuksal nedenine dayanılarak dava açılmışsa da, dava tarihinde miras bırakanın sağ olduğu anlaşılmaktadır. Mirasbırakanın dava devam ederken ölmesi de başlangıçta bulunmayan dava şartını geçerli hale getirmez. O halde, dava tarihi ve miras bırakanın ölüm tarihi gözetildiğinde bu bakımdan…

12 Tem, 2026

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E: 2013/21279 K: 2014/3467

Muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı olarak eldeki davanın açıldığı, dava tarihi itibari ile temliki yapan murisin sağ olduğu, bu durumda muris muvazaası iddiasının dinlenemeyeceği, dava dilekçesinde ehliyetsizlik hukuksal nedenine de dayanılmadığı anlaşıldığına göre davacıların temyiz itirazı yerinde değildir. Taraflar arasında…

12 Tem, 2026

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E: 2009/3989 K: 2009/7600

Miras bırakanının yapmış olduğu temlikin, davacı mirasçının payı oranında iptal edilmesi gerekir. Kendi murisine ait mirası reddeden kişilerin muris muvazaasına dayalı olarak açtıkları davanın dinlenilmesine yasal olanak bulunmamaktadır. Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, miras bırakanları Rafet'in emekli ikramiyesi ile bedelinin…

12 Tem, 2026

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E: 2010/1445 K: 2010/3898

Bir önceki miras bırakanın (kök miras bırakanının) yaptığı muvazaalı temlik hakkında mirasçılardan biri (ara miras bırakan) dava açmasa bile, ölümü ile onun mirasçılarının dava açma hakları mevcuttur. İcazetle veya belirli bir süre geçtiği halde dava açılmaması ile muvazaalı sözleşme geçerli…

12 Tem, 2026

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 2017/1263 K: 2019/603

Mirasbırakanın, davalının eşine sağladığı bakım ve desteğin yarattığı minnet duygusu yanında ileride kendisine de bakacağı düşüncesi ve güveniyle hareket ettiği anlaşılmaktadır. Nitekim murisin ölmeden önce kendisine bakması için dava konusu taşınmazı davalıya sattığı bir kısım davacı tanıkları tarafından da dile…

12 Tem, 2026

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E: 2015/10511 K: 2018/10064

Tapuda kayıtlı olmayan taşınmazlar, taşınır mal niteliğindedir. Tapusuz taşınmazlarda zilyetlikten ibaret olan hakkın devri suretiyle yapılan elden bağışlama sözleşmeleri hiçbir şekilde biçim koşuluna bağlı değildir. Bu nedenle gizlenerek yapılan bağış niteliğindeki tasarruflar geçerlidir. Bu tür durumlarda 01.04.1974 tarih 1/2 sayılı…

12 Tem, 2026

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E: 2019/3547 K: 2020/4435

Bilindiği üzere, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil davalarında dava değerinin, çekişme konusu taşınmazın tümünün değeri üzerinden davayı açan mirasçıların paylarına isabet eden toplam değer olduğu kuşkusuzdur. Bu durumda, taşınmazın mahkemece belirlenen değerinden davacıların miras payına karşılık…

Listelenecek herhangi bir yazı bulunamadı.
Listelenecek herhangi bir yorum bulunamadı.